Sonra gazeteci olarak çalıştı.Seejärel töötas ajakirjanikuna.
Gazete GazetecilikMeedia Ajakirjandus
Olayı haber alan gazeteciler okulun dışında toplandı.Probleemi lahendamiseks organiseeris Dimov projektid väljaspool kooliaega.
Gazeteci ve yazar olan eşi Batia Baron ile evlidir ve iki kız çocuğu vardır.Tema abikaasa on ajakirjanik Manona Paris, neil on kaks poega.
Tasarı, gazetecilere iddialarını ispat etme hakkı tanımıyor.Testamendi sisu ei pea tunnistajatele teatama.
1985-1992’de Bakü Devlet Üniversitesinin Gazetecilik bölümünde eğitim almıştır.1985–1990 õppis ta Tartu Riikliku Ülikooli ajakirjandusosakonnas.
Vinstra, Nord-Fron, Oppland'da doğdu ve kariyerine gazetecilik mesleğiyle başladı.Warhol sündis ja kasvas Pittsburghis, tehes algselt edukat karjääri reklaamigraafikuna.
Ertesi yıl Milliyet'te gazeteciliğe başladı.Järgmisel aastal hakkasid jumalateenistused seal toimuma regulaarselt.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.저널리스트로 살아온 22년 동안 저는 많은 새로운 일을 어떻게 해가는가에 대해 배워왔습니다.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Ako novinárka som sa za 22 rokov naučila mnoho nových vecí.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Așa că în 22 de ani de jurnalistică am învățat cum să fac o mulțime de lucruri noi.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Así que en 22 años como periodista he aprendido a hacer muchas cosas nuevas.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.En 22 ans de journalisme j'ai appris comment faire un tas de choses.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.I mine 22 år som journalist har jeg lært at gøre en masse nye ting.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.In 22 anni di giornalismo ho imparato a fare un sacco di cose nuove.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.In 22 Jahren als Journalistin habe ich viele neue Dinge gelernt.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Jadi selama 22 tahun sebagai seorang jurnalis saya belajar bagaimana melakukan banyak hal baru.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Niinpä 22 journalistivuoteni aikana olen oppinut suoriutumaan monista uusista asioista.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Por isso, enquanto jornalista durante 22 anos, aprendi a fazer muitas coisas diferentes.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Przez 22 lata bycia dziennikarzem nauczyłam się wiele nowego.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Tako sem se v 22 letih novinarstva naučila, kako narediti mnogo novih stvari.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Takže v 22 letech jako žurnalistka jsem se naučila jak dělat hodně nových věcí.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Trong 22 năm làm một tạp chí viên tôi đã học được cách làm nhiều điều.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Έτσι στα 22 χρόνια δημοσιογραφίας έμαθα να κάνω πολλά καινούργια πράγματα.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Будучи журналистом 22 года, я научилась многим новым вещам.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.За 22 години журналистика се научих да правя много нови неща.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.Отож, за 22 роки роботи журналістом я навчилась багатьом новим речам.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.וכך בעשרים ושתיים שנותיי כעיתונאית למדתי כיצד לעשות הרבה דברים חדשים.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.إذاً خلال 22 عاماً كصحفية تعلمت أن أفعل الكثير من الأشياء الجديدة.
22 yıl gazetecilik yapınca bir çok yeni şeyin nasıl yapabileceğimi öğrendim.たくさんのことを覚えてきました そして3年前には
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.Látva, hogy egy harmadrangú firkászt is beengednek.
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.Voyant comme ils autorisent l'entrée à un journaliste de troisième zone.
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.Για να επιτρέψουν ένας τρίτης κατηγορίας δημοσιογράφο να περάσει.
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.حتى الصحفيين من الدرجة الثالثة يمكنهم الدخول
ABD Vatan Güvenliği gazetecileri izlemek için planları hızlandırıyorLe département américain de la Sécurité intérieure intensifie les efforts de surveillance de journalistes
ABD Vatan Güvenliği gazetecileri izlemek için planları hızlandırıyorSeguridad Nacional de Estados Unidos refuerza planes para supervisar periodistas
ABD Vatan Güvenliği gazetecileri izlemek için planları hızlandırıyorΗ Εσωτερική Ασφάλεια των ΗΠΑ επιταχύνει τα σχέδια για παρακολούθηση δημοσιογράφων
ABD Vatan Güvenliği gazetecileri izlemek için planları hızlandırıyorДепартамент национальной безопасности США наращивает планы по мониторингу журналистов
ABD Vatan Güvenliği gazetecileri izlemek için planları hızlandırıyorوزارة الأمن الداخلي الأمريكية تسرّع خططاً للرقابة على الصحفيين
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaDziennikarze zmagają się z rosnącą przemocą i niepewnością w Afganistanie
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaJornalistas sofrem na pele com violência e insegurança crescentes no Afeganistão
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaPeriodistas encaran la dura realidad del aumento de la violencia e inseguridad en Afganistán
Afganistan'da Gazeteciler Büyüyen Tehlike ve Şiddetle Karşı KarşıyaЖурналисты Афганистана вынуждены работать в атмосфере страха и постоянной опасности
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,하지만 대부분의 우리 카메라맨들과 신문기자들은 타흐리르 광장에서 무슨일이 벌어졌는가
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,אבל רוב הצלמים שלנו והעיתונאים שלנו, ירדו למחתרת במצרים, בהתנדבות,
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,ولكن معظم مصورينا وصحفيينا عملوا في مصر سرا -- طوعا
Ama kameramanlarımızın çoğu ve gazetecilerimiz, onlar Mısır'da gönüllü olarak yeraltına gittiler,任意にエジプトに潜入し タハリール広場で起こっていることを 取材しました
Anlamanı hiç basınç altında gazeteciyiz.Os Jornalistas não são submetidos a qualquer pressão para compreenderem.
Anlamanı hiç basınç altında gazeteciyiz.Δημοσιογράφοι δεν πιέζουν να καταλάβει.
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Der vil ikke være nogen journalister, blandt dem?" "Journalister?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Det blir inga reportrar bland dem?" "Reportrar?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Er zal geen verslaggevers zijn onder hen?" "Reporters?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Es wird keine Reporter unter ihnen?" "Reporter?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Il n'y aura pas de reporters parmi eux?" "Reporters?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"그들 가운데 어떤 기자는 없을 것인가?" "기자?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Ne bo nobenega novinarji med njimi?" "Novinarji?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Nebude medzi nimi novinári?" "Reportéri?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Nebude mezi nimi novináři?" "Reportéři?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Nem lesz riporterek közül?" "Riporterek?
"Aralarında gazetecilere yok olacak?" Gazeteciler?"Nie będzie reporterów wśród nich?", "Reporterzy?