Onun gerçek anlamı üzerinde düşünelim özellikle de belli bir hacmin içindeki gazı ele alalım.Zamyslime sa trochu nad tým, čo to vlastne znamená, zvlášť keď si predstavíme plyn v nádobe s nejakým objemom.
Onun gerçek anlamı üzerinde düşünelim özellikle de belli bir hacmin içindeki gazı ele alalım.עכשיו, בוא נחשוב מה זה באמת אומר במיוחד כאשר אנחנו מדברים במושגים של גז בנפח
Onun gerçek anlamı üzerinde düşünelim özellikle de belli bir hacmin içindeki gazı ele alalım.الآن سوف نحاول أن نفسر ما معنى الظغط خصوصه عندما نتحدث عنه بالنسبه لحجم غاز محدد
Onun gerçek anlamı üzerinde düşünelim özellikle de belli bir hacmin içindeki gazı ele alalım.ガスの体積を考慮する際の 意味を見てみましょう。 ガスと液体の
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Australia, de exemplu, e dependentă din greu pe exportul de zăcăminte de fier, gaz natural spre China.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Australia przykładowo jest bardzo uzależniona od eksportowania rudy żelaza i gazu do Chin.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Australia, sebagai contoh, sangat bergantung pada ekspor bijih besi dan gas alam ke China.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Australië, bijvoorbeeld, is sterk afhankelijk van het exporteren van ijzererts en aardgas naar China.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Australien ist zum Beispiel sehr stark abhängig von seinen Eisenerz und Erdgas Exporten nach China.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Ausztrália például erősen függ a Kínába exportált vasérctől és földgáztól.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.예를 들어 호주의 대중국 주 수출 품목은 철광석과 천연가스입니다.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.L'Australie, par exemple, dépend fortement de l'export d'acier, et de gaz naturel vers la Chine.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Ví dụ Úc phụ thuộc rất nặng vào xuất khẩu quặng sắt, khí đốt tự nhiên cho Trung Quốc.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Австралия, например, е силно зависима от експортиране на желязна руда, природен газ, за Китай.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.Австралия, например, сильно зависит от Китая в сферах экспорта железной руды и природного газа.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.אוסטרליה לדוגמא, תלויה מאוד ביצוא עופרת ברזל וגז טבעי לסין.
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.أستراليا , كمثال , تعتمد إعتماداَ كبيراَ على تصدير خام الحديد , الغاز الطبيعي للصين .
Örneğin Avusturalya demir cevheri ve doğal gazın ihracı konusunda Çin'e son derece bağımlı.輸出先をほとんど中国に頼っています 貧困国に対しては 中国は関税を低くして
Örneğin,bir gazı görmek çok zordur.Beispielsweise ist es schwer, ein Gas zu sehen.
Örneğin,bir gazı görmek çok zordur.Například, je velmi těžké vidět plyn.
Örneğin,bir gazı görmek çok zordur.Na przykład, trudno jest zobaczyć gaz.
Örneğin,bir gazı görmek çok zordur.なぜそれは、ガスを参照するは難しいですか?
