geçirdi ile cümle
geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ofiste kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day at the office.
Tom bütün günü plajda geçirdi.Tom spent all day on the beach.
Kaza geçirdiğini duydum.I heard you had an accident.
Bazı güzel zamanlar geçirdik.We've had some good times.
Tom işte kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day at work.
Bir kaza geçirdiniz mi?Were you in an accident?
Sen iyi bir yıl geçirdin.You've had a good year.
Tom iyi bir gece geçirdi.Tom had a good night.
Kötü bir hafta geçirdim.I've had a bad week.
Güzel vakit geçirdik.We had a nice time.
İyi bir gün geçirdik.We had a good day.
Tom beyin kanaması geçirdi.Tom had a stroke.
Geçen pazarı evde dinlenerek geçirdim.I spent last Sunday relaxing at home.
Bizim kampta bir sürü iyi zaman geçirdik.We had a lot of good times in our camper.
Tom öğleden sonrayı broşürleri dağıtarak geçirdi.Tom spent the afternoon handing out leaflets.
İlginç bir gün geçirdiğini anlıyorum.I understand you had an interesting day.
Tom tekneyi gölün karşısına geçirdi.Tom rowed the boat across the lake.
Tom işte gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day at work.
Tom bir kayak kazası geçirdi.Tom had a skiing accident.
Ben bütün haftayı yalnız geçirdim ve ben konuşmayı özledim.I spent the whole week alone, and I longed for conversation.
Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.Tom ran his fingers through Mary's hair.
Hiç gıda zehirlenmesi geçirdin mi?Have you ever gotten food poisoning?
O, ölmeden önce hastanede bir aydan daha fazla bir süre geçirdi.Before dying, he spent more than a month in hospital.
Tom bir trafik kazası geçirdi.Tom was in a traffic accident.
O sinir krizi geçirdi.She had a nervous breakdown.
Bir anksiyete krizi geçirdim.I had an anxiety attack.
Senato dün tasarıyı geçirdi.The Senate passed the bill yesterday.
Tom zamanın çoğunu balık tutarak geçirdi.Tom passed most of the time fishing.
Bu sabahı Tom'la telefonda geçirdim.I spent this morning on the phone with Tom.
Tom hafta sonunu evimizde geçirdi.Tom spent the weekend at our place.
Tom elini saçının içinden geçirdi.Tom ran his hand through his hair.
Tom Boston'da birkaç ay geçirdi.Tom spent a few months in Boston.
Tom sinir krizi geçirdi.Tom had a nervous breakdown.
Tom kaba bir çocukluk geçirdi.Tom had a rough childhood.
Günü Tom'la geçirdim.I spent the day with Tom.
Bütün hayatımı senin gibi birini arayarak geçirdim.I've spent my whole life looking for someone like you.
Tom kötü bir çocukluk geçirdi.Tom had a terrible childhood.
Dün gece harika bir zaman geçirdik.We had a great time last night.
O sınav kağıdını dikkatle gözden geçirdi.He revised his exam paper with attention.
Felç geçirdin, değil mi?You had a stroke, didn't you?
Beyin kanaması geçirdik.We had a stroke.
Felç geçirdiler.They had strokes.
Kızım, bir çocuk olarak, sıklıkla astım atakları geçirdi.My daughter, as a child, often suffered from asthma attacks.
Günü hapşırarak geçirdim.I spent the day sneezing.
Tom neden hapishanede zaman geçirdi?Why did Tom spend time in prison?
Tom'la kaç saat geçirdin?How many hours did you spend with Tom?
Mary ilk çocuğunun doğumundan sonra şiddetli bir doğum sonrası depresyon geçirdi.Mary suffered from severe postnatal depression after the birth of her first child.
Bütün günü sahilde geçirdiler.They spent the whole day at the beach.
Ne yapmam gerektiğini düşünerek tüm öğleden sonrayı geçirdim.I spent all afternoon thinking about what I should do.
Odamı temizleyerek bütün günü geçirdim.I spent all day cleaning my room.
Bütün günü kütüphanede geçirdim.I spent all day in the library.
Bütün günü Tom'u düşünerek geçirdim.I spent all day thinking about Tom.
Bütün günü TV izleyerek geçirdim.I spent all day watching TV.
Bütün günü Tom'la geçirdim.I spent all day with Tom.
Ne yapmam gerektiğini merak ederek bütün günü geçirdim.I spent all day wondering what I should do.
Bu rapor üzerinde çalışarak bütün geceyi geçirdim.I spent all night working on this report.
Bu öğleden sonra Tom'la birlikte laboratuvarda üç saat geçirdim.I spent three hours in the lab with Tom this afternoon.
Zor bir öğleden sonra geçirdim.I've had a tough afternoon.
Zor bir hafta geçirdim.I've had a tough week.
Zor bir yıl geçirdim.I've had a tough year.
İlgili Sayfalar