Gazeteci ölümleriDeaths of journalists
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Farjeon hayatını şair, gazeteci ve yayıncı olarak kazandı.After World War I Farjeon earned a living as a poet, journalist and broadcaster.
Babası İngiltere'ye dönmeden önce 1860'larda Dunedin'de gazeteciydi.Her father had been a journalist in Dunedin in the 1860s before returning to England.
Yerel bir gazete haberi "Dünya cüretkar bir kişilikten mahrum kaldı" başlığı ile verdi.The local newspaper headlined the story with "The world has been robbed of a daring personality."
Ayrıca partinin günlük gazetesi El-Baas'ın baş editörü olarak görev yaptı.He also served as chief editor of the party's daily newspaper, Al Baath.
"Hürriyyet" adıyla bağımsız bir gazete kurdu ve 1990'dan 2003'e kadar CEO'luk yaptı.He founded an independent newspaper known as "HURRIYYET" and was CEO from 1990 until 2003.
Gazete Duvar. 2020-02-26."Arkeolog Tomris Bakır vefat etti".
Haftalık el-Ahram gazetesine göre 2005 yılının sonlarında dönmesi bekleniyordu.[1]According to al-Ahram Weekly, he was expected to return in late 2005.[13]
Bu, son derece karlı olduğu kanıtlanan yeni bir gazetecilik tarzıydı. [1]This was a new style of journalism which proved enormously profitable.[2]
1989-94 yılları arasında gazetenin ABD Editörü ve Beyaz Saray muhabiriydi.From 1989–94, he was the newspaper's US Editor and White House correspondent.
Daha sonra Die Medizinische Reform (Tıbbi Reform) adlı bir gazete yayınladı.He then published a newspaper Die Medizinische Reform (The Medical Reform).
The Melbourne Leader gazetesi cenazeyi şöyle anlattı: "Tabutu dört at çekti.The Melbourne Leader described the funeral: "The coffin was drawn by four horses.
Yine de, yerel gazetelerdeki sayısız incelemeye rağmen, Traylor'un eserlerinin hiçbiri satılmadı.Nevertheless, despite numerous reviews in local newspapers, none of Traylor's works were sold.
Sendikasyon köşesi ülke çapında 400 günlük ve 300 haftalık gazetede yayınlandı.His syndicated column was published in 400 daily and 300 weekly newspapers nationwide.
Milène Larsson, İsveçli bir gazeteci, yapımcı ve Vice dergisinin yönetici editörüdür.Milène Larsson is a Swedish journalist, producer, and managing editor of Vice magazine.
Gazetecilik kariyerine radyoda başladı ama televizyon onu gerçek bir yıldız yaptı.She began her journalistic career in radio, but television has made her a real star.
Gazeteci András Földes'in çektiği fotoğraf internette popüler oldu.The photo taken by journalist András Földes has become popular on the Internet.
Çeşitli gazetelerde yazmaya devam etti.He continued to write for various newspapers.
Ve bir yıl boyunca Sokak Gazetesi'ni yayınladı.And he has published the Street Newspaper for a year.
Komünist İşçi gazetesini 2001 yılında yayınladı.He published the Communist Worker newspaper in 2001.
Birçok siyasi gazete çıkardı ve yönetti.He published and directed many political newspapers.
Yazar ve gazeteci Jim Lehrer'in dul eşidir .She is the widow of fellow writer and journalist Jim Lehrer.
Lübnanlı gazeteci Philippe Ziade, Ulusal Haber Ajansı'nın kurucusu, 2005.Philippe Ziade, Lebanese journalist, founder of the National News Agency, 2005.
AG gazetesi, 2008 yılına kadar hükûmete özel akşam yemekleri için ödeme yaptığını belgeledi.The newspaper AG documented that up to 2008 he had let the government pay for private dinners.
Mevlanzade Rifat Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli ve en çok okunan gazetecilerinden biriydi.Mevlanzade Rifat Bey was one of the most notable and widely read journalists of the Ottoman Empire.
Serbestî'nin sahibi ve yazı işleri müdürü ve öldürülen gazeteci Hasan Fehmi'nin arkadaşıydı.He was the owner and editor in chief of Serbestî and friend of the slain journalist Hasan Fehmi.
Serbest bırakıldıktan sonra bir gazete büfesinde çalıştı.After her release she worked in a newspaper kiosk.
O, her sabah gazete okur.Er liest jeden Morgen die Zeitung.
Her sabah gazete okur.Er liest jeden Morgen die Zeitung.
Bana bugünün gazetesini getir.Bring mir die Zeitung von heute.
Onunla işiniz bittiğinde gazeteyi benim okumam için bırakın lütfen.Lassen Sie mich bitte die Zeitung lesen, wenn Sie damit fertig sind.
