Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.彼は簡単に怒り、すぐに暴力に頼ろうとする。
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.ああ、お母さん、 わたしは死ぬほど幸福です。
Devlet idaresine yaklaşımı zamanına göre gayet yumuşak, merhametli ve eli açık idi.司法の長として近づきやすく、気さくで、はっきりとしていた。
Keseli porsuğumsular'da gebelik süreci 2 hafta civarında olarak gayet kısadır.ケイ素燃焼過程はわずか2週間の過程である。
Yakın arkadaşların bile arkaşlıklarını devam ettirebilmek için gayret göstermeleri gerekir.親友といえども、その友情を維持する努力が必要である。
Ne iştir; ne gayrettir?云何悭结?谓心吝护。
Ayrıca ZIM gibi gayri resmi olarak birçok diğer formatı destekler.它還非正式地支持許多其他格式,如ZIM。
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.正好长驱,不须反顾,寻取中流誓。
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.這樣的重逢,挑起了他們心中塵封已久的心結。
Kalanları ise günümüz Şor halkının Kızıl-gaya (Rus.日俄戰爭後,奉天省成為日本勢力範圍。
Sen zann edersin ki bunlar ayrıdır ve hem gayrıdır.雙方僅是理念不同而分離,並未決裂。
Abidin İnan Gaydalı ya da Zeynelabidin İnan, (d.求其信已大難矣,顧信矣不達,雖譯猶不譯也,則達尚焉。
Adam Walker (1730–1821) ve oğullarının eğitim istekleri ve gösterilerdeki başarı gayretleri kayda değerdir.亞當沃克(1730-1821)和他的兒子,試圖將教育的期望融合在戲劇的幻想中的努力是值得注意的。
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.開始時一切都很順利。
"Gay'ler hangi şarkıcıları sever?".彌耶現在喜歡的歌手。
(Koro: Qual rapido torrente/Gayet hızlı bir sel gibi dusmani eliyeceğiz.")復以驍騎將軍扈駕南討,還加閉野將軍,驍騎如」故。
08:09 "Enola Gay" Hiroşima şehir merkezini gözle gördü.上午8時9分,艾諾拉·蓋伊號的機組人員看到廣島市。
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.父諶,犍為太守,見《巴紀》。
Tapınak hemen içinde bulunan gayet acele eden tapınan insanlardan boşalmaya başlar.聲請被拒絕的人,必須盡快被遣返至原居地。
Yerel saatle 6:00 dan itibaren, birkaç bin insanla Tahrir meydanı gayet sessizdi.在當地時間早上6:00,塔利爾廣場相當的平靜,只有幾百名民眾在現場。
Bir seyirci "Gay Power!"他们开始唱着“同性恋力量”(Gay Power!
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”如果主公現在去攻打,必定能大敗。
Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder.對加於自身的侮辱必定施以懲罰,在幾件事情上會表示慈愛和人情味。
Bunun haricinde gayri resmi olarak kullanımda olan Wallis ve Futuna bayrağı ise 1985 yılında kabul edilmiştir.瓦利斯及富图纳的非正式旗帜于1985年被采纳。
Mitchell Gaylord, O'Donnell'ın dublörlüğünü yaptı.米歇尔·加洛德(Mitchell Gaylord)则是奥唐纳的特技替身。
Gayb, görülenin zıddıdır ve Gayb görülenden üstündür.仁信待物,出于至诚,故见重于世。
Marcia Gay Harden (doğum 14 Ağustos 1959) Amerikalı oyuncu.瑪西亞·蓋·哈登(英语:Marcia Gay Harden,1959年8月14日-),美國女演員。
İsrail açık bir şekilde lezbiyen ve gaylere askerlik için izin veren tek ortadoğu ülkesidir.以色列是中東地區唯一允許男同性戀與女同性戀公開在軍中服務的國家。
Küba'nın 1933-1940 arası gayri resmi (de facto) askeri lideri.巴蒂斯塔, 古巴(1933 - 1940年)為實際的軍事領導人,1940年至1944年為古巴合法總統。
Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.二女皆及笄,稍具姿色。
Kıyametten sonra bütün gayblar görülecektir.都邑人士,一日之中,获睹三绝。
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.將郊,則供天子皮弁以聽報,示民嚴上也。
Bu dönemde Şövalye Robert'in birçok gayrı meşru çocuğu olduğu zannedilmektedir.在作为一个四处漂泊的骑士的这段时间,罗贝尔生有好几个私生儿女。
Ev içi mobilyalar gayet basitti.室内装修朴素。
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.天文学家有时会非正式的将这些结构分成不同的区域。
Özellikle içinde bulunan çok büyük gayzerleri ile tanınır.對於憑魔有著豐富的知識。
Bağlama: Akarsuyun iki kıyısının suyu yükseltmek gayesiyle bağlayan yapıdır.其辭曰:」金行不競,水運唯昌,於鑠二祖,龍飛鳳翔。
Müslümanlara cizye (her özgür yetişkin gayrımüslüm erkekten alınan vergi) ödemek zorundaydılar.另外,古蘭經又准許穆斯林根據遺囑分配遺產。
Ekonomideki işsizlik gayri iradi işsizlik olarak adlandırılmaktadır.如果就业或经济等不普遍,稱為失业。
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.善繼持不可,以死爭。
Buna karşılık İskoçya'da durum gayet değişik olmuştur.對於這案例,哥本哈根詮釋的處理方式並沒甚麼不同。
Yüksek gayrimenkul fiyatlarıyla bilinir.知識為最高價商品。
Basit Gayatri Sadhana'yı icra edip sonuçları görün.授浙江松陽縣知縣,剖决如流。
Çinliler, bu ayrımı gayet iyi yapmıştır.在这个方面,中国处理得很好。
Onları gayet büyük bir hezimete uğrattı.他將這一重大發現報告了東條。
Mary de gayrimeşru ilan edildi.玛丽深责自己太大意。
Maç gayet güzel başlar.游戏正式开始。
Gayet çabuk yazabilmek melekesine sahiptir.可以快速写作。
1991) 1939 - Marvin Gaye, Amerikalı şarkıcı (ö.1939年:馬文·蓋伊,美國歌手。
Fakat bu sefer gayet başarısız oldu.然而这一次失败了。
Grimoalde ise hala gayet büyük bir vicadan azabı çekmektedir.菊花 梅花 牡丹,有大富大貴之意。
Verdiği bir röportajda ''Gayrimüslüm olduğum için elime silah yerine kazma kürek verdiler.在“我这是为你好”的劝导之下把方枪枪其余的头发都剪短了。
İki arkadaş gayet kapalı bir cevap verirler.兩部份必須全答。
Takımın ilk maçı 1981'de Seul'da Malta ile oynanan ve 1-1 berabere biten gayrıresmi maçtır.球队的第一次非正式比赛是1982年在汉城对马耳他国家足球队以1-1踢平。
“Hiçbir zaman insanlara bir mesaj vermek gibi bir gayem olmadı.我从来没有向任何人交过什么信。
Gayyum ailenin 10. çocuğudur.朱鎔基是他的十世孫。
Gaya Konfederasyonu MS 391-412 yıllarında Goguryeo Krallığı'nın etkisi altında zayıfladı.391年至412年之间,伽倻联盟在高句丽的压力下瓦解。
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.他訓練刻苦,永遠想要不斷學習和進步。
3. Daha sonra gayrimenkuller (evler, arsalar, araziler) devletleştirilir.三年后,又以军功受封为建陵侯。
Öncelikle sivil halkını nispeten güvenli yere ulaştırmaya gayret gösterdi.然後他告訴村民們聚集在一個安全的地方。