geçim sıkıntısı ile cümle

geçim sıkıntısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
33
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Bu düşüşün en büyük sebebi işsizliğin yol açtığı geçim sıkıntısıdır.The chief cause of the downturn appeared to have been loss of operational efficiency.
Köydeki istihdam ve geçim sıkıntısı bir hayli fazladır .The integrity and condition of the estate as a whole is exceptionally high.
Babası bir otobüs şoförü idi be aile geçim sıkıntısı yaşıyordu.His father was a bus-driver in civilian life.
Etnik gerginlikler yatışsa da, geçim sıkıntısı sorun olmaya devam ediyor.Though ethnic tensions have eased, making ends meet remains a struggle.
Hayatının sonlarına doğru geçim sıkıntısı çekmeye başladı.Il commence à perdre la vue à la fin de sa vie.
Bu nedenle geçim sıkıntısı çeken aileler bulunmaktadır.Que les relations familiales en souffrent parait inévitable.
Göçün ana nedenleri arasında geçim sıkıntısı vardır.Entre causas indirectas hacia la causa interna.
Bu düşüşün en büyük sebebi işsizliğin yol açtığı geçim sıkıntısıdır.Debido a la crisis económica su principal aspiración será acabar con el paro.
Kısa sürede bunun kolay bir iş olmadığını anladılar ve geçim sıkıntısına düştüler.Presto scopriranno che non è stata una buona idea...
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Il 42% della popolazione è straniero, qui presente per lavoro o studio.
Bir süre geçim sıkıntısı çekti.И ей пришлось пережить тяжёлый момент.
Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı.Из-за нищеты был вынужден рано бросить школу и пойти работать.
Tüm aile mal varlıklarını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü.De familie is door allerlei ellende aan lager wal geraakt.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Około dwie trzecie z nich umiera bezpośrednio lub pośrednio w wyniku starzenia się.
İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten sonra geçim sıkıntısı nedeniyle okulu bıraktı.Przerwała jednak studia po drugim roku, ponieważ zaszła w ciążę.
Bu göçlerin ana nedeni işsizlik ve geçim sıkıntısıdır.Głównymi problemami tej społeczności były brak pracy i mieszkań.
Bir süre geçim sıkıntısı çekti.Najprawdopodobniej przeżywał wówczas chwile depresji.
Hayatının sonlarına doğru geçim sıkıntısı çekmeye başladı.Det verkade som om han hamnade i små omständigher mot slutet av sitt liv.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Objevují se dechové obtíže.
Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı.Přes počáteční pochyby se škola do díla pustila.
Artan işsizlik ve geçim sıkıntısı, halkı göçe zorlamıstır.Boji a bitvami míříme stále výš, Lid je pánem svého osudu.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Experiența întreruptă.
Hayvancılığın parasal değerinin düşmesiyle köylünün geçim sıkıntısını artırdı.Az állatkivitelből a mezővárosi polgárság jelentős vagyont halmozott fel.
Babası bir otobüs şoförü idi be aile geçim sıkıntısı yaşıyordu.Perheen isä oli kuorma-autonkuljettaja ja perheen toimeentulo oli niukkaa.
Geçim sıkıntısı çekince Mısır’a giderek devlet hizmetinde çeşitli görevler aldı.I takt med farens sviktende helse fikk han stadig flere oppdrag i regjeringen.
Bu düşüşün en büyük sebebi işsizliğin yol açtığı geçim sıkıntısıdır.Hậu quả tồi tệ nhất của sự suy giảm này là tình trạng thất nghiệp gia tăng.
Bir süre geçim sıkıntısı çekti.しばらくして騒ぎになった。
Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı.由于他转了专业,所以失掉了那份奖学金。
Ailesinin geçim sıkıntısı nedeniyle hiç okula gitmedi.但因家庭困难,均未入学。
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Наблюдава се умствено изоставане.
Kısa sürede bunun kolay bir iş olmadığını anladılar ve geçim sıkıntısına düştüler.Brzo je postalo jasno da to neće ići glatko i bez problema.
Bir süre geçim sıkıntısı çekti.Preživljal je nemirno obdobje.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Ji patiria persileidimą.

İlgili Sayfalar