Gazinodaki üç saatten sonra, o, 2.000 dolar borçlu.After three hours in the casino, he's $2,000 in the hole.
O, bir gazino bayi.He's a casino dealer.
Gazino her zaman kazanır.The house always wins.
Gazino'da sık sık oyun oynadığı için, onun her zaman paraya ihtiyacı vardı.Since she often played at the casino, she always needed money.
Gazinoya gittim.I went to the casino.
"TRT-1, yılbaşında gazino gibi"."TRT-1, yılbaşında gazino gibi".
Gazinocu Tamer Taylan ile bir süre birlikte yaşadı.Aydoğan then lived with casino owner Tamer Taylan for a while.
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.The shrine welcomes visitors daily.
Bu grupla gazinolarda da konserler verdiler ancak lise mezuniyetiyle grup dağıldı.They met because they lived in the same apartment complex and both dropped out of music school.
O zamanki gazino sözü günümüz gazinolarıyla karıştırılmamalıdır.This term should not be confused with the gaonburha.
Bebek'te oturdu, birçok gazino ve tavernada çalıştı.He was born in Vilnius and played in various troupes and marionette-theaters.
Çakýl Gazinosu... ...yeni assolist olmuţtum, küçücük de bir kýzdým.What was I saying? Cakil Bar.
Festival ilk olarak Montrö Gazinosunda düzenlenmiştir.Das Thema wird im Voraus von der Festivalleitung entwickelt.
Ankara gazinolarında uzun süre kalmadı.Josquin ne resta pas longtemps à Ferrare.
Festival ilk olarak Montrö Gazinosunda düzenlenmiştir.Изначально фестиваль проводился в казино «Монтрё».
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Когда вокруг них стала собираться толпа зевак, они решили выйти на прогулку по побережью в сторону Яркона.
Sanatçı, aynı yıl Aralık ayında Sezen Aksu Aile Gazinosu için tekrar çalışmaya başladı.وفي شهر ديسمبر من العام نفسه بدأت الفنانة سيزين آكسو العمل مجدداُ من أجل كازينو العائلة.
Sonraki yıllarda İstanbul'da çeşitli restoranlarda, barlarda ve gazinolarda çalışırlar.في البرازيل، تُقدَّمُ في معظم المطاعم والحانات.
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.تلبية حاجيات المواطنين اليومية.
Ankara gazinolarında uzun süre kalmadı.Mas não foi longa Jankauskas.
CJ'yi çok sever, ta ki gazinosunu soyana kadar.Parece gostar da Gale mesmo depois de ela ter largado o rebanho.
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Aandacht van de kok voor de dieetbehoeften van de gasten.
1970'te şarkıcı olarak gazinolarda çalışmaya başladı.Rond 1970 stopte hij als zanger.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Do Kluczborka dotarły one pociągiem, a stamtąd furmankami przewieziono je do Jasienia.
Apti gazinoda Nevin'e aşık olan gangster Barut Osman'ı bir güzel rezil eder.Coop – kurczak nieszczęśliwie zakochany w Yin.
Bir gün yanlışlıkla girdiği bir gazino, kötü şansını bir anda değiştirir.En nattlig bilolycka slår i ett ögonblick sönder deras lycka.
Hiç kimse maske takmamıştı ve gazinoların müşterileri sayılıydı.Inga vestita ingår i släktet Inga och familjen ärtväxter.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.După ce a navigat de-a lungul coastei a intrat în Golful Paria.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Heidän jatkaessa matkaa aluksellaan he joutuivat rajuilmaan, ja ajelehtivat Kilikiaan.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Κατά την περίοδο αυτή που έμεινε στην παραλία, μια μπάλα του βόλεϊ ξεβράστηκε στην ακτή.
Ankara gazinolarında uzun süre kalmadı.Kekuasaan Demak di Jayakarta tidak berlangsung lama.
Kır gazinosu günlük misafirlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Benar-benar hanya sekadar untuk memenuhi kebutuhan nafkah sehari-hari pemiliknya.
Meyhaneye, Se7en Gazinolar Zinciri'nin sahibi Yılmaz Sevmez gelir.成為第七班成员之後,佐助對隊員並不關心。
Gazinolarda şarkıcılık yaptı.他曾在那个饭店做过歌手。
16 yaşında Taksim Belediye Gazinosu'nda şarkı söylemeye başladı.16살 때는 동네 술집에서 통기타로 "홍키통키" 음악을 실연했다.
Bir sokak dansı olan rueda çok popüler olmuş ve sonradan gazinolarda da icra edilmeye başlanmıştır.ההר היה יעד תיירותי פופולרי ויעד לעלייה לרגל עוד קודם לכן.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.האוניה הגיעה לחוף שמן בחיפה ומשם יצאו החברים העולים להקים את קיבוץ השומר הצעיר ברחובות.
Daha sonra burada "Beyaz Saray" adlı bir gazinoda çalışmaya başladı.בתקופה זו החל לעבוד בפיק"א שם הועסק כמדריך חקלאי בישובי האזור.
La Scala yapıldığı dönemde aynı zamanda fuayesindeki kumarbazlarla bir gazino gibi de kullanılmıştır.כמו רוב התיאטראות בתקופה ההיא, לה סקאלה שימש גם כקזינו, והמהמרים ישבו בפואייה.
Eski İstanbul Sheraton Oteli gazinosunun da ortaklarındandır.Има и все още работещ стар асансьор „Шиндлер“.
CJ'yi çok sever, ta ki gazinosunu soyana kadar.Crayu se to nije svidjelo i napustio je tvrtku CDC.
Hiç kimse maske takmamıştı ve gazinoların müşterileri sayılıydı.V igri ni bilo mask in vsi so nastopali bosih nog.