Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Po divjem levu boš hodil in po kači, teptal boš leva mladiča in zmaja.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Po lvu a bazališku choditi budeš, a pošlapáš lvíče i draka.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Po lwie, i po bazyliszku deptać będziesz, lwię i smoka podepczesz.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Sinä kuljet leijonan ja kyykäärmeen ylitse, sinä tallaat nuorta jalopeuraa ja lohikäärmettä. -
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Sobre el león y la cobra pisarás; hollarás al leoncillo y a la serpiente
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Stupíš na leva a na jedovatého hada, pošliapeš ľvíča a draka.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Tu marcheras sur le lion et sur l`aspic, Tu fouleras le lionceau et le dragon.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Vei păşi peste lei şi peste năpîrci, şi vei călca peste pui de lei şi peste şerpi. -
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Zelfs als u een leeuw tegenkomt of op een adder trapt, gebeurt er niets.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Θελεις πατησει επι λεοντα και επι ασπιδα θελεις καταπατησει σκυμνον και δρακοντα.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.Ще настъпиш лъв и аспид; Ще стъпчеш млад лъв и змия.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.על שחל ופתן תדרך תרמס כפיר ותנין׃
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.على الاسد والصل تطأ. الشبل والثعبان تدوس.
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.你 要 踹 在 獅 子 和 虺 蛇 的 身 上 、 踐 踏 少 壯 獅 子 和 大 蛇
Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.你 要 踹在 獅子 和 虺蛇 的 身上 、 踐踏 少 壯獅 子 和 大蛇
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.De fapt, scopul este facem dreapta să treacă prin aceste două puncte albastre.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.E in realtà, l'obiettivo è quello di far passare la linea attraverso questi due punti blu.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.E na verdade, o objetivo é fazer com que a linha cruze esses dois pontos.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.Et effectivement, le but est de faire passer la ligne par ces deux points bleus.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.Faktisk er målet at få grafen til at gå igennem de 2 blå punkter.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.Het doel van deze module is om de lijn door de twee blauwe punten te laten gaan
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.I właściwie, celem jest aby ta prosta przechodziła przez te dwa niebieskie punkty.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.사실, 우리의 목표는 이 직선이 여기 파란 점 두 개를
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.Και βασικά, ο σκοπός είναι να κάνετε τη γραμμή να περάσει μέσα από τα δύο μπλε σημεία.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.И всъщност, целта е да направим правата да мине през тези две сини точки.
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.وفي الواقع، فإن الهدف هو جعل الخط يمر خلال هاتان النقطتان الزرقاوان
Aslında amaç doğruyu bu iki mavi noktadan geçecek şekilde yerleştirmek.実際には、これら2つの青い点を通過する直線にすることが目標です。 それがこのゲームのゴールです。
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.A Miniszterek Tanácsa, az Európai Parlamenttel folytatott konzultációt követően, egyhangúlag jár el.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.Consiliul de Miniştri hotărăşte în unanimitate, dupăconsultarea Parlamentului European.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.Diese Bestimmung steht dem nicht entgegen,dass das Recht der Union einen weiter gehenden Schutz gewährt .
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.Esta disposición no impide que el Derecho de la Unión conceda una protección más extensa.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.Ministerineuvosto tekee ratkaisunsa yksimielisesti Euroopan parlamenttia kuultuaan.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.Ministerrådettræffer afgørelse med enstemmighed efter høring af Europa-Parlamentet.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.PROJET DETRAITÉ ÉTABLISSANT UNECONSTITUTION POURL’EUROPE
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra oybirliğiyle harekete geçecektir.Rada Ministrów stanowi jednomyślniepo konsultacji z Parlamentem Europejskim.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.Beloppet som bankerna har att utkräva överstiger alltid beloppet i omlopp.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.Car le montant d'argent dû aux banques excédera toujours le montant d'argent disponible en circulation.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.- for beløbet af penge skyldt til bankerne, vil altid overgå beløbet af penge i omløb.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.돌고 있는 돈의 양보다 많기 때문이다
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.Količina denarja, ki ga je treba vrniti bankam, bo vedno presegala količino denarja v obtoku.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.Потому что денег, которые мы должны банку, всегда больше денег в обращении.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.Сумата на парите дължими на банките винаги ще надхвърля сумата на парите в обращение.
Bankalara borçlanılan para miktarı her zaman piyasadaki para miktarını geçecektir.حيث أن المال الذي يدين به الناس للبنك ,يتجاوز دائما كمية المال الموجودة في التداول
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Alcune sono molto vicine, oppure, come vi ho detto, già disponibili oggi, in un modo o nell'altro.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Algunos de ellos están muy cerca, o, como ya oyeron, ya están disponibles hoy en una forma u otra.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.어떤 것들은 아주 근접해 있고, 또는 여러분들이 들으신 바와 같이 이미 어떤 형태나 방법으로 현재 사용 가능하죠.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Niektóre z nich są już bardzo bliskie, lub, tak jak słyszeliście, są już dostępne, w takiej czy innej postaci.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Sommige dingen bestaan al bijna, of, zoals u hoorde, zijn al beschikbaar in één of andere vorm.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Unele dintre ele sunt foarte aproape, sau există deja, după cum aţi auzit, Într-o formă sau alta.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Някои от тях са много близо, или вече, както сте чули, са налични днес по някакъв начин или под някаква форма.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.Часть из них либо будет очень скоро, либо уже, как вы видели, есть сегодня в той или иной форме.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.כמה מהן קרובות מאד, או כמו ששמעתם, זמינות היום, בצורה כזו או אחרת.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.بعضها قريب جدا، أو كما سمعتم، قد تم توفيرها. على شكل ما.
Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.お聞きになった通り、すでに 何らかの方法や形で実現しているものもあります アルツハイマー病は
Beden duvara tırmanıp diğer tarafa geçecek ama sorun var olmaya devam edecek.A test megmássza a falat, de átérve a túloldalra ugyanúgy bajban lesz.
Beden duvara tırmanıp diğer tarafa geçecek ama sorun var olmaya devam edecek.Der Körper wird über die Wand klettern und immer noch Schwierigkeiten haben.
Beden duvara tırmanıp diğer tarafa geçecek ama sorun var olmaya devam edecek.El cuerpo escalará el muro, pasará al otro lado y todavía tendrás problemas
Beden duvara tırmanıp diğer tarafa geçecek ama sorun var olmaya devam edecek.Het lichaam zal de muur beklimmen, aan de andere kant geraken, en nog steeds het probleem hebben.
Beden duvara tırmanıp diğer tarafa geçecek ama sorun var olmaya devam edecek.Le corps escaladera le mur, ira de l'autre côté et malgré cela aura des ennuis.
Beklentileri neler ve beklentilerinin ötesine geçecek olan nedir?Jakie on ma oczekiwania i co wykracza poza jego oczekiwania?