Ana içeriğe geç
Sözlük

gazlar ile cümle

gazlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gazlar birbiriyle her oranda karışabilir.Het gas kan elke kant op gericht worden.
1702’de, Guillaume Amontons gazların gözlemleyerek mutlak sıfır kavramını tanıttı.In 1702 had Guillaume Amontons al eens gespeculeerd over zo'n absoluut nulpunt.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Stuwkracht wordt alleen opgewekt door de hete gassen die van achteren de machine uit worden gestuwd.
Su ve gazlara karşı geçirgenliği azdır.Przepuszcza jedynie wodę i gazy.
Gazların aksine, plazmalar elektrik akımını iletirler.Jak plastyki przewodzą prąd elektryczny?
Bu gazların birikmemesi için gaz uzaklaştırma bacaları yapılması gerekir.Zapobiega przedostawaniu się gazów z tych pomieszczeń.
Süpernova sonucu oluşmuşlarda gazlar çeşitli etkiler sayesinde dağılırlar ve garip şekiller oluşur.Dodatkowo, wiejący wiatr rozwiewał gazy nadając im dziwne kształty.
Dağ sıcak su ve gazlar püskürtme evresindedir.Zasiedla ciepłe i płytkie wody stojące.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Prowadził prace nad przewodnictwem prądu elektrycznego przez gazy.
1912 yılında gazlardaki opalleşme (yanardönerlik) üzerine yaptığı çalışmalar için bir ödül aldı.År 1912 tilldelades han ett pris för sitt arbete med opalescens i gaser.
Su ve gazların çoğu Newton yasasına uyarlar ve Newtonyen akışkanlar olarak adlandırılırlar.Många vätskor, till exempel vatten, och de flesta gaser följer Newtons kriteria och kallas newtonska vätskor.
Bu, ideal gazlar için bile geçerlidir.Ovan angivna förutsättningar gäller en ideal gas.
Bu sırada diğer gazlar üretilir.Numera används andra jäsningsprodukter.
Daha sonraları bu gazlar yakınlaşarak bir gaz bulutu oluştururlar.Snart såg de ett moln närma sig.
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann generaliserade sedan Maxwells fördelning för fallet med gaser i externa fält.
Soy gazlar oksitleri oluşturmazlar.Denna sork skapar inga förråd.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Överskottsvärmen måste på något sätt ledas bort från motorn.
Diğer bileşenleri; etan (C2H6), propan(C3H8), bütan (C4H10) gazlarıdır.Gasen består till stor del av propan (C3H8) och butan (C4H10).
Ardından bu alan havalandırılır ve zehirli fumigant gazların uzaklaştırılması sağlanır.Detta resulterar i att cellen rör sig bort från det giftiga ämnet.
Gazlar hava moleküllerini meydana getirirler.Denna värme gör att luftens molekyler sätts i rörelse.
1930lu yılların sonunda İsviçreli fizikçi Walter Jaeger zehirli gazlar için bir sensör icat etmeyi denemiştir.Наприкінці 1930 року, швейцарський фізик Вальтер Ягер, спробував винайти давач для отруйного газу.
Sülfür dioksit (SO2) ve diğer gazlardan oluşan aerosoller dünya çevresinde dağılmıştır.Аерозоль, що утворився з діоксиду сірки (SO2) та інших газів розповсюдився по всьому світу.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.У 1845 році Майкл Фарадей зміг здійснити зріджування більшості відомих тоді газів.
Soy gazların her biri, tamamen dolu değerlik elektron kabuğuna sahiptir.Кожен з трьох резервуарів має велику газову шапку.
Kundakçı: İnsanların evini gazlarsınız.Квартирне питання продовжує псувати людей.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Займався вивченням електропровідності газів.
Bu yasaların tamı tamına geçerli olduğu tüm gazlara, ideal gaz denir.Закон справедливий для газів, близьких до ідеальних.
Gazlar ve su tazyikle dışarı fışkırırlar.Вони виділяють газ, воду й грязь.
1886'da, seyreltik çözeltilerle gazlar arasındaki benzerliği kanıtladı.V roce 1886 dokázal podobnost mezi chováním zředěných roztoků a plynů.
İnert gazlar, genel olarak istenmeyen kimyasal reaksiyonların numuneyi etkilemelerini önlemek için kullanılır.Inertní plyny se obecně využívají k zabránění nechtěným chemickým reakcím poškozujícím vzorek.
Aynı zamanda ateşleme tehlikesi olmaksızın patlayıcı gazların bulunduğu ortamlarda da kullanılabilirler.Mohou být také použity v prostředích, kde jsou přítomny výbušné výpary, bez nebezpečí vznícení.
Sıvı ve gazların hacim birimleride litredir.Tekutiny dělíme na kapaliny a plyny.
Alvarez reaktörün üretti, xenon 133, radyoaktif gazları tespit edecek sistem taşıyan uçak teklifini sundu.Alvarez navrhl využití detekčního letounu, který by hledal stopy radioaktivních prvků, zejména xenonu 133.
