geçirdi ile cümle

geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İngilizler Breed's Hill'i ele geçirdi.The British captured Breed's Hill.
Adams, savaş yıllarının çoğunu Avrupa'da geçirdi.Adams spent most of the war years in Europe.
Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.Within days, Japan captured the American island of Guam.
Japonya'da, askeri liderler, hükümetin kontrolünü ele geçirdiler.In Japan, military leaders gained control of the government.
Japonya ordusu 1931 yılının sonlarında Tokyo hükümetinin kontrolünü ele geçirdi.Japan's army took control of the government in Tokyo in late 1931.
Washington'un ordusu Trenton'u ele geçirdi.Washington's army has captured Trenton.
Kongre öneriyi geçirdi.Congress passed the proposal.
Franko'nun güçleri İspanya'da kontrolü ele geçirdi.Franco's forces took control in Spain.
Remington Havana'da birkaç ay geçirdi.Remington spent several months in Havana.
Uzun tartışmadan sonra, Kongre tasarıyı geçirdi.After much debate, Congress passed the bill.
Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.Farragut captured New Orleans without a fight.
Ağustos ayı sonlarında İtilâf Devletleri, Paris'i ele geçirdi.In late August, the Allied forces captured Paris.
Tatillerde, ben günleri hiçbir şey yapmadan geçirdim.In the holidays, I spent days doing nothing.
Yolculuğu hakkında onunla konuşarak iyi vakit geçirdi.She had a good time talking with him about his trip.
O, onunla konuşarak iyi bir zaman geçirdi.She had a good time talking with him.
Bir kaza geçirdim.I had an accident.
Onlar bütün günü sahilde geçirdiler.They spent the entire day on the beach.
O, Boston'da biraz zaman geçirdi.She spent some time in Boston.
Eşinizin sizinle yeterince vakit geçirdiğini düşünüyor musunuz?Do you think your spouse spends enough time with you?
O bir kaza geçirdi.He had an accident.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, dünyayı gezerek iki yıl geçirdim.After I graduated from college, I spent two years traveling around the world.
Ben gerçekten zor bir gün geçirdim.I've had a really tough day.
Sen iyi bir hafta sonu geçirdin, değil mi?You had a good weekend, didn't you?
Tom birlikte zaman geçirdiği kadının kocası tarafından öldürüldü.Tom was killed by the husband of the woman he had been hanging out with.
Tom hayatının son yıllarını Boston'da geçirdi.Tom spent the last years of his life in Boston.
Tom Boston'da bir hafta geçirdi.Tom spent a week in Boston.
Tom bir kalp krizi geçirdi.Tom has had a heart attack.
Tom bir kaza geçirdi.Tom had an accident.
Biz Boston'da iken, Tom harika zaman geçirdi.Tom had a wonderful time when we were in Boston.
Tom çok uzun bir gün geçirdi.Tom had a very long day.
Tom yoğun bir hafta geçirdi.Tom had a hectic week.
Tom harika bir hafta sonu geçirdi.Tom had a great weekend.
Tom muhteşem zaman geçirdi.Tom had a great time.
Tom nihayet istediği nadir pul ele geçirdi.Tom finally got hold of the rare stamp he wanted.
Tom birkaç gün önce okul kütüphanesinden birkaç kitabı gözden geçirdi.Tom checked out a few books from the school library a few days ago.
Tom Mary'nin onunla geçirdiği tüm zamanı unutmayacak.Tom will never forget all the time Mary spent with him.
Tom Mary ile konuşarak iyi vakit geçirdi.Tom had a good time talking with Mary.
Tom Mary'nin yaz tatilini nerede geçirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary spent her summer vacation.
Tom ve Mary ile birlikte güzel bir zaman geçirdiler.Tom and Mary had a nice time together.
Tom ve Mary birlikte iyi vakit geçirdiler.Tom and Mary had a good time together.
Tom ve Mary, satranç oynayarak iyi bir zaman geçirdiler.Tom and Mary had a good time playing chess.
Tom günün çoğunu yerel bir dergi için bir makale yazarak geçirdi.Tom spent the better part of the day writing an article for a local magazine.
Kızım beyin sarsıntısı geçirdi.My daughter had a concussion.
Biz gerçekten çok iyi vakit geçirdik.We had a really good time.
Bir kaza geçirdi ve bacağını kırdı.He had an accident and fractured his leg.
Onun konuşması bizi harekete geçirdi.His speech moved us.
Geçen hafta bir Segway kazası geçirdim.I had a Segway accident last week.
Tom, Mary ve John Cumartesi gününü yetenek gösterisi için uygulama yaparak geçirdi.Tom, Mary and John spent Saturday practicing for the talent show.
Tom Mary'nin hafta sonunu nerede geçirdiğini merak etti.Tom wondered where Mary had spent the weekend.
Tom Mary'nin iyi zaman geçirdiğinden emin olmak için zahmete katlandı.Tom went out of his way to make sure Mary had a good time.
Tom bütün sabahı sunumuna hazırlanmakla geçirdi.Tom spent the whole morning getting ready for his presentation.
Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.Tom spent the whole evening searching the Web for photos of famous people.
Tom bütün günü Fransızca telaffuz çalışarak geçirdi.Tom spent the whole day working on his French pronunciation.
Tom, bütün öğleden sonrayı tenis oynayarak geçirdi.Tom spent the whole afternoon playing tennis.
Tom bütün geceyi gölün yanında küçük bir kabinde geçirdi.Tom spent the night in the small cabin near the lake.
Tom geceyi eski bir avcı kulübesinde geçirdi.Tom spent the night in an old hunting shack.
Tom bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.Tom spent all morning stacking firewood.
Tom bütün günü çatıdaki sızıntıyı tamir etmek için uğraşarak geçirdi.Tom spent all day trying to fix the leak in the roof.
Tom tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.Tom spent all day looking around antique shops.
Tom parmaklıklar ardında birkaç yıl geçirdi.Tom spent a few years behind bars.
İlgili Sayfalar