geçirdiniz ile cümle
geçirdiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç ciddi bir hastalık geçirdiniz mi?Have you ever had any serious illness?
Hiç gıda zehirlenmesi geçirdiniz mi?Have you ever had food poisoning?
Tatilinizi nasıl geçirdiniz?How did you spend your holiday?
Güzel bir gece geçirdiniz mi?Did you have a nice evening?
Umarım üretken bir gün geçirdiniz.I hope you had a productive day.
Tatilinizi nerede geçirdiniz?Where have you spent your holidays?
Yaz tatilinizi nerede geçirdiniz?Where did you spend your summer vacation?
Siz hoşça vakit geçirdiniz, değil mi?You had a good time, didn't you?
Bir kaza geçirdiniz mi?Were you in an accident?
Uzun bir gün geçirdiniz.You had a long day.
Geceyi hangi pansiyonda geçirdiniz?At which hostel did you spend the night?
Umarım harika bir haftasonu geçirdiniz.I hope you had a great weekend.
"Kaza mı geçirdiniz?" "Hayır, hiçbir şey olmadı.""Did you have an accident?" "No. Nothing happened."
Günü nasıl geçirdiniz?How did you spend the day?
Umarım Boston'da harika zaman geçirdiniz.I hope you had a great time in Boston.
Hiç retina dekolmanı geçirdiniz mi?Have you ever had a detached retina?
En son ne zaman astım krizi geçirdiniz?When was your last asthma attack?
Zamanınızı dinlenirken ve işteyken geçirdiniz.You spend it at rest and you spend it at work.
Evet, tüm hayatınızı Başkan'la geçirdiniz... ...ve Başkan için çok şey yaptınız.You spent your entire life with the Chairman, and did so much for the Chairman.
Dokuz yýlýnýzý herkesle atýţarak geçirdiniz.Sim, me lembro. Mas isso não vem ao caso.
Birlikte iyi vakit geçirdiniz mi?Habt ihr euch gut unterhalten?
Tatilinizi nasıl geçirdiniz?Wie habt ihr euren Urlaub verbracht?
Güzel bir gece geçirdiniz mi?Vous avez passé une bonne soirée ?
Güzel bir hafta sonu geçirdiniz mi ?¿Habéis pasado un buen fin de semana?
En son ne zaman astım krizi geçirdiniz?Когда в последний раз у вас был приступ астмы?
Eğer bir uzvunuzu kaybetmediyseniz --mesela sadece felç geçirdiniz -- bu desteklenmiş uzuvları giyebilirsiniz.Jeśli nie straciłeś kończyny -- na przykład miałeś udar -- możesz nosić te wspomagane kończyny.
Eğer bir uzvunuzu kaybetmediyseniz --mesela sadece felç geçirdiniz -- bu desteklenmiş uzuvları giyebilirsiniz.사지를 잃은 적이 없으시다면, 가령 중풍이 왔을 수도 있겠죠. 그때 이러한 증강 기술 사지를 착용할 수 있습니다.
Eğer bir uzvunuzu kaybetmediyseniz --mesela sadece felç geçirdiniz -- bu desteklenmiş uzuvları giyebilirsiniz.Se não perderam um membro - tiveram um AVC, por exemplo - podem usar estes membros melhorados.
Eğer bir uzvunuzu kaybetmediyseniz --mesela sadece felç geçirdiniz -- bu desteklenmiş uzuvları giyebilirsiniz.אם לא איבדת את אחד מגפייך -- אם היה לך שבץ לדוגמה -- אתה תוכל ללבוש את הגפיים המתגברות הללו.
Eğer bir uzvunuzu kaybetmediyseniz --mesela sadece felç geçirdiniz -- bu desteklenmiş uzuvları giyebilirsiniz.إذا لم تكن فقدت أحد أطرافك --أو تعرضت لسكتة دماغية مثلا-- يمكنك ارتداء هذه الأطراف المطورة.
Eğer bir uzvunuzu kaybetmediyseniz --mesela sadece felç geçirdiniz -- bu desteklenmiş uzuvları giyebilirsiniz.このような拡張四肢を利用できます 対麻痺患者でしたら バークリーバイオニックスの方達が
Evet, tüm hayatınızı Başkan'la geçirdiniz... ...ve Başkan için çok şey yaptınız.Igen. Ön egész életét az Elnök úr mellett töltötte és annyi mindent tett az Elnök úrért.
