geçirdi ile cümle
geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Köpeğim bir kalp ameliyatı geçirdi.My dog had an operation.
Ben bir kalp ameliyatı geçirdim.I had an operation.
O bir kalp ameliyatı geçirdi.He had an operation.
O kalp ameliyatı geçirdi.He had heart surgery.
Ben kalp ameliyatı geçirdim.I had heart surgery.
Onlar hapishanede üç yıl geçirdi.They spent three years in prison.
Tom orada otuz dakikadan fazla geçirdi.Tom spent more than thirty minutes there.
Tom Mary ile Boston'da bir hafta geçirdi.Tom spent a week with Mary in Boston.
Tom ve Mary birlikte harika zaman geçirdiler.Tom and Mary had a great time together.
Tom telefonda otuz dakika geçirdi.Tom spent thirty minutes on the phone.
Tom Boston'da yaklaşık bir hafta geçirdi.Tom spent nearly a week in Boston.
Sami altmış yılını hapishanede geçirdi.Sami spent six decades in prison.
Sami tüm yetişkin hayatını parmaklıklar arkasına geçirdi.Sami spent his entire adult life behind bars.
Sami, günü kızıyla geçirdi.Sami spent the day with his daughter.
Bütün sabahı yatakta geçirdim.I spent the entire morning in bed.
Tom hayatının geri kalanını hapiste geçirdi.Tom spent the rest of his life in prison.
Tom günü üç oğluyla birlikte geçirdi.Tom spent the day with his three sons.
Tom günü kızı ile birlikte geçirdi.Tom spent the day with his daughter.
Tom günü çocuklarıyla geçirdi.Tom spent the day with his children.
Tom pazartesi bütün günü Mary ile geçirdi.Tom spent all day Monday with Mary.
Bütün öğleden sonrayı kütüphanede geçirdim.I spent all afternoon in the library.
Tom ve ben bugün iyi vakit geçirdik.Tom and I had a good time today.
Leyla hapiste birkaç yıl geçirdi.Layla spent a few years in prison.
Leyla kırk dördüncü doğum gününden sonra inme geçirdi.Layla suffered a stroke days after her forty fourth birthday.
Sami hayatını milyon dolarlık anlaşmaları kontrol ederek geçirdi.Sami spent her life controlling million-dollar deals.
Leyla, Mısır'da harika bir vakit geçirdi.Layla has had a wonderful time in Egypt.
Tom'a cezaevinde zaman geçirdiğini söyleyecek misin?Are you going to tell Tom that you've spent time in prison?
Boston'da harika bir vakit geçirdim.I had a wonderful time in Boston.
Tom hapishanede birkaç yıl geçirdi.Tom spent a few years in prison.
Boston'da iyi bir vakit geçirdim.I had a good time in Boston.
Mary'nin ne satın aldığını ona söylediğimde Tom şok geçirdi.Tom was shocked when I told him what Mary had bought.
Leyla ve Sami romantik bir randevu geçirdi.Layla and Sami had a romantic date.
Leyla ve Sami tatlı küçük bir akşam geçirdiler.Layla and Sami had a sweet little evening.
Leyla istismarlı bir çocukluk geçirdi.Layla had an abusive childhood.
Sanırım çok iyi bir yıl geçirdik.I think we had a very good year.
Çok iyi bir yıl geçirdiğimizi düşünüyorum.I think we had a very good year.
Leyla çok acılı bir çocukluk geçirdi.Layla had a very painful childhood.
Leyla çok zor bir çocukluk geçirdi.Layla had a very difficult childhood.
Leyla tek başına uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night alone.
Leyla soğukta uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night in the cold.
Leyla taşrada yalnız başına uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night alone in the outback.
Leyla bütün bir günü hayati ilaç olmadan geçirdi.Layla went a full day without vital medication.
Leyla su olmadan 48 saat geçirdi.Layla spent 48 hours without water.
Hiç burada daha önce vakit geçirdin mi?Have you ever spent time here before?
Sami ve Leyla gerçekten iyi bir vakit geçirdiler.Sami and Layla had a really good time.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Sami Leyla'yla daha fazla zaman geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami ve Leyla, Kahire'de birkaç gün geçirdi.Sami and Layla spent a few days in Cairo.
Tom kazadan sonra komada on gün geçirdi.Tom spent ten days in a coma after the accident.
Sami, Leyla ile zaman geçirdi.Sami spent time with Layla.
Tom Mary'nin onu yaparak zor zaman geçirdiğini farkeden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary was having a hard time doing that.
Tom, Mary'nin hapishanede vakit geçirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had spent time in prison.
Tom ve Mary günü sahilde geçirdi.Tom and Mary spent the day at the beach.
Tom yazı nasıl geçirdi?What did Tom do over the summer?
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nü birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent Valentine's Day together.
Sami dertsiz bir çocukluk geçirdi.Sami had a care-free childhood.
Biz güzel bir zaman geçirdik.We had a beautiful time.
O, kamera görüntüsünü kare kare gözden geçirdi.He reviewed the footage frame by frame.
Tom uyum sağlamak için çok zor zaman geçirdi.Tom had a very difficult time adapting.