Çok teşekkür ederim.İlk TED gayet iyi gidiyor.Pierwszy TED jest świetny.
Çok teşekkür ederim.İlk TED gayet iyi gidiyor.Richard Branson: Muito obrigado. O primeiro TED tem sido ótimo.
Çok teşekkür ederim.İlk TED gayet iyi gidiyor.Vielen Dank. Das erste Mal TED war großartig.
Çok teşekkür ederim.İlk TED gayet iyi gidiyor.Благодаря много. Първият TED беше страхотен.
Çok teşekkür ederim.İlk TED gayet iyi gidiyor.Большое спасибо. Мое первое участие в конференции TED было великолепно.
Çok teşekkür ederim.İlk TED gayet iyi gidiyor.Дуже дякую. Мій перший TED є чудовим.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Das liegt zum einen daran, dass ich recht offensiv bin und versuche, Möglichkeiten zu entdecken.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.În primul rând sunt agresivă şi încerc să găsesc oportunităţi noi.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Jestem dość agresywna, szukam możliwości i znajduję je.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.왜냐면, 저는 매우 적극적이고, 노력하며, 기회를 찾아내기 때문입니다.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Một là tôi khá là năng nổ và tôi cố gắng, tìm kiếm cơ hội
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Premièrement car je suis relativement agressive et parce que je suis toujours a la recherche d'opportunités.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Primo, perché sono abbastanza aggressiva, ci provo, trovo opportunità.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Una es porque soy bastante agresiva y busco y encuentro oportunidades, saben.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Во-первых, потому что я довольно-таки агрессивна, и я стараюсь находить возможности применить себя.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.Едно на ръка, защото съм по-скоро агресивна, и опитвам и намирам възможности.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.גם בגלל שאני די אגרסיבית, ואני מנסה למצוא הזדמנויות.
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.واحدة لأنني مكافحة طموحة ، واحاول إيجاد الفرص دوماً .
Çünkü gayet atılganım ve uğraşıp fırsatlar yaratıyorum.チャンスを生かし 知識を役立てています
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veFör Koranen är väldigt tydlig när den säger att du kommer att bli
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veFor Koranen er ret tydelig, når den siger, at man vil være
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veKarena Al-Quran cukup jelas saat berkata bahwa anda akan menjadi
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" ve꾸란은 다음과 같은 부분에서 상당히 분명하게 말하는데, 꾸란에서 너희들이 "천국의 새 창조물이 될 것이다"라는 부분과
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veKoraani on kovin selkeä sanoessaan, että ihmisestä tulee
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veParce que le Coran est très clair quand il dit que vous serez
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePentru că, Coranul este destul de clar când spune că vei fi
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePerché il Corano è piuttosto chiaro quando dice che sarete
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePonieważ Koran jest w zasadzie jasny mówiąc, że będziesz
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePorque el Corán es muy claro cuando dice que se sufrirá
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePorque o Corão é bastante claro quando diz que seremos
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" vePretože Korán je dosť jednoznačný, keď hovorí, že budete
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veProtože Korán mluví úplně jasně, když říká, že v ráji budete
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veUgyanis a Korán elég egyértelmű, mikor azt mondja
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veWant de Koran is heel duidelijk als hij stelt dat je
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veWeil der Koran ziemlich klar sagt, dass du
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veΔιότι το Κοράνιο είναι ξεκάθαρο όταν λέει πως θα είσαι
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veПотому что Коран вполне конкретен, говоря, что вы будете
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veТому що Коран є абсолютно чітким, кажучи, що ти будеш
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veТъй като Коранът е съвсем категоричен, когато казва, че ще бъдете
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veכי הקוראן די ברור כשהוא אומר שאתה תהיה "יצירה חדשה בגן עדן"
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" veلأن القرآن الكريم واضح تماما عندما يقول لك أنك ستكون خلقاً جديداً في الجنة
Çünkü Kuran'da gayet açık bir şekilde şöyle deniyor: "hepiniz cennette yeniden yaratılacaksınız" ve天国にて生まれ変わることは その人の知らない別の何かに 生まれ変わることであると
Çünkü öngörünüzü kaybedersiniz. Gayet açık değil mi?لأانك فقدت إمكانية التنبؤ, هل هذا واضح؟
Çünkü onlar içlerinde gayet nettir. Var olmak için ne yapmak zorundasın?Csak a tiszta felismerés.
Çünkü onlar içlerinde gayet nettir. Var olmak için ne yapmak zorundasın?Ils sont simplement clairs à l'intérieur.
Çünkü onlar içlerinde gayet nettir. Var olmak için ne yapmak zorundasın?Sie sind einfach nur klar innerlich.
Çünkü onlar içlerinde gayet nettir. Var olmak için ne yapmak zorundasın?Y no es por pereza, simplemente está claro en el interior.
Çünkü onlar içlerinde gayet nettir. Var olmak için ne yapmak zorundasın?Ze zijn gewoon helder vanbinnen.
- Dağılma mı? Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda. - İyi durumda ha?.קורסת? שטויות, האימפריה בסדר .בסדר? תתעורר, קפטיין -
- Dağılma mı? Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda. - İyi durumda ha?تتهاوى؟ كلام فارغ ، الإمبراطورية بخير - ! بخير؟ إستيقظ أيها النقيب -
Daha da önemlisi, uçuşun hissini gayet iyi verebiliyordu.A co je nejdůležitější, měli jste díky němu dobrý pocit z létání.
Daha da önemlisi, uçuşun hissini gayet iyi verebiliyordu.En outre, elles conféraient une bonne impression de vol.
Daha da önemlisi, uçuşun hissini gayet iyi verebiliyordu.Vor allem vermittelte sie ein gutes Fluggefühl.
Daha da önemlisi, uçuşun hissini gayet iyi verebiliyordu.Y lo que es más importante, proporcionaba una excelente sensación de vuelo.
Daha düzgün bir çizgi çizebilirim. Bu gayet güzel gözüküyor ve de dik.Asta arata destul de bine... si este perpendicular.
Daha düzgün bir çizgi çizebilirim. Bu gayet güzel gözüküyor ve de dik.Тази изглежда доста добре... и тя е перпендикулярна.
- Daha fazla beceremem sanırım. Önemli değil, gayet iyiydin. Babam İngilizce bilmiyor.- Acho que já não consigo continuar...
- Daha fazla beceremem sanırım. Önemli değil, gayet iyiydin.Ik kan het niet langer...
Daha iyi incelemek için biraz büyüteyim. * Böyle gayet iyi. İşte bu, vektör alanı.Creo que es bastante bueno. por lo que este es el campo vectorial
Daha iyi incelemek için biraz büyüteyim. * Böyle gayet iyi.אני אגדיל את זה כדי שנוכל לחקור קצת, כן זה בסדר