geçiyorlar ile cümle
geçiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Neden dalga geçiyorlardı?背が低いからでしょうか?
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Au petrecut o mulţime de timp împreună în ultima vreme.
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Họ đã chi tiêu một rất nhiều thời gian với nhau.
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Neverjetno veliko časa preživita skupaj.
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Pasan muchísimo tiempo juntos.
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Tráví spolu tak moc èasu.
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Zij hebben een tijd samen uitgehangen.
Onlar birçok zamanılarını birlikte geçiyorlar.Περνούν πολύ ώρα μαζί.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.그들은 2~3주 정도 혹독한 커리큘럼의 교육과 훈련을 받습니다.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Affrontano un training di due o tre settimane basato rigorosamente sul curriculum.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Die Frauen absolvieren zwei bis drei Wochen eine strenge, lehrplanbasierte Ausbildung.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Elles reçoivent deux à trois semaines d'éducation et de formation rigoureuses.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Họ theo hết hai đến ba tuần khóa học, khóa huấn luyện dựa trên chương trình giảng dạy nghiêm khắc.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Pasan de dos a tres semanas de entrenamiento riguroso basado en un plan de estudios.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Passam por duas a três semanas de treino e educação rigorosos, com base curricular.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Przechodzą przez dwu-trzytygodniowe szkolenie oparte na specjalnym programie.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Trec prin două-trei săptămâni de educaţie riguroasă, curriculară, training.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Ze volgen twee tot drie weken een intensieve opleiding.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Они проходят через интенсивную двух- или трёхнедельную программу обучения.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.Те преминават през две- или триседмично строго планирано обучение, тренинг.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.הן עוברות שבועיים עד שלושה שבועות של הדרכה המבוססת על תוכנית לימודים קפדנית.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.هن يمرون بأسبوعين إلى ثلاثة أسابيع من التدريب و التعليم المنهجي الصارم.
Onlar, iki üç hafta sıkı müfredata... ...bağlı eğitimden geçiyorlar.知識とトレーニングを積んでおり 医師と看護士も共に訓練を受けています
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.A jdouce odtud, šli skrze Galilei, a nechtěl, aby kdo o tom věděl.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.A stamtąd wyszedłszy, szli z sobą przez Galileję; ale nie chciał, aby kto o tem wiedział.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Au plecat de acolo, şi au trecut prin Galilea. Isus nu voia să ştie nimeni că trece.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Depois, tendo partido dali, passavam pela Galiléia, e ele não queria que ninguém o soubesse;
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Ðoạn , đi khỏi đó , trải qua xứ Ga-li-lê , Ðức_Chúa_Jêsus không muốn cho ai biết .
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Ðoạn, đi khỏi đó, trải qua xứ Ga-li-lê, Ðức Chúa Jêsus không muốn cho ai biết.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.És onnét kimenvén, Galileán mennek vala át; és nem akará, hogy valaki megtudja.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Habiendo salido de allí, caminaban por Galilea. Él no quería que nadie lo supiese
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Ils partirent de là, et traversèrent la Galilée. Jésus ne voulait pas qu`on le sût.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.In ko so se odpravili odtod, so šli skozi Galilejo, in ni hotel, da bi kdo zvedel.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Ja he lähtivät sieltä ja kulkivat Galilean läpi; ja hän ei tahtonut, että kukaan saisi sitä tietää.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.그곳을 떠나 갈릴리 가운데로 지날쌔 예수께서 아무에게도 알리고자 아니하시니
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Och de gingo därifrån och vandrade genom Galileen; men han ville icke att någon skulle få veta det.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Og da de gikk derfra, drog de gjennem Galilea, og han vilde ikke at nogen skulde få vite om det;
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Og da de gik ud derfra, vandrede de igennem Galilæa; og han vilde ikke, at nogen skulde vide det.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Partiti di là, attraversavano la Galilea, ma egli non voleva che alcuno lo sapesse
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Potom vyšli ztadiaľ a išli pomimo cez Galileu, a nechcel, aby to niekto zvedel,
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Und sie gingen von da hinweg und wandelten durch Galiläa; und er wollte nicht, daß es jemand wissen sollte.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Vandaar reisden zij Galilea door langs allerlei binnenwegen om onopgemerkt te blijven.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Και εξελθοντες εκειθεν διεβαινον δια της Γαλιλαιας, και δεν ηθελε να μαθη τουτο ουδεις.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.Выйдя оттуда, проходили через Галилею; и Он не хотел, чтобы кто узнал.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.И като излязоха оттам, минаваха през Галилея; и Той искаше никой да не узнае това.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.І, вийшовши звідтіля, переходили через Галилею, і не хотів, щоб хто знав.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.ויצאו משם ויעברו בגליל ולא אבה להודע לאיש׃
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.وخرجوا من هناك واجتازوا الجليل ولم يرد ان يعلم احد.
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.他 們 離 開 那 地 方 、 經 過 加 利 利 . 耶 穌 不 願 意 人 知 道
Oradan ayrılmış, Celile bölgesinden geçiyorlardı. İsa hiç kimsenin bunu bilmesini istemiyordu.他 們離開 那 地方 、 經過 加利利 . 耶穌不願意 人 知道
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Celowo przechodzą przez okresy życia. Na początku są jak małe dzieci.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Ei trec prin toate stadiile vieții. Când îi primești sunt doar bebeluși.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Éstos -- a propósito -- pasan por diferentes etapas de la vida. Cuando los compras, son bebés.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.이것들은 삶의 단계를 거칩니다. 제가 의도했던 것이죠. 그래서 처음에는 아기인 셈이죠.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Questo -- attraversano diverse fasi di vita. Quando li acquistate sono bebè.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Sie durchlaufen Lebensphasen. Am Anfang sind sie noch Jungtiere.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Моя цель — они должны проходить через стадии жизни. Когда они у вас появляются, они дети.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.Това -- аз нарочно -- те преминават през фази на живота. Затова, когато за пръв път ги вземете, те са бебета.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.זה -- אני בכוונה -- הם עוברים דרך שלבים בחיים. אז כשאתם מקבלים אותם, הם תינוקות.
Özellikle tasarladım ki, yaşam evrelerinden geçiyorlar. ilk aldığınızda birer bebekler.و بالقصد نجعلهم يمرون بمراحل الحياة ففي البداية عندما تشتريه, إنه طفل رضيع