Bu işlem, gazları birleşmesine neden oldu.To znamená jediné, někdo je omámil plynem.
Aynı zamanda ateşleme tehlikesi olmaksızın patlayıcı gazların bulunduğu ortamlarda da kullanılabilirler.Ele pot fi utilizate și în medii în care sunt prezente gaze inflamabile, fără pericol de explozie.
Örneğin metan tabii gazların temel maddesidir.Compania folosește gazul metan ca materie primă.
Bugünkü atmosferde %78 azot, %21 oksijen, %1 çeşitli gazlar bulunur.Compoziția chimică aproximativă a aerului este de 78 % azot, 21 % oxigen și 1 % alte gaze.
Bu yasaların tamı tamına geçerli olduğu tüm gazlara, ideal gaz denir.Azokat a gázokat, melyek ezen törvények szerint viselkednek, tökéletes (ideális) gázoknak hívják.
İdeal bir gaz yoktur ancak bazı gazlar, bu yasalara daha çok uyabilir.Ténylegesen tökéletes gázok nem léteznek, a valóságos gázok csak többé-kevésbé követik a gáztörvényeket.
Bazı soy gazlar tıp alanında doğrudan kullanıma sahiptir.Néhány nemesgáz közvetlenül is alkalmazható a gyógyászatban.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Gondoskodtak a zsilipek energiatakarékos működtetéséről.
Güneşte Fraunhofer hatları dış yüzeydeki gazlardan görülür.A Fraunhofer-féle vonalak a Nap színképében található sötét vonalak.
Bu, ideal gazlar için bile geçerlidir.Az additivitás fennáll még az ideális gázok térfogatára is.
Newton'un 3. Yasası uyarınca yüksek hızda gazları geriye iterken, kendisi ters yönde bir kuvvet oluşturur.Newton harmadik törvénye értelmében a kilépő nagysebességű gázsugár reakcióereje hat a sugárhajtóműre.
1986 - Kamerun'da Nyos volkanik gölünden çıkan zehirli gazlar yüzünden 1746 kişi öldü.1986 – Hiilidioksidikaasua purkautui vulkaanisesta Nyosjärvestä Kamerunissa.
Sebzenin praksis aralığında belirliği gazlara alerjisi olduğunu söylemiştir.Kontio on ilmoittanut olevansa allerginen hevosille.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Lämmityslaite on takana olevasta moottorista johtuen varsin tehoton.
1925 yılında, Semyonov, arkadaşı Yakov Frenkel ile birlikte gazların kinetik teorisi üzerinde çalıştı.Vuonna 1925 Semjonov tutki yhdessä Jakov Frenkelin kanssa höyryn tiivistymisen ja absorption kinetiikkaa.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Heidän tutkimuksensa käsitteli kaasun läpi kulkevia elektroneja.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.Το 1845, ο Μάικλ Φαραντέι είχε κατορθώσει να υγροποιήσει τα περισσότερα τότε γνωστά αέρια.
1912 yılında gazlardaki opalleşme (yanardönerlik) üzerine yaptığı çalışmalar için bir ödül aldı.Το 1912 πήρε βραβείο για τη δουλειά του πάνω σε αέρια.
Fakat altı tane gaz sıvılaşmaya karşı koymuştu bu yüzden o zamanlar bu gazlara “sabit gazlar” denmişti.Έξι αέρια, όμως, αντιστεκόντουσαν σε κάθε προσπάθεια υγροποίησης και ήταν γνωστά τότε ως "μόνιμα αέρια".
1886'da, seyreltik çözeltilerle gazlar arasındaki benzerliği kanıtladı.Το 1886 έδειξε ότι υπάρχει μία ομοιότητα ανάμεσα στη συμπεριφορά των αραιών διαλυμάτων και των αερίων.
Hava tabancası ve hava tüfekleri sıkışan gazları kullanır.Η κίνηση και ο ήχος από τα όπλα που συγκρούονται.
1933 yılında Linus Pauling, daha ağır soy gazların flor ve oksijen ile bileşik oluşturabileceğini öngördü.I 1933 forudså Linus Pauling, at de tungere ædelgasser kunne danne forbindelser med fluor og oxygen.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.I mange sammenhænge bruges ædelgasserne til at skabe en inert atmosfære.
Krypton, diğer asal gazlar gibi aydınlatma ve fotoğrafçılıkta da kullanılır.Krypton kan, ligesom de andre ædelgasser, bruges til belysning og fotografi.
Diğer bileşenleri; etan (C2H6), propan(C3H8), bütan (C4H10) gazlarıdır.Gassen består hovedsageligt af propan (C3H8) og butan (C4H10).
Entropinin hacme bağımlılığı tüm ideal gazlar için aynıdır.Clapeyron er skaberen af Idealgasligningen.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.Michael Faraday hadde i løpet av 1845 klart å kondensere de fleste permanente gasser som var kjent på den tid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod