H261 Su ile temas ettiğinde yanıcı gazlar yayar.H261 – A contatto con l'acqua libera gas infiammabili.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.В 1845 году Майкл Фарадей смог осуществить сжижение большинства известных тогда газов.
1912 yılında gazlardaki opalleşme (yanardönerlik) üzerine yaptığı çalışmalar için bir ödül aldı.В 1912 году он был удостоен премии за работу по опалесценции в газах.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Занимался изучением электропроводности газов.
Ksenon nadir bulunuşu sebebi ile diğer hafif soy gazlardan çok daha pahalıdır.Из-за своей малой распространенности ксенон гораздо дороже более легких инертных газов.
Havadaki gazların basınçları, insanların normalde alışık olduklarından daha farklıdır.Парциальное давление газов там отличается от такового в привычном для нас воздухе.
Gazların çözünürlüğü ise basınçla doğru orantılıdır.Вы можете сравнить это с давлением газа.
Bu doğrultuda helyum, soy gazlar kuralına uyan bir gazdır.Однако, именно они оснащаются новым газовым регулятором закрытого типа.
Sülfür dioksit (SO2) ve diğer gazlardan oluşan aerosoller dünya çevresinde dağılmıştır.Аэрозоль из диоксида серы и других газов распространился по всей атмосфере Земли.
Daha çok da hafif gazlar bulunur.Также, у них менее яркая окраска.
Tip olarak, gazla soğutmalı reaktör sınıfındandır (Gas Cooled Reactors; GCR).Станция имеет продвинутый реактор с газовым охлаждением (AGR) типа.
Başlıca bilimsel çalışmaları petrolün ve petrol gazlarının katalitik imalatı alanıyla ilgili olmuştur.Научные интересы сосредоточены в области эксплуатации нефтяных и газовых скважин.
P231+P232 Asal gazla elleçleyin.P232 — дальнейшее развитие Р230.
Sıvıların aksine, gazlar serbest yüzey oluşturamazlar.وعلى عكس السوائل ، لا يمكن أن تشكل الغازات سطحًا حرًا بمفردها.
Aynı zamanda ateşleme tehlikesi olmaksızın patlayıcı gazların bulunduğu ortamlarda da kullanılabilirler.ويمكن أيضا أن يتم استخدامهم في البيئات التي توجد فيها غازات متفجرة، دون خطر الاشتعال.
Soy gazların reaktiflik sıralaması Ne < He < Ar < Kr < Xe < Rn şeklindedir.تتبع شدة التفاعلية الترتيب الآتي Ne < He < Ar < Kr < Xe < Rn.
(MnO2) Ancak, bu gazlar hiçbiri ticari kullanım alanına sahip değildir.وهذا الثنائى لا يوجد لديه استخدام تجارى .
Atmosferin ana bileşenleri olan N2, O2 ve Ar gazları termal kızılötesinde enerjiyi yaymaz ve absorbe etmez.والمكونان الرئيسيان للغلاف الجوي هما N2 و O2، لا يمتصان أو يصدران أشعة تحت الحمراء.
Weezing çeşitli gazları birleştirerek daha zehirli karşımlar oluşturabilir.هذه الطريقة تمكن من مقارنة السمية النسبية لمواد مختلفة.
Atmosferdeki gazların %75'i bu bölümde bulunur.وتضم هذه الطبقة 75% من مجمل الغلاف الجوي.
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann posteriormente generalizada sua distribuição para os gases em campos externos.
Bazı soy gazlar tıp alanında doğrudan kullanıma sahiptir.Alguns gases nobres possuem aplicação direta na medicina.
Tip II hidratlar O2 ve N2 gibi gazlardan oluşur.O Tipo II é formado por gases como O2 e N2.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.Em muitas aplicações, os gases nobres são usados para prover uma atmosfera inerte.
Bu yasaların tamı tamına geçerli olduğu tüm gazlara, ideal gaz denir.A lei dos gases ideais é a chamada equação de estado do gás ideal, também chamado de gás perfeito.
Bu, ideal gazlar için bile geçerlidir.Esse princípio só se aplica aos gases ideais.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942 — Himmler decide dar início aos experimentos com prisioneiros em Auschwitz.
1886'da, seyreltik çözeltilerle gazlar arasındaki benzerliği kanıtladı.Em 1886, mostrou uma semelhança entre o comportamento de soluções diluídas e gases.
1925 yılında, Semyonov, arkadaşı Yakov Frenkel ile birlikte gazların kinetik teorisi üzerinde çalıştı.Em 1925, Semyonov, junto com Yakov Frenkel, estudou a cinética da condensação e adsorção de vapores.
