geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Polen taşıyıcılarını ne harekete geçirir?מה מניע את המאביקים?
Polen taşıyıcılarını ne harekete geçirir?كان " ما الذي يحفز المُلقحات للقيام بالتلقيح "
Polen taşıyıcılarını ne harekete geçirir?彼らから得た答えは
Polen taşıyıcılarını ne harekete geçirir?系乜嘢激发左授粉者噶积极性?
Pozisyonunuzu değiştirmeseniz bile, en azından gözden geçirirdiniz.당신은 그것을 재고 했다 당신의 위치를 보관 하는 경우에, 했다.
Pozisyonunuzu değiştirmeseniz bile, en azından gözden geçirirdiniz.Έπρεπε, ακόμα κι αν κρατούσες τη θέση σου, έπρεπε να το ξανασκεφτείς.
Pozisyonunuzu değiştirmeseniz bile, en azından gözden geçirirdiniz.يجب عليك، حتى لو احتفظت بوظيفتك يجب أن تعيد التفكير بذلك.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.Cinta romantis adalah obsesi yang menguasai anda.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.낭만적인 사랑은 집착입니다. 그것은 당신을 지배하고
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.אהבה רומנטית היא אובססיה. היא משתלטת עליכם.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.الحب الرومانسي هاجس. يتملكك.
Romantik aşk bir saplantıdır. Sizi ele geçirir.自分を失い
Sanat Konseyi'nde, Kraliyet Operası'nda bu kadar çok vakit geçirirken友達は待ってくれるものだと思う一方で
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Als ik de Heilige Steen van Chun-hon's te pakken kan krijgen, dan zaullen er geen slachtoffers meer vallen.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Dacă aş putea doar să posed puterea Pietrei Sacre a lui Chun-hon, nu ar mai fi victime.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Jeżeli tylko dostanę "Święty Kamień" Chun-hona, nie będzie już więcej ofiar.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Jika aku berhasil merebut Batu Suci Chun-hon... ...takkan ada korban lagi yang jatuh.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Kdybych mohl opět získat Svatý kámen Chun-hon, nebylo by dalších obětí.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Nếu ta có thể lấy được Đá thiêng của Chu-hon. sẽ không có thêm nạn nhân phải chết.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Si seulement j'avais la pierre sacrée, il n'y aurait plus de victimes.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Si sólo pudiera poseer por unos instantes la Piedra Sagrada de Chun-hon, no habría más víctimas.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Takoj, ko bom dobil Chun-honov Sveti kamen, ne bo nobene žrtve več.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.Само ако можех да се добера до "Светия камък" на Чун-Хон, няма да има повече жертви.
Şayet Chun-hon'un Kutsal Taşını ele geçirirsem, artık hiç kurban olmayacak.אם אוכל להניח את ידי על ,אבן החן הקדושה של צ'ון-הול .לא יהיו יותר קורבנות
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Deci laşi un locţiitor să-ţi scaneze votul criptat.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Depois autorizamos o membro da mesa a fazer o scan do nosso voto encriptado.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Dus je laat de medewerker van het stemlokaal je versleutelde stem inscannen.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Így már átengedjük egy szavazóbiztosnak hogy beszkennelje a titkosított szavazatunkat.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.I pozwalasz pracownikowi stacji wyborczej zeskanować twój zaszyfrowany głos.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.이제 선거요원에게 가서 여러분의 암호화된 표를 스캔하도록 합니다.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.La autoridad de la mesa escanea el voto encriptado.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Lalu panitia TPS akan memindai suara anda yang terenkripsi.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Så du låter en valarbetare scanna din krypterade röst.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Sie lassen den Wahlhelfer Ihre verschlüsselte Stimme scannen.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Sitten annat vaalityöntekijän skannata salatun äänesi.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Sodelavec volilne komisije na volišču skenira vaš kodiran glas.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Takže necháte člena volební komise, aby oskenoval váš zašifrovaný hlas.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Un membro del seggio passa questo voto allo scanner.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Vì vậy bạn bảo nhân viên phòng phiếu scan lại mật mã bỏ phiếu của bạn.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Vous laissez donc un employé du bureau de vote scanner votre bulletin crypté.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Κάποιο μέλος της εφορευτικής επιτροπής σαρώνει την κρυπτογραφημένη ψήφο σας.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Ви даєте працівнику виборчої дільниці відсканувати ваш зашифрований голос.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Вы даёте работнику избирательного участка отсканировать ваш зашифрованный голос.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.Така оставяте работник в избирателната станция да сканира вашия криптиран вот.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.אז אתם נותנים לעובד הקלפי לסרוק את הקול המוצפן שלכם.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.وتجعل موظفي مركز التصويت يمسحون الصوت المشفّر ضوئياً.
Seçim merkezindeki görevli şifreli oyunuzu tarayıcıdan geçirir.投票をスキャンします 暗号化のおかげで
Seni elime geçirirsem!Aku akan menghancurkan kalian !
Seni elime geçirirsem!¡Eres mío!
Seni elime geçirirsem!부셔? 부셔? 다 부...
Seni elime geçirirsem!Vou te pegar!
Seni elime geçirirsem!!سوف أنال منكم
Seni görmek istemeyen birçok insan var... ...ve Başkan ne zaman kriz geçirir bilemeyiz.Il y a tellement de gens qui te haïssent. Nous ne savons pas quand le président mourra.
Seni görmek istemeyen birçok insan var... ...ve Başkan ne zaman kriz geçirir bilemeyiz.Sokan gyűlölnek, és nem tudhatjuk, hogy az Elnök úr mikor fog meghalni.
Seni görmek istemeyen birçok insan var... ...ve Başkan ne zaman kriz geçirir bilemeyiz.Sokan gyűlölnek. Nem tudhatjuk, hogy az Elnök úr mikor fog meghalni.
Seni görmek istemeyen birçok insan var... ...ve Başkan ne zaman kriz geçirir bilemeyiz.العديد من الاشخاص لا يحبونك ولا نعرف متى سينهار الرئيس
Seni görmek istemeyen birçok insan var... ...ve Başkan ne zaman kriz geçirir bilemeyiz.هناك الكثير من الاشخاص يكرهون رؤيتك ولا نعلم متى سينهار الرئيس
Şey gibi, iyi vakit geçirirken bile sormak:Aj keď sa napríklad máte dobre.
Şey gibi, iyi vakit geçirirken bile sormak: Bu iyi zaman ne zaman bitecek?Als je de tijd van je leven hebt, wanneer is die dan voorbij?
Şey gibi, iyi vakit geçirirken bile sormak: Bu iyi zaman ne zaman bitecek?Chiar şi când te simţi bine, te întrebi: oare când se va termina distracţia?

İlgili Sayfalar