geçirmesini ile cümle
geçirmesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Tom herkesin muhteşem zaman geçirmesini istiyor.Tom wants everyone to have a great time.
Tom'un bizim çocuklarla biraz zaman geçirmesini istiyorum.I'd like Tom to spend some time with our children.
Tom'un çocuklarımızla biraz zaman geçirmesini istiyorum.I'd like Tom to spend some time with our children.
Tom'un hafta sonunu bizimle geçirmesini istedim.I asked Tom to spend the weekend with us.
Tom Mary'ye güzel bir gün geçirmesini söyledi.Tom told Mary to have a nice day.
Birinin hayatını çalışarak geçirmesinin normal olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's normal to spend one's life working?
Mary Tom'un çocuklarıyla biraz daha zaman geçirmesini istedi.Mary wanted Tom to spend more time with their children.
Tom, kalp krizi geçirmesini umduğum en son kişidir.Tom's the last person I would've expected to have a heart attack.
Dan Linda'dan geceyi onunla geçirmesini istedi.Dan asked Linda to spend the night with him.
Herkesin iyi bir Noel geçirmesini isteriz.We want everybody to have a good Christmas.
Onun ebeveynleri onun yaz mevsimini hazırlık okulunda geçirmesini ısrar etti.Her parents insisted that she spend the summer in prep school
Tom'un iyi bir yıl geçirmesini bekliyoruz.We expect Tom to have a good year.
Tom'un iyi bir yıl geçirmesini umuyoruz.We expect Tom to have a good year.
Fadıl herkesin harika bir vakit geçirmesini istedi.Fadil wanted everybody to have a great time.
Tom, Mary'nin iyi zaman geçirmesini istedi.Tom wanted Mary to have a good time.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.The husband invites her to spend the night.
Bu da Kruşçev'in gücü ele geçirmesini sağladı.This enabled him to conquer the rest of Çukurova.
Bu, seçim çerçevesi, tüm pencere, tüm ekran ve zamanlı ekran ele geçirmesini destekler.It supported capturing a marquee selection, whole window, whole screen, and timed screen.
Ve hedefimiz olabildiğince çok kişi toplayarak caine'in en mutlu gununu geçirmesini sağlamaktı.I thought, is it easy now?
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,And these are the things that get him through his day.
IMF, Romanya ile arasındaki stand-by düzenlemesinin son gözden geçirmesini onayladıIMF approves last review of stand-by arrangement with Romania
Kwon, Karaciç'in stratejisini gözden geçirmesini önerdi.Kwon advised Karadzic to rethink his strategy.
Dinkiç, "Belgrad'ın kararı geçirmesini beklemek onlar için iyi olmaz," dedi."It is not good for them to wait for Belgrade to pass judgment," he said.
IMF yönetim kurulu Hırvatistan'ın standby anlaşmasının üçüncü ve son gözden geçirmesini onayladı.The IMF board of directors approved the third and final review of Croatia's standby arrangement.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Der Gewinner darf eine Nacht mit ihr verbringen.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Jeff lui demande de passer la nuit avec lui.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Ella lo seduce para pasar una noche juntos.
Fakat elindeki güçle şehir surlarını yarıp şehri ele geçirmesinin imkansızdı.La città non lo ha rafforzato, ma lo ha fatto traballare e lo ha estraniato.
Bu ittifak Babür'ün ata toprakları olan Semerkant ve Buhara'yı ele geçirmesini sağlamıştı.Они рассматривали себя как потомки баварцев, которые завоевали и заселили эту область.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Ele responde que deseja passar apenas uma noite.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Ze geeft hem toestemming om de nacht bij haar door te brengen.
2008'deki bir göz ameliyatı geçirmesinin ardından futbol oynaması mümkün olmamıştır.У 2008 році через проблеми з навчанням не зміг продовжити ігрову студентську кар'єру.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Він пропонує їй гроші за одну ніч з ним.
Bu işlev nano giysiyi rakiplerin ele geçirmesini önlemek için kullanılır.Ця функція використовується для того, щоб нанокостюм не дістався противнику.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Ta mu pomoc slíbila pod podmínkou, že s ní stráví noc.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Visa pyytää häntä luokseen yöksi.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Mereka setuju untuk membawa emas itu pada malam hari.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Hiền tiết lộ anh từng trải tình một đêm.
Bu da Kruşçev'in gücü ele geçirmesini sağladı.Đây là nguyên nhân khiến Oobleck rắn lại.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.另外,他的情緒會在月圓之夜高漲。
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.다훗은 그와 하룻밤을 보내기를 원했다.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.רצון בחר מדי פעם אחת מנשותיו כדי לבלות איתה את הלילה.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Старецът решава да си купи една нощ с нея.
Bu da Kruşçev'in gücü ele geçirmesini sağladı.See tugevdas veelgi Cissokho võimu.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.10시 6분, 그동안 심장 마비가 일어나는 것을 방지하기 위해 투여하던 약을 끊은 뒤인데, 무슨일이 있었는지 한번 보세요.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Aber sehen Sie, was um 10:06 passierte, nach dem Absetzen der Medikation gegen Herzanfall.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Но взгляните, что произошло в 10:06 после отмены медикаментов, которые удерживали ее от приступа.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.אבל תראו מה קרה בשעה 10:06 אחרי שהפסקנו את מתן התרופות לחזיר שמנעו ממנו לחטוף התקף לב.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.ولكن انظروا ماذا حدث في ١٠:٠٦ بعد إزالة دواء الخنزير الذي منعه من الإصابة بنوبة قلبية
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.薬物治療が心臓発作を防いでいたのですが 皆さんはもうST上昇の専門家ですから お分かりでしょう
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,Acestea sunt lucrurile cu care îşi face treaba.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,AK-47. Et ce sont ces choses qui lui feront passer sa journée.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,Dit zijn de dingen die hij nodig heeft om de dag door te komen.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,E queste sono le cose che lo fanno sopravvivere.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,I z pomocą tych narzędzi działa, jako medyk.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,이런 것들을 통해 살아갈 수 있습니다.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,Und das sind die Dinge, die ihn durch den Tag bringen.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,Y esas son las cosas que le permiten sobrevivir día a día.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,Това са нещата, които му трябват през работния ден.
Gününü geçirmesini sağlayan seyler bunlardır,Этим он и перебивается со дня на день.