geçmemi ile cümle
geçmemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom, seninle irtibata geçmemi rica etti.Том попросил меня связаться с тобой.
Sel, nehri geçmemi engelledi.Паводок помешал мне пересечь реку.
Futbol dönemi pek parlak geçmemiştir.Футбольный турнир складывался непросто.
Dolayısıyla henüz tarıma geçmemiş bir topluluk olarak görülmektedir.Ныне является незарегистрированной общиной.
Bununla beraber bu kitap henüz ele geçmemiştir.Можно сказать, и поныне эта книга не устарела.
Ancak görünüşe göre krallık bu oğullardan birine geçmemiştir.Формально он не передал своё царствование ни одному из сыновей.
Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.Он никогда не был женат и слыл ярым женоненавистником.
Askerler 25 yaşını geçmemiş, yiğit, asil, ve temiz ailelerden seçilir; bunlara önce usul ve erkan öğretilirdi.Вам нужны голодные, творческие и неопытные люди в возрасте от двадцати, чтобы сделать это, и у нас они есть.
Kuşşara'nın, yeri konusunda net bir kanıt henüz ele geçmemiştir ve farklı görüşler ileri sürülmektedir.لا يوجد بلد له السيطرة على المنطقة، وهناك خلافات مستمرة.
Kazılarda başkaca idol ele geçmemiştir.وبهذه الطريقة، وقع المرتزقة الأيبيريون في الفخ.
Şu ana kadar ön çalışmaları yapılan plan, henüz uygulamaya geçmemiştir.وضع خط زمني لأعماله يعد مستحيلاً الآن.
Burada daha önceki çağlara ait bulgular ele geçmemiştir.حيث لم يكن لديهم خيار آخر للاعتبارات الواردة آنفاً.
İlk anlar hareket için pek iyi geçmemişti.Os primeiros sinais não eram bons para o movimento.
Yazı diline geçmemiştir.De taal bleef lang ongeschreven.
Gezi, James’ın umduğu gibi geçmemişti, yaptığı işler onu heyecanlandırmıyordu.Mattia heeft niets te vrezen, James kent hem namelijk niet.
Böyle bir şey hiç başımdan geçmemişti!Zoiets heb ik nog nooit meegemaakt!
İkinci sezonun diğer bölümlerinde yoktur ve adı da hiç geçmemiştir.W książce wspomniany jest tylko kilka razy, nigdy nie pada również jego imię.
Ancak bu çalışmaların günümüze kadar hiçbir parçası ele geçmemiştir.Zabawa ta nie przetrwała do dzisiaj w żadnej formie.
Birincil enerji, herhangi bir enerji dönüşümünden henüz geçmemiş enerjidir.Nieodnawialne źródła energii to wszelkie źródła energii, które nie odnawiają się w krótkim okresie.
Ve aynı şekilde B'den A'ya geçmemiz gerekmektedir.Так само можна зустріти перехід в .
Bu evrede bezemeli çanak çömlek buluntusu ele geçmemiştir.Toto střetnutí Hrdlička neabsolvoval.
Bu öyküde Baker'ın adı geçmemiştir.De aceea, numele lui Becker nu se mai află pe lucrarea respectivă.
Ve aynı şekilde B'den A'ya geçmemiz gerekmektedir.Începând din a, sunt necesari b pași pentru a ajunge în c.
STRATFOR analizlerine göre toplanan protestocuların gerçek sayısı hiçbir zaman 300.000'i geçmemiştir.Efectivele domnului valah nu depășeau, după estimările cele mai generoase, 30.000 de oșteni.
Ancak yerel tanrılara tapınmanın yerine yabancı tanrılara tapınma geçmemiştir.Ne legyenek néked idegen isteneid én előttem.
Yerel savunma binaları onarımdan geçmemişti.Suojarakennukset eivät kestäneet onnettomuutta.
Her iki uçak test edilmiş olup üretime geçmemiştir.Flyet blev testet, men ikke sat i produktion.
Sağlık ocağı ve sağlık evi inşaatı yapılmış ancak faaliyete geçmemiştir.Da hadde selve bygningen blitt restaurert, men ikke apoteket.
Bu öyküde Baker'ın adı geçmemiştir.Namun, Baker tidak mau mengambil nama ini.
Ancak görünüşe göre krallık bu oğullardan birine geçmemiştir.Ia pastinya tidak pernah berperilaku lebih dari putra seorang raja.