Gazete nerede?Wo ist die Zeitung?
Bugünkü gazeteyi okudun mu?Hast du die heutige Zeitung gelesen?
Gazetede ilginç bir şey yok.Es steht nichts Interessantes in der Zeitung.
Gazeteleri nerede?Wo sind ihre Zeitungen?
Gazetelere çıktın mı hiç?Warst du schon mal in der Zeitung?
Adım gazetelerde.Mein Name steht in den Zeitungen.
Adım gazetede.Mein Name steht in der Zeitung.
Durakta otobüs beklerken biraz gazete okudum.Während ich an der Haltestelle auf den Bus wartete, las ich ein wenig in der Zeitung.
Otuzlu yılların yarısından itibaren hiçbir Alman gazetesi Hesse’nin makalelerini yayımlamaya cesaret edemedi.Ab Mitte der 1930er Jahre wagte keine deutsche Zeitung mehr, Artikel von Hesse zu veröffentlichen.
8 Eylül 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan karara (In: Frankenpost Hof vom 4. Juli 2012 (
Orada Amerikan gazeteleri için yazmaya başladı.Dort begann sie für amerikanische Zeitungen zu schreiben.
22 Şubat 1957'den itibaren gazetenin adı sadece Volksstimme'ye dönüştü.Ab dem 22. Februar 1957 lautete ihr Titel nur noch Volksstimme.
1914'te Budapeşte'ye gitti ve burada sosyalist bir gazete yayınlamaya başladı.1914 ging Kun nach Budapest, wo er eine sozialistische Zeitung herausgab.
Sık sık gazetelerde, Schiller'in dergisi üzerine karşılaştırmalar ya da kinayeler yapılır.Nicht selten finden sich in Journalen Vergleiche oder Anspielungen auf Schillers Zeitschrift.
Bonn'un açık arayla en büyük günlük gazetesi General-Anzeiger'dir.Mit Abstand größte Tageszeitung in Bonn ist der General-Anzeiger.
Bunu gazetecilikte görüyorsunuz.So wird es im Gazetteer gesehen.
2004 yılı gazete için en kötü yıl olmuştur.2004 war das schlimmste Verlustjahr der Zeitung.
1991'de milyoner Robert Maxwell, gazetenin ayakta kalması için finansal destek vermeyi önerdi.1991 half der Millionär Robert Maxwell der Zeitung, ihren Betrieb aufrechtzuerhalten.
39 ton gazete ve dergi imha edildi.39 Zeitungen und Zeitschriften wurden verbrannt.
1982'de ana şirket Tribune, gazeteyi satışa çıkarmayı önerdi.1982 bot die Muttergesellschaft Tribune die Zeitung zum Verkauf.
Şu sıralar ise sunucu ve gazeteci Sör Michael Parkinson'un asistanı olarak çalışıyor.2008 arbeitete sie als Assistentin für den Moderator und Journalisten Sir Michael Parkinson.
Atlanta CNN International'da çalışan ilk Türk gazetecidir.Später war sie die erste türkische Journalistin, die bei CNN International arbeitete.
Gazete kısa sürede başarılı olamadı, Ağustos 1919 itibarıyla günlük baskı sayısı 26.652'e kadar düşmüştü.Die Daily News war kein sofortiger Erfolg, im August 1919 betrug die Auflage gerade noch 26.625.
Daha öğrenci olduğu yıllarda Tucholsky, ilk gazetecilik çalışmasını yayınlamıştır.Bereits während seiner Zeit als Schüler hatte Tucholsky seine ersten journalistischen Arbeiten verfasst.
Bir gazete Schiller’in ölümünden birkaç ay önce, öldüğü yalan haberini yayımladı.Eine Zeitung verbreitete wenige Monate vor Schillers Tod die Falschmeldung, er sei tot.
Obie Ödülleri, The Village Voice gazetesinin yayıncısı olan Edwin (Ed) Fancher tarafından başlatıldı.Die Obie Awards wurden vom Herausgeber der The Village Voice Edwin (Ed) Fancher ins Leben gerufen.
Tucholsky'nin politik gazeteciliği tartışılabilir olarak değerlendirilmektedir.Tucholskys Rolle als politischer Journalist wurde von jeher kontrovers beurteilt.
The Times gazetesine göre "Dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" arasında yer almaktadır.Die britische Tageszeitung The Times zählte das Gefängnis zu den „zehn berüchtigtsten Gefängnissen der Welt“.
Gazete bir başka paragrafında diyor ki: "Resimlerinde renk damak orta ve boğuk olduğunu.S. 4 Ein weiterer Abschnitt in der Zeitung besagt: „Die Farbenskala in den Bildern ist moderat und gedämpft.