Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Znajdująca się w błonie syntaza ATP nie przepuści do matriks mitochondrium dowolnej cząsteczki.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ни мембрана , ни АТФ синтетаза не позволят различным молекулам проникнут сквозь них .
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Тя пропуска само водородните катиони.
Bu membran, yani ATP sentetaz tüm moleküllerin içinden geçmesine izin vermez, seçici geçirgendir.Ця мембрана - АТФ-синтаза - пропускає не кожну молекулу.
Burada, ADH tarafında ise hücrelerin su geçirgen olmadıklarını bilelim.Тут, на стороні АДГ, ми знаємо, що вони НЕ водопроникні.
Bu vakumun geçirgenliği olarak adlandırılır.A té se říká permeabilita vakua.
Bu vakumun geçirgenliği olarak adlandırılır.Y se llama la permeabilidad del vacío.
Bu vakumun geçirgenliği olarak adlandırılır.И това се нарича - пропускливостта на вакуум.
Bu vakumun geçirgenliği olarak adlandırılır.הוא נקרא מקדם החדירות של הריק.
Bu yüzden yarı geçirgen.Dus het is halfdoorlaatbaar of semi-permeabel.
Bu yüzden yarı geçirgen.Jadi semi-permeabel.
Bu yüzden yarı geçirgen.Por lo que es semipermeable.
Bu yüzden yarı geçirgen.Quindi è semi-permeabile.
Bu yüzden yarı geçirgen.반침투성(semi-permeable)이에요
Bu yüzden yarı geçirgen.Takže membrána je polopriepustná.
Bu yüzden yarı geçirgen.っていうのは、水は通ることができるけど、溶質は
Çıkmak, ama burada, çünkü bu yarı geçirgen bir zar bunu yapamazlar.Avsluta, men eftersom det är denna semi-permeable membran här, de går inte.
Çıkmak, ama burada, çünkü bu yarı geçirgen bir zar bunu yapamazlar.지나가겟지만, 반침투성이기에 지나갈수 없죠.
Çıkmak, ama burada, çünkü bu yarı geçirgen bir zar bunu yapamazlar.それはできない。 仕組みは、魔法でも何でもなくて、確率の話。
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.A masculinidade dependia de se ser o penetrador ativo.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.남성다움은 여러분이 능동적인 통찰자인가에 따라 결정됩니다.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.La mascolinità dipendeva da se eri penetratore attivo.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.La masculinidad dependía de si eras o no el penetrador.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.La masculinité dépendait du fait que vous étiez le pénétrateur actif.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Mannelijkheid hing af van dat je actief penetreerde.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Männlichkeit hing allein davon ab, ob du den aktiven Sexpart einnahmst.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Masculinitatea însemna ca tu să fii pentratorul activ.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Maskulinitet afhang af, at du var den aktive penetrator.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Maskulinitet krävde att du var den aktiva som penetrerade.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Męskość zależy od Ciebie aktywnego penetratora.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Sự nam tính phụ thuộc vào bạn là một người thấu hiểu chủ động.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Η αρρενωπότητα εξαρτιόταν από το εάν ήσουν ο ενεργός διακορευτής.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Мужественность зависела от того, насколько активно ты мог внедряться.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Мъжествеността зависела от това ти да си активно проникващият.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.הגבריות הייתה תלויה בכך שאתה תהיה החודר האקטיבי.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.الرجولة تعتمد عليك أن تكون مخترقاً فعّال
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Beh, è permeabile all'acqua, ma il soluto non può passare attraverso la membrana.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Bueno, es permeable al agua, pero no puede ir el soluto a través de la membrana.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Dus, het is doorlaatbaar voor water, maar de opgeloste stof kan niet door het membraan.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Je propustná pro vodu, ale rozpuštěná látka přes ni neprojde.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.물은 침투가 가능하지만 용잘는 막을 통해 들어갈 수 없어요.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Presnejšie je priepustná pre vodu ale rozpúštaná látka ňou neprejde.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Przepuszcza wodę, ale nie przepuszcza substancji rozpuszczanej.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.So ist es semipermeable. Nun, es ist wasserdurchlässig, aber der gelöste Stoff kann nicht durch die Membran.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Tja, det är högpermeabla till vatten, men lösning går genom membranet.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Yah, itu permeabel terhadap air, namun zat terlarut tidak bisa pergi melalui membran.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.膜を通ることができないってこと。 溶質は、砂糖にしよう。
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.Medio permeable permite cosas que pasan.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.PRIEPUSTNÁ znamená že umožňuje časticiam prechádzať.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.Propustná znamená, že umožňuje částicím procházet.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir. Yarı permeables tamamen geçirgen değil demektir.Semi-permeables innebär det inte är helt lätta.
Geçirgen şeyler geçmesine izin verir gelir.半透膜は、完全にものを通すわけではない。
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.Ánh sáng vẫn còn rõ rệt và bạn có thể nhận được ánh sáng.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.A szem még mindig átlátszó és így a fény behatolhat.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.Das Auge ist immer noch transparent und Licht gelangt hinein.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.El ojo todavía es todavía transparente y la luz puede entrar.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.Het oog is nog steeds transparant en licht kan erin.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.빛은 여전히 투명해서 사람들은 그걸 안으로 들여보낼 수 있습니다.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.La luce è ancora trasparente e la si può trasportare all'interno.
Işık hala geçirgen ve onu içeri alabiliyorsunuz.L'œil est toujours transparent et vous pouvez faire pénétrer la lumière.