geçiyor ile cümle
geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Geçiyorsa... hayır, buna eminim. O zaman ben...Αν ναι, που είμαι σίγουρος, τότε...
Geçiyorsa... hayır, buna eminim. O zaman ben...А если идет - я в этом уверен - то я собираюсь...
Geçiyorsa... hayır, buna eminim.Se davvero ci fosse, allora...
Geçiyorsa... hayır, buna eminim.Se varmaankin kulkee.
Geçiyorsa... hayır, buna eminim.Si es así... No, seguro que sí.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.De fapt, imediat când cineva îi dă drumul, eu merg în cealaltă cameră şi citesc.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.De hecho, tan pronto como alguien la prende, me voy a otra habitación a leer.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.En fait, à chaque fois que quelqu'un l'allume, je vais lire dans l'autre pièce.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Faktum är, att så fort någon sätter på den, går jag in i ett annat rum och läser.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.In realtà, non appena qualcuno l'accende, Vado in un altra stanza e leggo.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Jakmile jí někdo zapne, jdu do jiného pokoje a čtu si.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Kiedy tylko ktoś ją włącza, natychmiast idę do innego pokoju czytać.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Mal alguém a liga, eu vou para outra sala e leio.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Sebenarnya, segera setelah seseorang menyalakannya, saya pergi ke ruangan lain dan membaca.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Tatsächlich, sobald jemand es anmacht, gehe ich in einen anderen Raum und lese.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Thực tế, ngay khi có ai đó mở tivi, tôi đi sang phóng khác đọc sách.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.실제로, 누군가 TV를 켜자마자, 저는 다른 방으로 가서 책을 읽죠.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Valahányszor valaki bekapcsolja, átmegyek a másik szobába, és olvasok.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Want als iemand de tv aanzet, dan ga ik in de kamer ernaast zitten lezen.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Μόλις κάποιος την ανοίγει, πάω σε άλλο δωμάτιο και διαβάζω.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Всъщност, веднага щом някой я пусне, аз отивам в другата стая да чета.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Если кто-то при мне включает телевизор, Я ухожу в другую комнату почитать.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.Як тільки хтось включає телевізор, я йду до іншої кімнати і читаю.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.למען האמת, ברגע שמישהו מדליק אותה, אני עובר לחדר השני וקורא.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.في الواقع ، حالما يقوم أحداً بتشغيله، أذهب إلى الغرفة الأخرى وأقرأ.
Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum.すぐ他の部屋に行って読書をしますから (・・・微妙?)
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Estão mesmo a aproximar-se, e em muitos dos casos a ultrapassar, as capacidades da mente humana.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Igazán megközelítik és számos esetben felülmúlják az emberi agy képességét.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Ils approchent vraiment, et dans de nombreux cas dépassent, la capacité de l'esprit humain.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.컴퓨터는 인류의 지적 능력에 점점 더 근접하고 있으며, 대부분의 경우는 그걸 넘어서고 있습니다.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Naprawdę zbliżają się, w wielu przypadkach je przekraczając, do możliwości ludzkiego umysłu.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Oni res dohajajo, v mnogih primerih presegajo, sposobnost človeškega uma.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Se apropie, în multe cazuri depășesc, capacitatea minții umane.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Se están acercando y en muchos casos están sobrepasando la capacidad de la mente humana.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Sie sind tatsächlich sehr nah an den Fähigkeiten des menschlichen Gehirns und in manchen Fällen sogar weiter.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Stanno veramente raggiungendo, e in alcuni casi sorpassando, le capacità della mente umana.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Ze naderen echt, in veel gevallen overtreffen ze zelfs, het vermogen van de menselijke geest.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Πραγματικά πλησιάζουν, και πολλές φορές ξεπερνούν την ικανότητα του ανθρώπινου νου.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Компьютеры действительно догоняют, а во многих случаях и превосходят способности человеческого разума.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.Те наистина са се доближили, а в някои случаи надминали, възможностите на човешкият ум.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.הם באמת מתקרבים, ובמקרים רבים אף עוברים, את היכולת של המוח האנושי.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.ذات مقاربات فعلية، و في أحيان كثيرة تتجاوز قدرات الإنسان العقلية.
Gerçekten, çoğu durumda insan beyninin yeteneklerine yaklaşıyor, hatta bazı durumlarda onu geçiyorlar.多くの領域で既に超えています その処理速度を最も活かせると思うのは
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.A maradék idő azzal telik, hogy "ne könyökölj az asztalra", "add ide a ketchupot".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.De rest wordt in beslag genomen door: "je ellebogen van tafel" en "geef de ketchup door".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Der Rest wird mit "Nimm die Ellenbogen vom Tisch" und "Reich mir mal das Ketchup" verbraucht.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.El resto es, "no subas los codos a la mesa" y "pásame la salsa de tomate".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Il resto viene passato tra un "togli i gomiti dal tavolo" e un "passami il ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.나머지는 "팔꿈치를 식탁에서 떼거라", 혹은 "케쳡 좀 건내줄래" 같은 대화로 채워지죠.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Le reste est pris par les " ne mets pas les coudes sur la table " et "passe le ketchup ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Phần còn lại là: "Bỏ khủyu tay khỏi bàn đi con!", "Đưa chai tương cà cho bố!"
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Resztę czasu zajmują "zdejm łokcie ze stołu" i "podaj mi ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Sisanya diisi oleh "itu sikutnya jangan ditaro di atas meja" dan "tolong oper sausnya."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Το υπόλοιπο αναλώνεται σε φράσεις όπως: "πάρε τους αγκώνες απ'το τραπέζι" και "πιάσε μου το κέτσαπ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Остальное время уходит на "убери локти со стола" и "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Останалата част е "Свали си лактите от масата" и "подай кетчупа."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Решта часу - це "зніми лікті зі столу" та "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.יתר הזמן נגזל ב"תוריד מרפקים מהשולחן" ו"תעבירי את הקטשופ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.كل الوقت الباقي عبارة عن ملاحظات... "إتزع مرفقيك عن الطاولة" أو "مرّر الصلصة".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.その10分を 1日のどこかに移せば 同様の効果を得られます