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.De exemplu, aici pun materialul în spatele balonului, care va fi umplut cu heliu.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Hier leggen ze het balloncanvas erachter neer in afwachting dat het met helium zal worden gevuld.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Ici par exemple, ils déposent la toile du ballon, qui sera plus tard remplie d'hélium.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Itt például a hőlégballon külső burkát terítik ki, amit majd feltöltenek héliummal.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.예를 들어, 여기서 그들이 헬륨으로 채워질 열기구의 천을 뒤에 눕히고 있습니다.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Na przykład tutaj kładą tkaninę na balon w tyle, którą potem napełni się helem.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Por ejemplo, aquí están extendiendo el globo que más tarde va a ser llenado de helio.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Por exemplo, aqui eles estão a estender o tecido do balão, que será depois enchido com hélio.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Qui ad esempio stanno stendendo il pallone, che verrà poi riempito con l'elio.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Sebagai contoh, mereka membentangkan kerangka balon di bagian belakang yang nantinya akan diisi dengan helium.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Ví dụ như, ở đây, đằng sau họ đang giăng tấm vải khinh khí cầu, sau đó bơm khí heli vào.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Zum Beispiel legen sie hier den Ballonstoff nach hinten, der schließlich mit Helium gefüllt wird.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Για παράδειγμα, εδώ απλώνουν το ύφασμα του αερόστατου το οποίο στο τέλος θα γεμίσει με ήλιο.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Вот, например, они раскладывают ткань шара, которая затем будет заполнена гелием.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.Например, тук те полагат балоновата материя зад себе си, която евентуално ще бъде напълнена с хелий.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.לדוגמא, כאן הם מניחים על הקרקע את אריג הבלון, אשר בסופו של דבר ימולא בהליום.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.على سبيل المثال، ها هم قد وضعوا نسيج البالون في الخلف، والذي سيتم في نهاية المطاف نفخه بالهليوم.
Örneğin, burada balonun kumaşını arka tarafa yerleştiriyorlar, bu da en son helyum gazıyla şişecek.ヘリウムを注入しようとしています 後方にある2台のトラックに
O zaman şimdi soru şu ki,bu gazı sıvı yapabilmek için gereken ısıyı nasıl ölçebiliriz. .Jetzt die Frage ist, wie messen wir die Menge von Hitze die es braucht, Wasser dazu zu bringen.
O zaman şimdi soru şu ki,bu gazı sıvı yapabilmek için gereken ısıyı nasıl ölçebiliriz. .las moléculas son polares ellas mismas.
O zaman şimdi soru şu ki,bu gazı sıvı yapabilmek için gereken ısıyı nasıl ölçebiliriz. .Teď je ještě otázkou, jak změříme množství tepla, které je zapotřebí, aby se toto stalo s vodou?
O zaman şimdi soru şu ki,bu gazı sıvı yapabilmek için gereken ısıyı nasıl ölçebiliriz. .Teraz pytaniem jest jak zmierzymy ilość ciepła która jest potrzebna, aby zrobić to samo z wodą?
O zaman şimdi soru şu ki,bu gazı sıvı yapabilmek için gereken ısıyı nasıl ölçebiliriz. .水にこれを行うにかかる? 私は実際に描画しますが、説明して、
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşan East kuvvetlerinin başındayken.Não é o mesmo que comandar as forças ocidentais, os soldados que foram veteranos de Isval.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşan East kuvvetlerinin başındayken.Nie wtedy, kiedy ma pan pod sobą jednostkę Eastern, twardych weteranów z Isvalu.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşan East kuvvetlerinin başındayken.No cuando está al cargo de las fuerzas armadas de Eastern, unos pocos soldados que son veteranos de Isvar.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşan East kuvvetlerinin başındayken.Non quando tu sei al comando delle forze di East City, che sono composte da abili soldati reduci da Isval.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşan East kuvvetlerinin başındayken.Όχι όταν ηγείστε των δυνάμεων του Ίστερν, σκληραγωγημένων στρατιωτών, βετεράνων του Ίσβαλ.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşan East kuvvetlerinin başındayken.Нет, если командуешь восточными войсками, и эти солдаты не такие, как ветераны Ишвала.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşanIkke når du har befalingen over styrkerne i Eastern.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşanInte när du för befäl över styrkorna i Eastern.
Özellikle Isval gazileri olan zorlu askerlerden oluşanJohdattehan Easternin joukkoja-
Parçacık gazıPropertyNameČástice plynuPropertyName
Parçacık gazıPropertyNameDeeltjesgasPropertyName
Parçacık gazıPropertyNameGas de partículasPropertyName
Parçacık gazıPropertyNameGás de partículasPropertyName
Parçacık gazıPropertyNameGasteilchenPropertyName
Parçacık gazıPropertyNameGaz cząsteczkowyPropertyName