Gazların birbiri ile oluşturdukları karışımlar homojendir.Todas as misturas gasosas são homogêneas.
Gazlara karşı etkili tedbirlerin alınması mümkündü, dönemin diğer silahlarından farklıydı.Mas sobreviver as chamas foi fácil se comparado ao que viria depois.
Kazan veya motor egzoz gazlarından kurum ve dumanları uzaklaştırmak için kullanılır.É usado para expelir a fuligen e a fumaça da caldeira ou gases exaustão do motor.
Gazlar birbiriyle her oranda karışabilir.Het gas kan elke kant op gericht worden.
Tip olarak, gazla soğutmalı reaktör sınıfındandır (Gas Cooled Reactors; GCR).De A1 reactor was van het type: Heavy Water Gas Cooled Reactor (HWGCR).
1702’de, Guillaume Amontons gazların gözlemleyerek mutlak sıfır kavramını tanıttı.In 1702 had Guillaume Amontons al eens gespeculeerd over zo'n absoluut nulpunt.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Stuwkracht wordt alleen opgewekt door de hete gassen die van achteren de machine uit worden gestuwd.
Elektrik veya doğal gazla ısıtılır.Deze kunnen zowel elektrisch als op gas verwarmd worden.
Polis gazla karşılık verdi.Policjanci odpowiedzieli gazem łzawiącym.
Su ve gazlara karşı geçirgenliği azdır.Przepuszcza jedynie wodę i gazy.
Gazların aksine, plazmalar elektrik akımını iletirler.Jak plastyki przewodzą prąd elektryczny?
Bu gazların birikmemesi için gaz uzaklaştırma bacaları yapılması gerekir.Zapobiega przedostawaniu się gazów z tych pomieszczeń.
Süpernova sonucu oluşmuşlarda gazlar çeşitli etkiler sayesinde dağılırlar ve garip şekiller oluşur.Dodatkowo, wiejący wiatr rozwiewał gazy nadając im dziwne kształty.
Dağ sıcak su ve gazlar püskürtme evresindedir.Zasiedla ciepłe i płytkie wody stojące.
Buna ek olarak, "soy" metallerin bir kısmı ince bir buhar halinde gazla birlikte alınır.W tym procesie część metali szlachetnych uwalniana jest wraz z gazem w postaci mgły.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Prowadził prace nad przewodnictwem prądu elektrycznego przez gazy.
1912 yılında gazlardaki opalleşme (yanardönerlik) üzerine yaptığı çalışmalar için bir ödül aldı.År 1912 tilldelades han ett pris för sitt arbete med opalescens i gaser.
Su ve gazların çoğu Newton yasasına uyarlar ve Newtonyen akışkanlar olarak adlandırılırlar.Många vätskor, till exempel vatten, och de flesta gaser följer Newtons kriteria och kallas newtonska vätskor.
Bu, ideal gazlar için bile geçerlidir.Ovan angivna förutsättningar gäller en ideal gas.
Bu sırada diğer gazlar üretilir.Numera används andra jäsningsprodukter.
Daha sonraları bu gazlar yakınlaşarak bir gaz bulutu oluştururlar.Snart såg de ett moln närma sig.
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann generaliserade sedan Maxwells fördelning för fallet med gaser i externa fält.
Soy gazlar oksitleri oluşturmazlar.Denna sork skapar inga förråd.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Överskottsvärmen måste på något sätt ledas bort från motorn.
Diğer bileşenleri; etan (C2H6), propan(C3H8), bütan (C4H10) gazlarıdır.Gasen består till stor del av propan (C3H8) och butan (C4H10).
Ardından bu alan havalandırılır ve zehirli fumigant gazların uzaklaştırılması sağlanır.Detta resulterar i att cellen rör sig bort från det giftiga ämnet.
Gazlar hava moleküllerini meydana getirirler.Denna värme gör att luftens molekyler sätts i rörelse.
1930lu yılların sonunda İsviçreli fizikçi Walter Jaeger zehirli gazlar için bir sensör icat etmeyi denemiştir.Наприкінці 1930 року, швейцарський фізик Вальтер Ягер, спробував винайти давач для отруйного газу.
Sülfür dioksit (SO2) ve diğer gazlardan oluşan aerosoller dünya çevresinde dağılmıştır.Аерозоль, що утворився з діоксиду сірки (SO2) та інших газів розповсюдився по всьому світу.
1845 yılında Michael Faraday bilinen gazların çoğunu sıvılaştırmayı başarmıştı.У 1845 році Майкл Фарадей зміг здійснити зріджування більшості відомих тоді газів.
Soy gazların her biri, tamamen dolu değerlik elektron kabuğuna sahiptir.Кожен з трьох резервуарів має велику газову шапку.