Oyuna iki geçişim var.I have two passes to the game.
Bu, şimdiye kadar bir sınavı ilk kez geçişim.This is the first time I've ever passed an exam.
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?But what if that intimacy began long before you faced your own transition from life into death?
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Sort of through the turmoil and the opportunities and the incidents of the real world.
Döngüden ilk geçişimizde...And then we go into the "for" loop. So the first time we go through the for loop...
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Dar ce-ar fi dacă întâlnirea s-ar produce mult înainte de propria trecere de la viaţă la moarte?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Et si ce rapport commençait bien avant d'être confronté à son propre passage de la vie à la mort ?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?그런데 그런 친밀감이 삶이 죽음으로 바뀌게 되는 개개인의 전환점 이전이라면 어떻겠어요?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Maar wat als die ontmoeting begon lang voor je eigen overgang van het leven naar de dood?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Pero ¿qué pasaría si esa intimidad comenzase mucho antes de nuestra propia transición de la vida a la muerte?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Але що, якщо ця близькість почалася задовго до того, як Ви зіткнулися з власним переходом від життя до смерті?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Ами ако тази близост е започнала дълго преди да срещнат собственото си преминаване от живота към смъртта?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Но что, если бы эта встреча случилась задолго до вашего перехода в мир иной?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?אבל מה אם האינטימיות הזו תתחיל הרבה לפני רגע המעבר שלנו מן החיים למוות?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?自分自身の生と死に向き合う- ずっと前に始まるとしたら どうでしょうか 死と一緒に暮らすとしたら
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Ik weet dat er zich ongelofelijke dingen afspelen in hun hoofd maar ik kan daar niet bij.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Jeg ved at der sker fantastiske ting i disse menneskers sind, men jeg har ikke adgang til det.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Je sais qu'il y a ce truc incroyable qui se passe dans ces esprits, mais je n'y ai pas accès.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.믿기지 않는 일이 사람들의 생각 속에서 일어난다는 건 알고 있지만 그걸 알아낼 수가 없어요.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Sei que acontecem estas coisas incríveis na cabeça destas pessoas, Mas não tenho acesso a elas.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Sé que hay cosas increíbles sucediendo en las mentes de estas personas, pero no tengo acceso.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.So che nelle menti di quelle persone succedono cose incredibili, ma non he ho accesso.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Ştiu că se întâmplă lucruri incredibile în minţile lor, dar eu nu am acces la ele.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Tôi biết rằng điều lạ thường đó xảy ra trong tâm trí của những người này, nhưng tôi không tiếp cận được nó.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Tudom, hogy ezeknek az embereknek a fejében valami hihetetlen dolog történik, de nem férek hozzá.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Vem, da se v glavah tekmovalcev dogajajo neverjetna stvari, a do tega nimam dostopa.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Vím, že se v mysli soutěžících odehrávají neuvěřitelné věci, ke kterým ale nemám přístup.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.W ich umysłach dzieją się niesamowite rzeczy, ale nie mam do nich dostępu.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Знам, че невероятни неща се случват в съзнанието на тези хора, но нямам достъп до това.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.Я знаю, что в головах у всех этих людей происходят потрясающие вещи, но у меня нет к ним доступа.
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.אני יודע שדברים מדהימים קורים במוח של האנשים האלה אבל לי אין גישה לזה
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.أعلم ان هناك أشياء لا تصدق تحدث في داخل عقول هؤلاء الناس ولكني لا أستطيع الوصول إليها
Bu insanların zihinlerinde inanılmaz şeyler olduğunu biliyorum, ama oraya geçişim yok.それを見ることはできません だからこう考えました
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,""dla każdego z elementów, w zakresie"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Está diciendo, "cada vez que vamos a través de este ciclo," "por cada una de las cosas en el intervalo,"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Ez az mondja, hogy "minden esetben, amikor végrehajtjuk a ciklus," "a tartomány minden egyes elemére,"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Hij zegt: "Voor elke keer dat we door deze lus gaan", "voor al die dingen in die range"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"i 가 이 range() 의 리스트 원소들의 값을 참조하는데,
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,""jokaiselle listan elementille"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Sto dicendo, ogni volta che ripeto questo ciclo, per ogni elemento della serie
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"To říká, "po každém si projdeme tuto smyčku"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,""за всяко нещо в интервала"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"بشرط أن نكون في حدود المجموعة
Döngüden ilk geçişimizde...Amikor először lépünk bele a for ciklusba...
Döngüden ilk geçişimizde...Así que la primera vez que pasamos por el ciclo for...
Döngüden ilk geçişimizde...Ensimmäisen kerran, kun menemme silmukan läpi...
Döngüden ilk geçişimizde... İki farklı şekilde düşüneceğim. 1.) "kova" şeklinde düşünelim.la prima volta che entriamo nel ciclo vediamolo in due modi con le scatole
Döngüden ilk geçişimizde... İki farklı şekilde düşüneceğim.Alors la première fois que nous passons par la boucle [for]...
Döngüden ilk geçişimizde... İki farklı şekilde düşüneceğim.De eerste keer dat we door de "for loop" gaan..... je kunt er op twee manieren naar kijken.
Döngüden ilk geçişimizde...첫 번째 loop 에서는 ...
Döngüden ilk geçişimizde...Tak po raz pierwszy we go za pomocą pętli for...
Döngüden ilk geçişimizde...Първият път, когато обходим цикъла,
Döngüden ilk geçişimizde...في المرة الأولى التي نذهب فيها للحلقة "فور"...
Döngüden ilk geçişimizde...先ほど、変数を考える2つの方法について触れました。
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Através da confusão, das oportunidades e dos incidentes do mundo real.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.A través de la confusión, las oportunidades y las casualidades del mundo real.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Cez zmätok a príležitosti a náhody reálneho sveta.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Egyfajta zűrzavar, lehetőségek és a való világ történései nyomán.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Etwa durch den Tumult, die Gelegenheiten und und Zwischenfälle in der echten Welt.
Gerçek dünyaya ait kargaşaların, fırsatların ve olayların içinden geçişimiz gibi.Giống như đi qua một cơn bão giông và những cơ hội và sự kiện của thế giới thực.