Evet, tüm hayatınızı Başkan'la geçirdiniz... ...ve Başkan için çok şey yaptınız.Oui. Vous avez passé toute votre vie avec le Président, et vous avez fait tant de choses pour lui.
Evet, tüm hayatınızı Başkan'la geçirdiniz... ...ve Başkan için çok şey yaptınız.Ναι. "κουσα πως περάσατε όλη σας την ζωή δίπλα στον Πρόεδρο και κάνατε τόσα πολλά πράγματα.
Evet, tüm hayatınızı Başkan'la geçirdiniz... ...ve Başkan için çok şey yaptınız.نعم سمعت انك قضيت حياتك كلها مع الرئيس
Fakat siz kaza geçirdiniz ve 2 seçeneğiniz var: ya öleceksiniz ya da hidrojen sülfür alacaksınız.Du er i en ulykke. Har du to valgmuligheder:
Fakat siz kaza geçirdiniz ve 2 seçeneğiniz var: ya öleceksiniz ya da hidrojen sülfür alacaksınız.여러분이 사고를 당했습니다. 두 가지 선택지가 있죠. 그냥 죽거나, 황화수소를 마시는 겁니다.
Fakat siz kaza geçirdiniz ve 2 seçeneğiniz var: ya öleceksiniz ya da hidrojen sülfür alacaksınız.Sie haben einen Unfall. Sie haben zwei Möglichkeiten:
Fakat siz kaza geçirdiniz ve 2 seçeneğiniz var: ya öleceksiniz ya da hidrojen sülfür alacaksınız.אתם בתאונה. יש לכם שתי ברירות: או שתמותו, או שתיקחו מימן גופרתי
Fakat siz kaza geçirdiniz ve 2 seçeneğiniz var: ya öleceksiniz ya da hidrojen sülfür alacaksınız.أنتم في حادث. لديكم خياران: ستموتون أو ستأخذون كبريت الهيدروجين
Fakat siz kaza geçirdiniz ve 2 seçeneğiniz var: ya öleceksiniz ya da hidrojen sülfür alacaksınız.死ぬか 硫化水素を吸引して 例えば75%の確率で 精神上は生き残るか
- İyi vakit geçirdiniz mi?Heb je het leuk gehad?
- İyi vakit geçirdiniz mi?- Kellemesen telt?
- İyi vakit geçirdiniz mi?حظت بوقت ممتع ؟
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.A ak ste ako ja, trávite v lietadle veľkú časť vášho času cestovaním niekam.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.A jestli jste jako já, trávíte hodně času v letadle cestováním na nějaké místo.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Dan jika anda seperti saya, anda cukup sering ada di dalam pesawat terbang pergi ke berbagai tempat.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Deci, nu e chiar simplu cand cineva te intreaba "Unde locuiesti, unde muncesti, si unde iti petreci timpul?
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.E se siete come me, passate in aereo una buona parte del vostro tempo viaggiando verso luoghi diversi.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.És ha olyan vagy, mint én, akkor az életed szép nagy részét töltöd repülőn, mert utazol valahová.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Jeżeli jesteście podobni do mnie, spędzacie również sporo czasu w samolotach, podróżując do różnych miejsc.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.그리고 저와 비슷하다면, 다른 장소로 이동하며 비행기 안에서 꽤 많은 시간을 보내겠죠.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Und wenn Sie wie ich sind, verbringen Sie einen großen Teil Ihrer Zeit in Flugzeugen irgendwohin unterwegs.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Y si son como yo, están en un avión una buena parte de su tiempo viajando a algun lugar.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Αν είστε σαν κι εμένα, περνάτε μεγάλο μέρος της ζωής σας στο αεροπλάνο ταξιδεύοντας.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.А ако си като мен, си в самолет през голяма част от времето, пътувайки нанякъде.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.А якщо ви такі як я, то добру частину вашого часу ви провели в літаку, в дорозі кудись.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.Если вы похожи на меня, то значительную часть вашего времени вы провели в самолете, путешествуя куда-либо.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.ואם אתם כמוני, ביליתם במטוס כמות די מכובדת של זמן בכל מיני נסיעות.
Ve eğer siz de benim gibiyseniz, zamanınızın önemli bir bölümü bir yere giderken, uçaklarda geçirdiniz.وإذا كنتم مثلي، في طائرة لجزء كبير من وقتكم تسافرون لمكان ما.