Alexander von Humboldt'un çocukluğu ne sağlık ne de zekâ açısından pek ümit verici geçmemiştir.Khi còn nhỏ, Alexander von Humboldt không phải là đứa trẻ đặc biệt thông minh hoặc khỏe mạnh.
Serhas, dört gün boyunca saldırıya geçmemiş, beşinci gün Geçit'e taarruz etmiştir.她苦求四日,在第五天逝世。
İlk anlar hareket için pek iyi geçmemişti.커피에 대한 처음 반응은 그다지 좋지 않았다.
Dokuzuncu sırada çıkması gereken Teela, yarışma sahasında kimseyi geçmemişti.테니스는 19세기말에도 잘 알려진 운동이긴 했지만 이번 대회에는 어떤 정상급 선수도 참가하지 않았다.
Yerel savunma binaları onarımdan geçmemişti.ניסיונות חילוץ יבשתי לא צלחו.
Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.בהמשך חייו לא התחתן ולא היה בקשר רומנטי עם אשה.
Disiplin ve yargılama, her ne kadar icraata geçmemişse de konunun ana mesajıdır.כל הוראתו, מוזרה ככל שתהיה, הפכה מיד לחוק.
Ancak bu çalışmaların günümüze kadar hiçbir parçası ele geçmemiştir.עם זאת, חשש זה לא התממש עד היום בנושאים דומים.
Şehir yedi yüzyıl önceki bir Galyalı istilasından beri yabancı bir gücün kontrolüne geçmemişti.Градът не е попадал в чужди ръце откакто галите извършват едно нападение преди около седем столетия.
Dizide ise soyadının bahsi geçmemiştir.Не пророкувахме ли в Твое име?
Futbol dönemi pek parlak geçmemiştir.Футболната му кариера не преминава особено бляскаво.
Mesnevî tarzında kaleme alınan bu eser henüz ele geçmemiştir.Разискваният тук исторически въпрос трябва да се приеме за все още неразрешен.
Yazı diline geçmemiştir.Езикът е безписмен.
Yazı diline geçmemiştir.Ostao sam bez teksta...
Ancak bütün bu maden buluntular bakır ve tunçtur, altın ve gümüş buluntu ele geçmemiştir.Rudnika nisu imali, a zlato su sakupljali po rijekama i izrađivali od njega naušnice i nosne ukrase.
Bununla birlikte bu dönemlere ait herhangi bir buluntu ele geçmemiştir.V tom veku však necvičil s činkami, čo sa prejavilo.
Şehir yedi yüzyıl önceki bir Galyalı istilasından beri yabancı bir gücün kontrolüne geçmemişti.Mesta ni do tedaj osvojila nobena tuja vojska od invazije Galcev pred kakšnimi osmimi stoletji.
Gezi, James’ın umduğu gibi geçmemişti, yaptığı işler onu heyecanlandırmıyordu.Toda Jess ne verjame da so se odselili, temveč da se jim je zgodilo nekaj groznega.
Kuşşara'nın, yeri konusunda net bir kanıt henüz ele geçmemiştir ve farklı görüşler ileri sürülmektedir.Natančen namen hriba ni znan, čeprav so znana različna mnenja.
Henüz faaliyete geçmemiştir.Dar nepalaikė transakcijų.
İkinci sezonun diğer bölümlerinde yoktur ve adı da hiç geçmemiştir.Yra žaidę kelis sezonus antroje pakopoje, bet joje neįsitvirtino.
Formal bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen kazandığı paralarla kitaplar alıp kendini eğitmeye çalışmıştır.Kuigi ta enam formaalset haridust ei saanud, ostis ta teenitud raha eest õpikuid ning õppis iseseisvalt.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Hiç evlenmemiş ve bir aşk söylentisinde adı geçmemiştir.On inimesi, kes poleks kunagi olnud armunud, kui nad poleks kuulnud kõneldavat armastusest.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Az ipari modellről át kell térni az organikus modellre, melyben minden iskola virágozhat holnaptól.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.그리고, 산업모델로부터 농업모델로 탈바꿈하여야 합니다. 그러면, 학교가 저마다 미래에 번영할 수 있게 될 것입니다.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Ma dobbiamo passare dal modello industriale ad un modello agreste, così che ogni scuola possa fiorire domani.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Mais nous devons passer du modèle industriel à un modèle agricole, où chaque école peut fleurir demain.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Musimy zmienić model z industrialnego na bardziej rolniczy, gdzie szkoły zaczną kwitnąć.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Але ми повинні відійти від індустріальної моделі до аграрної, де кожна школа зможе завтра розквітнути.
İlgili Sayfalar