(Ama Edward'ın gayrimeşru bir erkek çocuğu da bulunmakta idi.)(A fiút szintén Eduárdnak hívták.)
Yavrular doğuşta gayet büyüktür.A majmok könnyen szülnek.
Bu gayet başarılı olarak tüccarlık yapmış ve asil olmayan Domenico Flabanico idi.Ebben igen nagy szerepe volt a lázadást vezető Domenico Flabanciónak is.
Ana caddeler ve ara yollar gayet düzgündür.A fő utak és autópályák jobb minőségűek.
Eserde diayalog ve gelişmeler gayet sıkı kontrolludur.A véletlen mozgása nála szigorúan kontrollált.
ISO 4217 kodu verilmemiştir ancak gayriresmi olarak GGP kullanılmaktadır.ISO 4217-kódja nincsen, mert a szakadár területeken kívül nem fogadják el.
Şehrin gayrisafi hasılasının yaklaşık 17 milyar dolar olduğu belirtilmektedir.A közösségben szerzett tüdőgyulladás globális gazdasági terhei mintegy 17 milliárd dollárra tehetők.
Robert'dan doğma gayrimeşru bir kız çocuğu vardır.Robertnek 3 gyermeke született.
Hırvat özerkliğine Avrupa'da da gayet olumlu yaklaşılmıştır.A horvát autonómia egy, a kisszámú európai nemzetiségi kérdések pozitív kezelése közül.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan määritteli tehtäväkseen "kaikenikäisten oppilaiden oppimisen nopeuttamisen.
1949 yılında, Norma Gay Deupree ile evlendi.Vuonna 1949 Sperry meni naimisiin Norma Gay Deupreen kanssa.
Kahire'de gayet şaşırtıcı güzellikte kamu yapıları yaptırdı.Kairossa hän koki miellyttävän yllätyksen.
Huzursuzdu, sürekli sigara içiyordu ve iyi bir izlenim bırakmak için fazlasıya gayret gösteriyor gibiydi.Hän oli levoton, tupakoi lakkaamatta ja vaikutti liian innokkaalta tekemään hyvän vaikutelman.
Bir seyirci "Gay Power!"191. ”Gay power!
"Gay" kelimesini kendi ismi içinde kullanan ilk gey örgütü idi.Se oli ensimmäinen homojen järjestö, jonka nimessä oli sana ”gay”.
1809'da, Gay-Lussac, Geneviève-Marie-Joseph Rojot'yla evlendi.Gay-Lussac meni naimisiin Geneviève-Marie-Joseph Rojot’n kanssa vuonna 1809.
Tek gayesi prenseslerini bulmaktır.Välineet prinsessan löytämiseksi.
Gay Times, İngiltere'nin eşcinsel ve biseksüel erkeklere hitap eden öncü dergisi.Gay Times on brittiläinen lehti, jonka kohderyhmä on bi- ja homoseksuaaliset miehet.
Ailesi gayet zengin bir aile idi.Hänen perheensä vaikuttaa olleen suhteellisen vauras.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Ensimmäisellä kerralla kaikki sujui hyvin.
Gay-Lussac, Haute-Vienne'deki Saint-Léonard-de-Noblat'da doğmuştur.Gay-Lussac syntyi ranskalaisessa Saint-Léonard-de-Noblat’n kaupungissa.
Sahil şeridi kuzeyde gayet daralmaktadır.Count itse on jo kaukana pohjoisessa.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Vain islaminuskoiset saavat tulla kaupunkiin.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Jennie joutuu vaikeaan tilanteeseen.
Ve şapelden dolayı kilisenin geri kalanını görmek gayet zordur.Ilmiön suora havaitseminen on kuitenkin vaikeaa Auringon kirkkauden vuoksi.
"Tim Cook: "I'm Proud to be Gay"" (İngilizce).Viitattu 29.4.2013. (englanniksi) Tim Cook: I'm proud to be gay.
Burada altı sezon gayet başarılı bir dönem geçirmiştir.Kaudella oli kuusi tunninmittaista jaksoa.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.Rautakaarti kiellettiin ja sen johtajat vangittiin tai karkotettiin maasta.
Teknolojiye ayak uydurmaya gayret etmektedirler.Teoksessa Näkökulmia teknologiaan.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.Hän oli Darryl F. Zanuckin suojatti.
Bunun yanında birkaç azınlık dili de gayriresmi olarak konuşulur.Lisäksi maassa puhutaan useita vähemmistökieliä.
Bir uzun oyuncuya göre üçlük yüzdesi gayet yüksektir.Ylälaidassa näkyy pelaajan pisteprosentti.
