Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.Per i gas fluorurati, i paesi possono invece scegliere un altro anno.
Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.Pre fluórované plyny si krajiny môžu vybrať iný rok.
Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.Pro fluorované plyny si jednotlivé země mohou zvolit místo roku 1990 jiný rok.
Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.Voor gefluoreerde gassen kunnen de
Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.Za fluorirane pline lahko države izberejo drugo leto.
Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.Για τα φθοριούχα αέρια, οι χώρες μπορούν να επιλέξουν ένα άλλο έτος αντί για το 1990.
Flüorlu gazlar için, ülkeler bunun yerine başka bir yıl seçebilir.За флуорните газове страните могат да си изберат друга година.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.우리는 무모하게 화석연료를 태우면서 온실 가스를 만들고, 그 결과로 기후 변화가 일어납니다.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.יש לנו בעירה חסרת אחריות של דלקי מאובנים, בנוסף למה שמכונה, גזי החממה האחרים, שמובילים לשינויים אקלימיים.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.ولدينا الحرق الإعتباطي للوقود الأحفوري إلى جانب غازات الاحتباس الحراري الأخرى، كما تسمى، أدت إلى تغير المناخ.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.それとともに温暖化ガスを排出し そして気候変動を引き起すのです やっと 世界中の人々は最近の 異常気候に気がつくようになったのです
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.C'était une étrange image : ces femmes debout devant ces énormes cheminées qui émettaient des gaz toxiques.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Dziwny widok: te kobiety przed ogromnymi kominami, z których leciał trujący dym.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era una imagen extraña: unas mujeres paradas frente a estas enormes chimeneas que emitían gas venenoso.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era una strana immagine queste donne, di fronte a queste enormi ciminiere che emettevano gas avvelenati.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era un tablou straniu: niște femei în fața acestor ruguri fumegânde ce emiteau un gaz toxic.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Странная картина: женщины стояли перед огромными дымовыми трубами, испускающими ядовитый газ.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.El concepto del recuento de gases es bastante abstracto.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.Il concetto di contare i gas è piuttosto astratto.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.Koncepcia výpočtu množstva plynov je dosť abstraktná.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.Metodika počítání plynů je poměrně abstraktní.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.Princippet om at tælle gasser er temmelig abstrakt.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.Zamisel o računanju plinov je precej abstraktna.
Gazların sayılması oldukça soyut bir kavramdır.Идеята за преброяване на газовете е доста абстрактна.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.De Wet van Henry zegt dat gassen in een vloeistof oplossen in verhouding tot hun partiële drukken.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.그리고 기체는 우리가 받는 부분압력에 비례해서 액체로 바뀐다고 하는 헨리의 법칙이 있습니다.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.ישנה תופעה שנקראת חוק הנרי שאומר שגזים מומסים בנוזל ביחס ישיר ללחץ המופעל עליהם.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.وهناك ظاهرة تسمى قانون هنري التي تقول أن الغازات تذوب في السوائل بما يتناسب مع مايتعرض له من الضغوط الجزئية.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.水圧に晒されている気体は各々の分圧に 比例して液体に溶けるのです 水圧に晒されている気体は各々の分圧に 比例して液体に溶けるのです 基本的に気体は体に取り込まれていきます
Gazlar odanın her yerine dağılıp yayılabilirken, sıvılar konuldukları kabın dbine doğru inerler.Celá se rozprostře dole v nádobě, místo aby zaujala tvar místnosti a expandovala.
Gazlar odanın her yerine dağılıp yayılabilirken, sıvılar konuldukları kabın dbine doğru inerler.Цялата течност попада на дъното на съда, като сякаш заема формата му и се разширява.
Gazlar odanın her yerine dağılıp yayılabilirken, sıvılar konuldukları kabın dbine doğru inerler.הוא נופל כולו לתחתית הכלי, בניגוד לגז, התופס את כל המרחב, ומתפשט.
Gazlar odanın her yerine dağılıp yayılabilirken, sıvılar konuldukları kabın dbine doğru inerler.وكلها ستتجمع في قعر الاناء مقارنة بالحالة التي تتمدد وتاخذ شكل الغرفة
Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.Båda antar samma form som behållaren.
Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.Ja se on kaasun ja nesteen ero.
Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.Takže v tom je rozdiel medzi kvapalinami a plynmi.
Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.To je rozdíl mezi kapalinou a plynem: plyn je stlačitelný, kapalina není.
Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.נוזלים וגזים: הגזים דחיסים והנוזלים אינם דחיסים.
Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.بين السائل والغاز: الغاز قابل للإنضغاط, والسائل غير قابل للإنضغاط.
Gazlar ve sıvılar arasındaki fark budur.Dokonca ho môžeme stlačit a zmenšiť celý objem.
Gazlar ve sıvılar arasındaki fark budur. Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.Så det er forskellen mellem en væske og en gas; gas er kompresbar, væske er ikke.
Gazlar ve sıvılar arasındaki fark budur. Gazlar sıkıştırılabilirken, sıvılar sıkıştırılamaz.И това е разликата между течност и газ: газът е сгъстим, течностите - не.
Gazlar ve sıvılar arasındaki fark budur.את הנפח שלו. אם כך, מהו ההבדל בין
Gazlar ve sıvılar arasındaki fark budur.الحجم الكلى اصغر. هذا هو الفرق بين
Güneşin atmosferi, güneşten daha da sıcak olan ve parlayan gazlardan oluşuyor.Atmosfer terluar matahari, cincin gas bercahaya lebih panas dari matahari itu sendiri.
Güneşin atmosferi, güneşten daha da sıcak olan ve parlayan gazlardan oluşuyor.La atmósfera externa del sol un anillo de gases brillantes más calientes que el mismo sol
Güneşin atmosferi, güneşten daha da sıcak olan ve parlayan gazlardan oluşuyor.l'atmosfera esterna del Sole, un anello di gas incandescenti più caldi del Sole stesso.
Hava kalitesi Hava kirletici emisyonları Biyolojik çeşitlilik Sera gazları Tatlı Su DenizKakovost zraka Izpusti onesnaževal zraka Biotska raznovrstnost Izpusti toplogrednih plinov Celinske vode Morje
Hava kalitesi Hava kirletici emisyonları Biyolojik çeşitlilik Sera gazları Tatlı Su DenizLevegőminőség Légszennyezőanyag-kibocsátás Biológiai sokféleség Üvegházhatásúgáz-kibocsátás Édesvíz Tenger
Hava kalitesi Hava kirletici emisyonları Biyolojik çeşitlilik Sera gazları Tatlı Su DenizLuchtkwaliteit Luchtverontreinigende emissies Biodiversiteit Broeikasgasemissies Zoet water Het mariene milieu
Hava kalitesi Hava kirletici emisyonları Biyolojik çeşitlilik Sera gazları Tatlı Su DenizLuftkvalitet Utsläpp av luftföroreningar Biologisk mångfald Utsläpp av växthusgaser Sötvatten Havsmiljö
Hava kalitesi Hava kirletici emisyonları Biyolojik çeşitlilik Sera gazları Tatlı Su DenizLuftqualität Luftschadstoffemissionen Biologische Vielfalt Treibhausgasemissionen Süßwasser Meeresumwelt
Hava kalitesi Hava kirletici emisyonları Biyolojik çeşitlilik Sera gazları Tatlı Su DenizΠοιότητα αέρα Εκπομπές αέριων ρύπων Βιοποικιλότητα Εκπομπές αερίων θερμοκηπίου Γλυκά ύδατα Θάλασσα
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H az élőhelyek (habitat) pusztítását jelenti, ide tartozik az üvegházhatású gázok okozta klímaváltozás.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H è la distruzione dell'Habitat, tra cui il cambiamento climatico ad opera dei gas serra;
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H는 서식지 파괴(Habitat destruction)를 가리키며 여기에는 기후 변화도 포함됩니다
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H kuvaa ympäristön tuhoamista, myös kasvihuonekaasujen aiheuttamaa ilmastonmuutosta.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil.."H" para a destruição do "habitat", incluindo a alteração climática forçada pelos gases de estufa.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H pour destruction d'Habitat, comprenant le changement climatique dû aux gaz à effet de serre.
H "habitat yıkımı" için; buna sera gazlarının yol açtığı iklim değişimi de dahil..H steht für Habitatszerstörung, inklusive Klimaänderung durch Treibhausgase.