geçiyor ile cümle

geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Ciekawe, czy mój brat dobrze sobie radzi na egzaminie.
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Jag undrar om brorsan klarar provet.
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Meneeköhän veljen koe hyvin?
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Me pregunto cómo le estará yendo el examen.
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Mon brormand klarer prøven.
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Será que o exame do irmão está a correr bem?
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Αναρωτιέμαι αν ο αδερφός μου τα πάει καλά στην εξέταση.
Agabeyimin sınavı iyi geçiyor mu acaba?Интересно, как дела у брата с этим испытанием.
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."아, 좋습니다. 저희 회사는 재편성을 하고 있습니다."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."Nasza firma przechodzi teraz reorganizację."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."אה, כן. החברה שלי עוברת כאן ארגון מחדש."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."أه، نعم. شركتي تقوم بإعادة التنظيم من وجهة نظرنا ."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi.原告の住所は実は ロスの北のどこかにある
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.60年代の終わりから
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.A ambiguidade moral começa a subir.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Ambiguitas moral mulai naik.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Ambiguitatea morală începe să ia avânt.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Die moralische Ambiguität beginnt anzusteigen.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Dwuznaczność moralna idzie w górę.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.도덕적 모호성 그래프가 눈의 띄기 시작합니다.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.La ambigüedad moral empieza a subir.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.L'ambiguità morale comincia a crescere.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.L'ambigüité morale commence à grimper.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Morele ambiguïteit begint te klimmen.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Sự mơ hồ đạo đức bắt đầu tăng lên.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Η αμφιλεγόμενη ηθική αρχίζει να ανεβαίνει.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Моралната неяснота започва да се покачва.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Моральна невизначеність починає рости.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.Моральная неопределенность начинает расти.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.עמימות מוסרית מתחילה לעלות.
"Ahlaki belirsizlik" tırmanışa geçiyor.الغموض الأخلاقي يبدأ في الصعود.
Aile yemek odasına doğru geçiyor.De familie gaat naar de eetkamer.
Aile yemek odasına doğru geçiyor.그녀의 가족은 식당에 오는 것을 막고
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.A família dirige-se para a sala de jantar e o jantar é-lhes servido.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Cả gia đình đi vào phòng ăn và dùng bữa.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Die Familie geht ins Speisezimmer und bekommt ihr Abendessen.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.La famiglia si reca in sala da pranzo e la cena è servita.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.La familia va al comedor y se sirve la cena.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.La famille se dirige vers la salle à manger et on leur sert à dîner.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Rodzina kieruje się do jadalni, gdzie podano kolację.
Aile yemek odasına doğru geçiyor. Yemekler servis ediliyor.Семья переходит в столовую, где уже накрыт ужин.
Aile yemek odasına doğru geçiyor.המשפחה הולכת לחדר האוכל
Aile yemek odasına doğru geçiyor.夕食を取ります
Aklımdan ne geçiyordu?"A cosa stavo pensando?"
Aklımdan ne geçiyordu?"Apa yang saya pikirkan?"
Aklımdan ne geçiyordu?"A quoi je pensais?"
Aklımdan ne geçiyordu?"Ce era în capul meu?"
Aklımdan ne geçiyordu?"Co ja sobie myślałam?"
Aklımdan ne geçiyordu?"Co jsem si myslela?"
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.20대 여러분, 지금의 행동, 생각 바꿔주시길 바래요.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.A cosa pensavo?" Voglio cambiare il modo in cui i ventenni pensano e agiscono.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Ce-a fost în mintea mea?" Eu vreau să schimb ce fac și cum gândesc cei de douăzeci de ani.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Co ja sobie wtedy myślałem?". Chciałabym zmienić postępowanie i myślenie dwudziestoparolatków,
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Co jsem si to vůbec myslel?" Chci změnit, co dvacítky dělají a co si myslí.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Čo som si myslel?" Chcem zmeniť to, čo dvadsaťroční robia a o čom rozmýšľajú.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.¿En qué estaba pensando?" Quiero cambiar lo que los veinteañeros estén haciendo y pensando.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Hur tänkte jag?" Jag vill förändra vad folk i 20-årsåldern gör, och hur de tänker.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Hvad tænkte jeg dog på?" Jeg vil gerne ændre hvad nogen-og-tyve-årige gør og tænker.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Kaj sem razmišljala?" Želim spremeniti kar dvajset-in-nekaj-letniki delajo in razmišljajo.
Aklımdan ne geçiyordu?" derler, 20'li yaşlarındakilerin yaptığı ve düşündüğü şeyleri değiştirmek istiyorum.Mit gondoltam egyáltalán?" Meg akarom változtatni, amit a huszonévesek tesznek és gondolnak jelenleg.

İlgili Sayfalar