gazetelere ile cümle

gazetelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Gazetelere göre adam sonunda itiraf etti.According to the papers, the man has finally confessed.
Gazetelere göre, kasabada büyük bir yangın vardı.According to the papers, there was a big fire in the town.
Gazetelere göre, o bugün burada olacak.According to the newspapers, he will be here today.
O, gazetelere genellikle kahvaltıdan önce bakar.He usually looks through the newspapers before breakfast.
Gazetelere bakmadı bile.He didn't even look over the papers.
Hangi gazetelere abone oldun?What newspapers have you subscribed to?
Duvarları kaplamak için eski gazetelere ihtiyacım var.I need old newspapers to cover the walls.
Gazetelere göre, François Bayrou anketlerde tekrar yükseliyor.According to the papers, François Bayrou is going up again in the surveys.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.In addition, he wrote letters almost every day to individuals and newspapers.
Bak şu gazetelere. Bir bak. Dejan'a yardım edin.Look at the papers, just look!
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.But this situation about the fake mark might show up in the newspapers.
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"I thought "Oh my God, maybe I can do the same with these boring newspapers."
Gazetelere güvenmediğini söyleyebilirsin.You can say you don't trust newspapers.
Ayrıca gazetelere ve edebi dergilere eleştirel yazılar yazdı.She also contributed critical essays to newspapers and literary journals.
Gazetelere çıktın mı hiç?Warst du schon mal in der Zeitung?
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Jetzt erwarte ich von jedem einzelnen von euch fast jeden Tag einen Brief.
Başkent ayrıca The Irish Times ve Irish Independent gibi önemli gazetelere de evsahipliği yapmaktadır.Aujourd’hui ses principaux concurrents sont l’Irish Times et l’Irish Independent.
Gazetelere göre adam sonunda itiraf etti.Según los periódicos, el hombre finalmente confesó.
Halkı bu konuda bilinçlendirmek için gazetelere yazılar yazar.Los familiares ponen avisos en los diarios para encontrarlo.
Oyun o kadar çok ilgi görmüştü ki gazetelere ve televizyonlara bile çıkmıştı.La interpretación tomó tal popularidad que llegó a ser comentada en periódicos, revistas y shows televisivos.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Ha scritto lettere quasi ogni giorno a singoli e giornali.
Oyun o kadar çok ilgi görmüştü ki gazetelere ve televizyonlara bile çıkmıştı.Fu un successo così straordinario che divenne una grande notizia per giornali e televisioni.
Listede yalnızca kayda değer gazetelere yer verilmiştir.В списке приведены лишь регулярные рейсы.
Yüzlerce mektup partinin kurucusu ve lideri olan Fethi Bey ile muhalefetin sesi olan gazetelere gönderildi.أرسل مئات الخطابات لفتحي بك مؤسس الحزب وقائده وللجرائد التي تمثل صوت المعارضة.
Halkı bu konuda bilinçlendirmek için gazetelere yazılar yazar.كتبت عن المصممين الاخرين اخبار هذا المجال .
1999'da, gazetelere yetişkin dergilerinde çıplak modellik yapmak isteğini belirten duyurular verdi.In 1999 reageerde ze op een advertentie in de krant om naakt te modelleren voor pornografische magazines.
Halkı bu konuda bilinçlendirmek için gazetelere yazılar yazar.Verschillende kranten stuurden journalisten om verslag te doen van deze zaak.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Dessutom skrev han brev nästan varje dag till individer och tidningar.
Başkent ayrıca The Irish Times ve Irish Independent gibi önemli gazetelere de evsahipliği yapmaktadır.Landets viktigaste tidningar såsom The Irish Times och Irish Independent finns också i staden.
Öğrencilik yıllarında gazetelere edebi yazılar yazdı.У студентські роки вже багато писав до газет.
Yazdığı hikâyeleri ve şiirleri çeşitli dergilere ve gazetelere gönderiyordu.Psal články a básně, které uveřejňoval v novinách a časopisech.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.În plus, scria aproape zilnic diferitelor persoane și publicații.
Duvarları kaplamak için eski gazetelere ihtiyacım var.Am nevoie de ziare vechi pentru a acoperi pereții.
Bunlara ek olarak hemen hemen her gün kişilere ve gazetelere mektuplar yazdı.Raportteja virtasi lehdille ja viranomaisille kesällä miltei päivittäin.
Çeşitli gazetelere, dergilere ve internet sitelerine yazılar yazmaktadır.Ρεπορτάζ του περιέλαβαν αρκετές ακόμη εφημερίδες, περιοδικά, ιστοσελίδες και τηλεοπτικοί σταθμοί.
Halkı bu konuda bilinçlendirmek için gazetelere yazılar yazar.Avisen prøver å gjøre nyhetene forståelige for alle.
Bir halk kahramanı olan Batman, gazetelere çıkar.Grønneberg spiller i bandet Dagbandet, som er avisens husorkester.
İsrail'deki diğer gazetelere kıyasla daha küçük fontlar kullanılır.העיתון קטן יחסית לעיתונים הנפוצים בישראל.
Yazdığı hikâyeleri ve şiirleri çeşitli dergilere ve gazetelere gönderiyordu.Písal články a básne, ktoré uverejňoval v novinách a časopisoch.
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Arra gondoltam: "Istenem, talán nekem is sikerülhet ez azokkal az unalmas újságokkal."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Ho pensato "O mio Dio, forse posso fare la stessa cosa con questi giornali noiosi."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Ich dachte:" Mein Gott, vielleicht kann ich dasselbe mit diesen langweiligen Zeitungen tun. "
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Ik dacht: "O God, misschien kan ik dat ook met deze saaie kranten."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"J'ai pensé "Mon dieu, je peux peut-être faire de même avec ces journaux barbants."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim""오! 지겨운 신문에도 비슷한 일을 해 볼 수 있지 않을까?"라고 생각했죠.
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"M-am gândit " Dumnezeule, poate pot să fac şi eu acelaşi lucru cu ziarele plicticoase."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Pensé "Oh mi Dios, tal vez yo pueda hacer algo similar con estos aburridos periódicos".
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Pomyślałem "Mój Boże, może mogę zrobić to samo z tymi nudnymi gazetami."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Pomyslel som si "Môj Bože, možno dokážem spraviť to isté s týmito nudnými novinami."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Saya berpkir, "Ya Tuhan, mungkin saya dapat melakukan hal yang sama dengan surat kabar yang membosankan ini."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Tôi nghĩ "Chúa ơi, có lẽ mình cũng dùng cách đó để thay đổi các tờ báo nhàm chán thử xem sao."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim" Ve öyle de yaptım."Meu Deus, talvez eu possa fazer o mesmo com estes jornais maçadores."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Σκέφτηκα "Θεέ μου, ίσως μπορώ να κάνω το ίδιο με τις βαρετές εφημερίδες."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Помислих си: "О, боже - може би мога да направя същото с тези скучни вестници."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Я подумав: "О Боже, може і я зможу зробити так само з нудними газетами".
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Я подумал — "О Боже, может быть я смогу сделать тоже самое со скучными газетами."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"חשבתי, "אלוהים אדירים, אולי אני יכול לעשות אותו הדבר עם העיתונים המשעממים האלה."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"وفكرت "يا إلهي، من الممكن أن أفعل ذات الشيء مع الصحف المملة"ـ
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"そしてその通りにしました。1つ1つデザインし直したのです
Bak şu gazetelere. Bir bak.Guarda i giornali, guarda!
İlgili Sayfalar