Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.Pero tampoco es suficiente para justificar tanta masa.
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.Tapi itu juga tidak cukup untuk membentuk massa yang besar.
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.Αλλά αυτό δεν μπορεί να εξηγήσει τη μάζα.
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.Но он также не даст достаточного вклада, чтобы объяснить такую массу.
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.Това обаче не дава обяснение за тази маса.
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.אבל זה עדיין לא מסביר את המסה .
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.ولكن ذلك لا يفسر كمية الكتلة الموجودة أيضا.
Ancak bu gazlar eksik kütleyi karşılayabilecek kadar kütleye sahip değil.実際に ここでは通常物質よりも
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Andrea este un filtru de aer viu care absoarbe gazele toxice din aer, aerul contaminat din încăperi.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Andrea est un flitre à air vivant qui absorbe les gaz toxiques de l'air, de l'air intérieur contaminé.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Andrea es un filtro de aire viviente que absorbe gases tóxicos del aire contaminado del interior.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Andrea è un filtro d'aria vivente, che assorbe i gas tossici dall'aria, l'aria contaminata degli interni.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Andrea to żywy filtr powietrza, absorbujący toksyczne gazy ze skażonego powietrza wewnątrz budynku.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.안드레아는 오염된 실내 공기에서 독성 기체를 흡수하는 살아있는 공기 여과기입니다.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Το Αντρέα είναι ένα ζωντανό φίλτρο αέρα το οποίο απορροφά τοξικά αέρια από τον αέρα, σε κλειστό χώρο.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.Андреа е жив въздушен филтър, който абсорбира токсични газове от въздух, замърсен въздух на закрито.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş."Андреа"— это живой воздушный фильтр, который поглощает ядовитые испарения внутри помещений.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.אנדריאה הוא מסנן אויר חי שסופג גזים רעילים מאויר, אויר פנים מזוהם.
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.أندريا هي مصفي هواء حي يمتص الغازات السامه من الهواء، الهواء الداخلي الملوث .
Andrea havadan aldığı toksik gazları absorbe eden filtrede yaşıyor, kapalı hava zehirlenmiş.室内の汚染された空気の 有害物を吸着します これを実現するには ガス吸着能力を持つ
Atmosferde günümüzde var olan sera gazlarının miktarı bu noktayı geçmemiz halinde ikiye katlanabilir.대기에 있는 온난화 오염물질의 총량을 비교해볼때, 이 기점을 지나면 그 양은 두배가 될 수 있습니다.
Atmosferde günümüzde var olan sera gazlarının miktarı bu noktayı geçmemiz halinde ikiye katlanabilir.この臨界点を越えると2倍になりえます 既にアラスカの浅い湖では
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Ciśnienie powstaje, kiedy gazy czy cząsteczki wpadają na Ciebie.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Druck wird erzeugt durch Gase oder Moleküle, die auf dich stoßen.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.압력은 기체나 분자를 맞닥뜨림으로 인해 발생합니다
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Presión genera gases o moléculas chocar contra usted.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Tekanan yang dihasilkan oleh molekul gas atau menabrak Anda.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Tlak vzniká plyny nebo molekulami, které do vás narážejí.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Налягането се създава от газове или молекули, които се блъскат във вас.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.Тиск утворюється завдяки газам або молекулам.
Basınç içine darbeleme gazlar veya moleküller tarafından üretilir.המספר 100%, יסמן שכל קבוצות ההם על כל
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)A może efekt ekspozycji na biogaz... (Śmiech) A może efekt ekspozycji na biogaz... (Śmiech)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Kanske var det träskgas, men -- (Skratt) --
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)아마 도깨비였을지도 모르지요. 하지만-- (웃음)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Có lẽ, đó là do khí độc, nhưng mà (Tiếng cười) tôi biết những gì mình nhìn thấy chứ.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Misschien was het moerasgas, maar -- (Gelach) -- ik weet wat ik zag.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Možná to byl bahenní plyn, ale -- (Smích) já vím, co jsem viděl.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.O forse erano gas tossici ma... (Risate) io so cosa ho visto.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Poate a fost gaz de mlaștină, -- (Râsete) dar eu știu ce am văzut.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Talvez fosse gás dos pântanos, mas... (Risos) ... eu sei o que vi.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Μπορεί και να ήταν αέρια από βάλτους, αλλά − (Γέλια) ξέρω τι είδα.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Може би беше блатен газ, но -- (смях) знам какво видях.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Может, это действие болотного газа, но — (Смех) я знаю, что я видел.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Peut-être que c'était des feux-follets, mais -- (Rires)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Talán mocsárgáz volt, de... (Nevetés)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Tal vez fue un "gas de pantano", pero -- (Risas)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Vielleicht war es auch wegen des Sumpfgases, aber -- (Gelächter)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)אולי היה שם גז ביצות, אבל -- (צחוק)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)ربما هو مستنقع غاز لكن -- ( ضحك )
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)(笑)- わたしが見たことは確かです
Bir yönden neredeyse gazların alt kümesi diyebiliriz.Es casi un subconjunto dentro de los gases.
Bir yönden neredeyse gazların alt kümesi diyebiliriz.In gewisser Weise ist es fast eine Teilmenge von Gasen.
Bir yönden neredeyse gazların alt kümesi diyebiliriz.어찌보면 기체상태와 거의 같다고 할 수 있지만
Bir yönden neredeyse gazların alt kümesi diyebiliriz.Svým způsobem je to jakási podmnožina plyny.
Biz günlük hayatımızda katı, sıvı ve gazlara daha çok rastlasak bile..Aunque en nuestra vida diaria encontramos sólidos líquidos y gases mucho más.
Biz günlük hayatımızda katı, sıvı ve gazlara daha çok rastlasak bile..우리가 사는 지구에서는 고체, 액체, 기체가 훨씬 흔하죠
Biz günlük hayatımızda katı, sıvı ve gazlara daha çok rastlasak bile..Obwohl in unserem Alltag, begegnen wir wahrscheinlich Feststoffe, Flüssigkeiten und Gase viel mehr.
Biz günlük hayatımızda katı, sıvı ve gazlara daha çok rastlasak bile..Přestože ve svém každodenním životě se setkáváme s pevnými látkami, kapalinami a plyny množem častěji.
Bu gazların nereden sızdığını bulacağız. Geldikleri yerlerin meyilini ölçebiliyoruz.Określimy, skąd wydobywają się te gazy, badając ich gradient.
Bu gazların nereden sızdığını bulacağız. Geldikleri yerlerin meyilini ölçebiliyoruz.Vom localiza cu precizie unde sunt emanate aceste gaze pentru că putem măsura poziția de unde vin.