New York Times gazetesinden aldığım bir makale var.Я знайшов цю статтю в New York Times.
New York Times gazetesinden aldığım bir makale var.あなたがグーグルで検索すれば、 確実に良いデーターを、
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.E ora vediamo come è apparsa la foto in un giornale ebreo ortodosso di Brooklyn.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Even kijken naar de foto in een orthodox-joodse krant uit Brooklyn.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Hãy xem bức hình này được đăng như thế nào trên tờ Orthodox Jewish tại Brooklyn.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Katsotaanpa miltä kuva näytti brooklyniläisessä ortodoksijuutalaisessa lehdessä.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.브룩클린에서 발행되는 정통파 유대인 신문에 나온 사진을 한 번 보시지요.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Most lássuk, hogy jelent meg a kép egy brooklyni ortodox zsidó újságban.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Oto to samo zdjęcie opublikowane w ortodoksyjnej żydowskiej gazecie z siedzibą w Brooklynie.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Regardons comment la photo est reproduite dans un journal juif orthodoxe basé à Brooklyn.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Schauen wir wie das Foto in einer jüdisch-orthodoxen Zeitung aus Brooklyn abgedruckt wurde.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Teraz sa pozrime na to, v akej podobe sa fotografia objavila v ortodoxných židovských novinách v Brooklyne.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Vamos ver como a foto ficou num jornal judaico ortodoxo sediado no Brooklyn.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Veamos cómo se publicó la foto en un periódico judío ortodoxo con sede en Brooklyn.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Ας δούμε πώς εμφανίστηκε αυτή η φωτογραφία σε μια Ορθόδοξη Εβραϊκή εφημερίδα που εδρεύει στο Μπρούκλιν,
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.А теперь давайте взглянем на фото, напечатанное в ортодоксальной еврейской газете, основанной в Бруклине.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Подивімось, як цю фотографію покажуть у православній єврейській газеті з Брукліна.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.בואו ונראה איך התמונה הזו פורסמה בעיתון יהודי שמרני שמשרדיו בברוקלין.
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.دعنا نري كيف تم تحريف الصورة في صحيفة يهودية أرثوذكسية مقرها في (بروكلين).
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.正統派ユダヤ教の新聞では このようになります ヒラリーがどこかへ いってしまいました(笑)
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.로이터 통신은 범죄율이 8시 30분에 올라갔다고 합니다 --
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Criminalitatea creştea la 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.De misdaad steeg om 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.I reati aumentavano alle 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Kriminaliteten steg kl.20.30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.La criminalité augmentait à 20:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.La delincuencia se elevaba a las 20:30h.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Tội phạm tăng lên vào lúc 8 giờ 30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Το έγκλημα αυξήθηκε στις 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.В 8:30 увеличивается преступность.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Престъпленията се увеличавали в 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.כמות הפשיעה עלתה ב-8:30. קראתי הודעת רויטר --
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.نسب الجريمة ارتفعت في الثامنة والنصف. كما كنت اقرأ في تقرير إخباري من رويترز --
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.インドのプロパガンダではなく イギリス通信社の報道ですが
The New Republic gazetesinde ortaya çıktı, o kadar kasıntı ki:"모마가 비디오 게임을 예술로 착각했다." 또 그래요.
The New Republic gazetesinde ortaya çıktı, o kadar kasıntı ki:שהופיע ב"הרפובליקה החדשה", כל כך יומרני,
The New Republic gazetesinde ortaya çıktı, o kadar kasıntı ki:التي خرجت من ذو نيو ريببليك ، مدعية جدا ،
The New Republic gazetesinde ortaya çıktı, o kadar kasıntı ki:リエル・リーボヴィッツ "MoMAは ビデオゲームを芸術だと誤解している
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.확실해요 제 고향 신문에 제가 1면을 장식했어요
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.6年間配達した地元の新聞に 私の顔が載ったのよ
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.A bola som si istá.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.A jsem si tím jistá.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Byłam pewna wygranej. Artykuł o mnie był na pierwszej stronie lokalnej gazety, którą dostarczałam przez 6 lat.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.En ik weet het zeker.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.És biztos vagyok benne.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.E sono proprio sicura di farcela, sai.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Et j'en suis sûre, vous savez.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Och jag är säker på det, ni vet.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Sunt sigură de asta.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Und ich war mir ganz sicher.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Và tôi chắc chắn, bạn biết đó.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Y estoy segura de esto.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Και είμαι σίγουρη για αυτό.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.И съм сигурна в това, знаете ли.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.И я уверена в этом, знаешь.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.ואני בטוחה בהצלחה שלי. הגעתי לשער העיתון של עיר הולדתי
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.وكنت واثقة جدا من قدرتي على الفوز بالمسابقتين فانا قد تصدرت صحيفة الحي التي
Wen Wei Po gazetesinde manşetteydik.이 건물이 "웬웨이포" 신문 1면에 등장하기도 했는데,
Wen Wei Po gazetesinde manşetteydik.A ajuns pe coperta ziarului Wen Wei Po.
Wen Wei Po gazetesinde manşetteydik.Apareció en la portada del diario Wen Wei Po.