Gayrimeşru oğlu Nikolay, 2004 yılında doğmuştur.Heidän poikansa Arhaan syntyi vuonna 2003.
Manhattan Projesi Enola Gay Nagasaki'ye atom bombası saldırısıHän pudotti Fat Man -atomipommin Nagasakiin.
Bu sefer sırasında gayet başarılı görevler yerine getirdi.Tänä aikana hän teki huomattavimmat työnsä.
Gayrimüslimler bireylere ve devlete, hatta dış devletlere borç veriyordu.Lisäksi hän antoi anteeksi kaikki lainat, niin valtioiden, kuin yksityistenkin.
Eleştirmenler Simpson'ın performansını gayet iyi bulmuştular, ama filmi hiç beğenmemiştiler.Homer Simpson piti elokuvaa loistavana, mutta muut eivät pitäneet siitä.
Kanalın yapılması için gayet büyük sayıda işçi kullanıldı.Alueelle on rakennettu useita kanaaleja keinokastelua varten.
Bu nedenle bu eserin çevirisi gayet zordur.Siksi niiden kääntäminen nykykielille tuottaa vaikeuksia.
Aslında Charles yasasını ilk basan insan Gay-Lussac'tır.Tämän huomion teki ensimmäisenä Gay-Lussac.
Ancak, koyun bulunduğu yerde binlerce yıl öncesi yerleşim birimi olduğu gayri resmi kazilardan bilinmektedir.Voidaan vain arvailla, millaisia työtapoja tuhansia vuosia sitten eläneillä rakentajilla on ollut käytössään.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.Juntunen, Juho: Kiss paljasti kasvonsa: Suukot tietävät rahaa!.
Gayrimüslim olanlar ayrı bir bölümdedir.Vahvuuteni ovat muilla osa-alueilla.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Näin hyvän ihmisen tulee elää hyvin.
Bazı sınırlamalarla kişisel mülkiyete izin verilmekteydi ancak gayrimenkul çoğunlukla Devlet malıydı.Yksityisiä investointeja sallittiin rajoitetusti mutta pääosin hallinto oli kommunistista.
Gay mahallesinde ne var ne yok?Mitä vikaa on homoseksuaalisuudessa?
Annesinin gayretiyle okudu.Opin sen äidiltäni.
Buna da gayrinakdi kredi denir.Tätä kutsutaan rahakertoimeksi.
Fakat 2011'de gay olduğunu açıklamıştır.Hän kertoi vuonna 2001 olevansa homoseksuaali.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Laitteen toimintaperiaate on yksinkertainen.
Yeni Zelanda’da ve İzlanda’da gayzerler bulunmaktadır.Lapinesikkoa esiintyy myös Islannissa ja Grönlannissa.
Erişim tarihi: 19 Şubat 2008. ^ People Magazine (Temmuz 26, 2006), Lance Bass: I'm Gay.Viitattu 11.8.2009. (englanniksi) Lance Bass: I'm Gay People.
Kendisi gay bir aktvist olarak Hristiyanlık üzerine şiirler ve yazılar yazmıştır.Kirjailijana ja runoilijana hän käytti homoseksuaalisuutta teemanaan.
Remixte şarkıya Gloria Gaynor'ın dünya çapında hit olmuş şarkısı "I Will Survive"dan vokal örnekleri eklendi.Nimikappale on käännös Gloria Gaynorin hitistä ”I Will Survive” ja siitä on tullut todellinen kestohitti.
Muhtarlığın gayretiyle köyde halıcılık kursu açılmıştır.Kylänkapula kulki kylässä tietyssä järjestyksessä.
Sadece rivayetlere göre gay, lezbiyen ya da biseksüel oldukları söylenen ünlü insanlar listelenmemektedir.Henkilöitä, joiden vain huhutaan olevan homoja tai biseksuaaleja, ei ole lueteltu.
Bu tür genel kabul görmemiş üçlemelere "gayrıresmi üçlemeler" adı da verilmektedir.Lopuksi kertoja antaa kolmikolle nimeksi Tehotytöt.
Armida Rinaldo'ya askini ifade eder; ama Rinaldo gayet kizgin bir tavirla bunu reddeder.Armida haluaa seurata Rinaldoa, vaikka vain orjana, mutta Rinaldo torjuu tämänkin houkutuksen.
Gay olmak konusunda kararlı ve gururludur.Mies esiintyy uhoavana ja ylpeilevänä.
Savaş kesinlikle adaları ele geçirmek gayesiyle yapılmamıştı.Rauta ei liene tullut samaan aikaan kuin kaupunkeja tuhottiin.