geçiyor ile cümle

geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.De acolo trecea la răsărit prin Ghita-Hefer, prin Ita-Caţin, mergea la Rimon, şi se întorcea pînă la Nea.
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.De allí seguía hacia el este, a Gat-jefer e Ita-cazín, continuaba hacia Rimón y rodeaba Nea
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.Innen pedig átmegy kelet felé Gittha-Héfernek és Ittha-Kaczinnak, és tova megy Rimmonnak, kerülvén Néa felé:
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.in odtod dalje vzhodno proti vzhodu do Gat-heferja, do Etkazina, in prišla do Rimona, ki se razteza do Nea;
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.또 거기서부터 동편으로 가드 헤벨을 지나 엣 가신에 이르고 네아까지 연한 림몬으로 나아가서
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.Odtud přechází zase k východu, do Gethefer a do Itakasin, odkudž vychází do Remmon, a točí se k Nea.
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.Potem stamtąd bieży na wschód słońca do Gethefer i do Itakasyn, a wychodzi w Rymmon, i kołem idzie do Nehy.
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.từ đó nó chạy về hướng đông đến Gát-Hê-phe , và Ết - Cát-sin , mở dài thêm về lối Nê - a , mà đến Rim-môn .
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.từ đó nó chạy về hướng đông đến Gát-Hê-phe, và Ết-Cát-sin, mở dài thêm về lối Nê-a, mà đến Rim-môn.
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.und von da geht sie gegen Aufgang durch Gath-Hepher, Eth-Kazin und kommt hinaus gen Rimmon, Mithoar und Nea
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.Verder naar het oosten raakte de grenslijn Gath-Hefer, Eth-Kazin en Rimmon en draaide in de richting van Nea.
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.και εκειθεν εξετεινετο προς ανατολας εις Γιθθα-εφερ, εις Ιττα-κασιν, και εξηρχετο εις Ρεμμων-μεθωαρ προς Νεα
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.и от там минаваше към изток в Гетефер, в Ита-касин, и излизаше в Римон-метоар към Нуя;
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.отсюда проходит к востоку в Геф-Хефер, в Итту-Кацин, и идет кРиммону, Мифоару и Нее;
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.ומשם עבר קדמה מזרחה גתה חפר עתה קצין ויצא רמון המתאר הנעה׃
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.ومن هناك عبر شرقا نحو الشروق الى جتّ حافر الى عتّ قاصين وخرج الى رمّون وامتد الى نيعة.
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.從 那 裡 往 東 、 接 連 到 迦 特 希 弗 、 至 以 特 加 汛 、 通 到 臨 門 、 臨 門 延 到 尼 亞
Buradan yine doğuya, Gat-Hefer ve Et-Kasine geçiyor, Rimmona uzanıyor, Neaya kıvrılıyordu.從那裡 往東 、 接連 到 迦特希弗 、 至 以 特加汛 、 通到 臨門 、 臨門 延到 尼亞
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Esetünkben végighaladunk a nyílt tengeren, és ehhez hasonló élőlényekkel találkozunk.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Hier bijvoorbeeld gaan we de diepte in en komen we wezens als deze tegen.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Ici, nous passons la moitié de l'océan et nous voyons des créatures comme celle-ci.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.În acest caz, trecem prin oceanul mijlociu şi vedem astfel de creaturi.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.In diesem Fall bewegen wir uns durch die Ozeanmitte nach unten und sehen solche Kreaturen.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.In questo caso, stiamo scendendo da una media profondità e vediamo creature come questa.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.요녀석은 중앙해령 에서 아래로 내려가던중 발견한 녀석입니다. (중앙해령: 대서양, 인도양, 남태평양을 걸치는 해저산맥)
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Trong trường hợp này, chúng tôi xuống sâu hơn nữa và thấy sinh vật như thế này
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.V tomto prípade postupujeme dolu stredným oceánom a vidíme stvorenie ako je toto.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.V tomto případě se suneme dolů uprostřed oceánu a vidíme stvoření, jako je toto.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.W połowie drogi do dna widzimy takie okazy.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.Σε αυτήν την περίπτωση, περνάμε και βλέπουμε πλάσματα σαν και αυτό.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.В този случай минаваме надолу през средната част на океана и виждаме такива създания.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.На средних океанских глубинах можно увидеть вот таких животных.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.במקרה הזה אנחנו חולפים דרך מרכז האוקינוס ואנחנו רואים יצורים כמו זה.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.في هذه الحالة ، ونحن نمر للأسفل خلال منتصف المحيطات ونرى مخلوقات مثل هذه.
Burada, okyanusun ortasından geçiyoruz ve şunun gibi yaratıklar görüyoruz.これは海底の乱暴者のようなものです
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Aceast cromozom este deja replicat dar ne referim la el ca la un singur cromozom.
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Co się dzieje, kiedy ta komórka wejdzie w profazę pierwszego podziału mejotycznego (profaza I)?
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Jadi apa yang terjadi bila kita memasuki profase I.
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.먼저 전기에 들어가죠
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Permítanme señalar en detalle. Déjenme solo se enfoca en tal vez estos dos aquí.
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Teď vstupujme do profáze 1.
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Wir gelangen zur Prophase I.
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.Навлизаме в профаза I.
Burada profaz 1 evresine geçiyoruz.書いておこう
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.A jak se stává, Shakespeare měl něco na mysli, jako měl obyčejně.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Ao que parece, Shakespeare suspeitava de qualquer coisa, como geralmente acontecia com ele.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Dan saat hal itu terjadi, Shakespeare mendapatkan sesuatu seperti biasanya.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.După cum vede, Shakespeare descoperise ceva, după cum făcea în general.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.E, naturalmente, Shakespeare ha sollevato l'argomento, come faceva generalmente.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.És ahogy a dolgok történtek, Shakespeare valamit akar nekünk mondani, mint általában.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Il se trouve que Shakespeare a mis le doigt sur quelque chose ici, comme souvent.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.이 장면에서, 셰익스피어는 그가 늘 그래 왔듯이 뭔가를 감지한 겁니다
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Kαι κατά τύχη, o Shakespeare είχε εδώ μια ενδιαφέρουσα ιδέα. όπως συνήθως είχε.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Og tilfældigvis, havde Shakespeare fat på noget her, hvilket han tit havde.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Shakespeare was hier toevallig iets op het spoor, zoals gewoonlijk.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Tak się akurat składa, że Szekspir był tu na dobrym tropie; jak zazwyczaj zresztą.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Und Shakespeare war auf einer Spur hier, wie er es üblicherweise war.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Và khi điều này xảy ra, Shakespeare đang tính toán điều gì đó, như ông ấy thường làm.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.Y resulta que Shakespeare ha dado en el clavo aquí; como generalmente hacía.
Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi aklından bir şeyler geçiyor.И както се случва, Шекспир напипва тук нещо, както винаги го прави.

İlgili Sayfalar