geçirirler ile cümle
geçirirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.Das Innerste könne verstockt und damit unfähig geworden sein, sich Gott noch zuzuwenden.
Gündüzleri ağaç kovuklarında veya 25 - 50 metre yükseklilkte dallara asılı şekilde geçirirler.Den Tag verbringen sie in Baumhöhlen oder an Ästen und Baumstämmen hängend in Höhen von 25 bis 50 Metern.
Türkistan'da ürerler ve kışları İran ile Hindistan arasında geçirirler.Asiatische Winterquartiere gibt es in Indien und in Iran.
Hareketleri oldukça ağır olan bu hayvanlar gündüzlerini daha çok dinlenerek geçirirler.Die größte Hitze des Tages verbringen die Tiere mit Ruhe.
Göçmendirler, güneydoğu Asya, Hindistan'da ve güney Çin'de kışı geçirirler.Den Winter verbringt sie in Südostasien, Indien und Südchina.
Kuvvetli göçmendirler, kışı tropikal Afrika’da geçirirler.Er ist dort im Sommer zu Gast und überwintert im tropischen Afrika.
Nihal ve Adnan Bey şok geçirirler.Nicole und Alan sehen entsetzt zu.
Jacob Black ile vakit geçirirler.Cependant, ils doivent faire face à un obstacle, Jacob Black.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Mais ceux-ci tombent sur un orphelinat en plein jour de portes ouvertes.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Ils passent ensemble une nuit passionnée.
Kışı Afrika ve Hindistan'da geçirirler.Il hiverne en Afrique et en Inde.
Sonra, Rose ve Mickey buluşup beraber vakit geçirirler.Pendant ce temps, Rose et Mickey veulent passer une soirée ensemble.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.Il passe environ six heures par jour à la recherche de nourriture.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.De ce fait, ils passent de temps en temps leurs vacances ensemble.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Kandjar le Magicien.
Kışları Hindistan'da geçirirler.Elle passe l'hiver en Inde.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.Lors de la récolte, les cultivateurs passent la plupart de leur journée à cueillir les baies à la main.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.Il passe le reste de la journée à la quête de nourriture.
Nihal ve Adnan Bey şok geçirirler.Jeanne et Suzanne sont sous le choc.
Onun ve Teddy ile birlikte hayatının en mutlu gününü geçirirler.C'est avec lui, Ted, qu'elle sera heureuse.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.C'est une période de gaieté.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Le soir ils se retrouvent au club.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Les crocodiles vivent dans les régions chaudes.
Günde 5-6 saat çalışıp günün diğer zamanlarını ibadet ederek geçirirler.On prend du bon temps et on travaille 5 ou 6h par jour.
Tüm geceyi aç geçirirler.Elles attendent toute la nuit.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.Il tombera amoureux d'elle dans les derniers épisodes et ils resteront ensemble.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Ils roulent sur le lit granulaire, rebondissent en arrachant d'autres grains.
Daha sonra Asurlular ve Hititliler Görele dolaylarını ele geçirirler.Finalement, le trappeur et les indiens se dissimulent en haut du même arbre.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.Pasan tres días románticos juntos, después de lo cual Oliver se va, y un Elio desconsolado regresa a casa.
Aralarında zaman geçirirler."Tiempos de viaje entre ellos.
Dorothy’nın aile kış aylarında Kahire'de yaşadı ve her sene yılın belli dönemlerini İngiltere’de geçirirlerdi.Su familia vivía en El Cairo en los meses de invierno y regresaba a Inglaterra cada año.
Yaşam döngüleri boyunca çeşitli morfolojik değişiklikler geçirirler.Durante el período de la reproducción sufre algunas transformaciones morfológicas.
23 yıl önce 1991'de beş arkadaş yazı beraber geçirirler.Hace 23 años, en 1991, cinco amigos pasan el verano juntos.
Kışları Hindistan'da geçirirler.Pasa el invierno en la India.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Aquí, los hombres hacen eso todo el tiempo.
Eğer insanları ele geçirirlerse, ruhlarını yok edene kadar onlara güç verirler.Ellos pueden poseer a la gente y darle energía mientras devoran sus almas.
Göçmendirler, doğu Afrika'da, Eritre ve Somali'den Tanzanya'ya güney kışı geçirirler.Esta es un ave migratoria que pasa el invierno en el este de África, desde Eritrea y Somalia hasta Tanzania.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Es sobre todo un lugar de vacaciones.
Tüm geceyi aç geçirirler.Abierto toda la noche.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.Por la noche, duermen en árboles cerca del agua.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Göçmendirler, kışı güney Asya ve Avustralya'da geçirirler.Es un ave migratoria y pasa el invierno en el sur de Asia y en Australasia.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.A ellos les gusta divertirse.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Es solo por diversión en este momento.
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.Due giovani turiste statunitensi, Vicky e Cristina, si trovano a Barcellona per l'estate.
Jedi Konseyi'nin üyeleri ümit vaadeden Jedi'ları kendilerine katılmaları için seçimden geçirirler.Solo i membri del Consiglio scelgono i Jedi destinati a unirsi a loro.
Sonra, Rose ve Mickey buluşup beraber vakit geçirirler.Alla fine Gus e Mickey decidono di uscire l'indomani per un vero appuntamento.
Kendilerini bedenî arzulardan arındırmak için zamanlarının çoğunu oruç tutarak geçirirler.Questi la supporteranno per una buona parte del suo viaggio.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Lei passa una piacevolissima notte.
Bazı durumlarda zamanlarının büyük bir kısmını yüzen buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.Passa gran parte del tempo nascosto sotto le rocce.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Attualmente in vacanza.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Per altri, anni di gran divertimento.
Eğer insanları ele geçirirlerse, ruhlarını yok edene kadar onlara güç verirler.Sconfiggendoli si otterranno le loro anime.
İnzivaya çekildikleri manastırda vakitlerini dua, ibadet ve tefekkürle geçirirler.Commiato dai genitori, Preghiera e Predicazione nel deserto.
Hatta 1 Haziran günü Fransız askerleri Missy-aux-Bois kasabasında yönetimi ele geçirirler.Il primo giugno un reggimento di fanteria prese il controllo della cittadina di Missy-aux-Bois.
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.In genere sono più diversificati alle latitudini più elevate e in acque profonde.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.Ai due uomini non rimane nient'altro che nutrirsi di loro stessi.
Bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirirler.Per sei mesi la costrinse a studiare sei ore al giorno, usando una tecnica stabile e ferma.
Kışı dinlenme odalarında geçirirler.Cosa succede nel corso delle vacanze invernali?
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Они останавливаются на ночь в отеле.