Askerlik görevini bitirdikten sonra Fangio kendi garajını açtı ve yerel etkinliklerde yarıştı.After finishing his military service, Fangio opened his own garage and raced in local events.
İlk olarak 1823 ile 1841 arasında inşa edilmiş, daha sonraki bir dönemde garaja dönüştürülmüştür.[1]Originally built between 1823 and 1841, it was converted into a garage in a later period.[25]
Garajdan çıktı ve düz banliyö caddesine gitti.It drove out of a garage and down a flat suburb street.
Bitişikteki 500 arabalık garajda konuklar için indirimli park yeri mevcuttur.[1]Discounted parking is available for guests in the attached 500-car garage.[3]
SS02, SS03 ve SS13, 2010 itibariyle hala Kraliyet ailesinin garajlarındadır. [1]SS02, SS03 and SS13 are still in the Royal family garages as of 2010.[12]
Kohna Khachmaz ve Garajally'nin Ermeni nüfusu Azerice konuşuyordu.The Armenian population of Kohna Khachmaz and Garajally was Azeri-speaking.
Çocuğun bisikleti garajda.Das Fahrrad des Jungen ist in der Garage.
Araba garajın önünde.Das Auto steht vor der Garage.
Garajımı boyuyorum.Ich streiche meine Garage.
Araba garajları.Die Garage.
Evin büyük bir garajı vardır.Der Ort hat einen großen Kurpark.
Evin Garajı ise 1995 yılına kadar kalmıştır.Die Bahnstrecke bestand bis 1995.
Kendine ait garajı vardır.Es hat einen eigenen Kindergarten.
Garajın penceresinden baktım, gördüğüm beni şaşırttı.J'ai regardé par la fenêtre du garage, ce que j'ai vu m'a surpris.
Garajdan gelen tuhaf bir ses duydum.J'ai entendu un bruit étrange provenant du garage.
Araba garajları.Les garages.
Kendine ait garajı vardır.Il a sa propre voiture.
Alex garaj kapısını açıldığını duyar, bu yüzden kapatmak için garaja gider.Alex continue de parler à Ben et entend le garage ouvert.
Evin büyük bir garajı vardır.La mairie comporte une grande loge.
Robin Antin tarafından 1995 yılında Christina Applegate’in garajında küçük bir dans grubu olarak doğdu.En fait le groupe est né en 1993 dans le garage de Christina Applegate.
Araba garajın önünde.El coche está en frente del garaje.
O, evde olmalı. Garajında arabasını görüyorum.Debe de estar en casa, veo su coche en el garaje.
Tom'un bir garajda çalıştığını görebiliyor musun?¿Puedes ver a Tom trabajando en un garaje?
Garaja git.Vete al garaje.
Bu binayı bir garaj için istiyorum.Quiero este edificio para un garaje.
Tom garaja girdi, motoru kapattı ve arabadan indi.Tom entró a la cochera, apagó el motor y luego se bajó del auto.
Onu garajda tutalım.Guardémoslo en el garaje.
Robin daha sonra, bir garaj mekaniği olan siyah bir genç olarak değiştirildi.Robin fue cambiado más adelante a un adolescente negro que también es un mecánico.
Waters "O eski moda bir garaj mekaniği üniforması giyiyordu ve üstünde "R" harfi bulunuyordu.Waters explicó: "Él está usando este antiguo uniforme de mecánico y tiene una "R" en ella.
Araba garajları.Puerta de los Carros.
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.El grupo empezó a tocar en la casa de los padres de Kurt y Eric.
Sanırım garajı temizlememin zamanıdır.Penso sia ora che io pulisca il garage.
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.Il gruppo inizia così a provare nel garage dei genitori di Eric.
Trenton semtinde kendisine ait olan garajda oto tamircilik yapar.Colleen riesce a penetrare nel garage dove si sta svolgendo l'asta.
Araba garajda.Машина в гараже.
Araba garajları.Автомобильный гараж.
Yaklaşık 700 alana sahip yeraltı garaj garajının tahmini maliyeti 2600 milyon dolardır.Подземный гараж, рассчитанный на 700 мест, ориентировочно стоит 26 млн. $.
Kendine ait garajı vardır.Есть своя галерея.
Kapalı garajda 2.000 park alanı olacak.На подземной автостоянке располагается 2000 мест для паркинга.
Garajlarda, parklarda yattım.А они остались в моем гараже.
Bu dönemde özellikle benzin yokluğu nedeniyle otomobiller sahiplerinin garajından dışarı çıkamaz.وخلال هذه الفترة لم يتسطيع أصحاب السيارات الخروج من المرآب بسبب نقص البنزين.
Şirket başlangıçta sadece dört çalışanla 1998'de bir garajda kurulmuştur.البداية: تأسست الشركة عام 1998 من أربعة أشخاص فقط.
Evin büyük bir garajı vardır.ويوجد فيه مبنى كبير لصالة الحفلات.
Araba garajları.مرأب للعربات.
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.Eles praticavam na garagem dos pais de Eric.
Crowley, Nolan'ın garajını dolduran büyüklükte bir şehir maketi yaptı.Crowley construíu uma miniatura da cidade na garagem de Nolan.
Şirket merkezi arkadaşları Susan Wojcicki'nin Menlo Park, Kaliforniya'da bulunan garajı olarak belirlendi.No início, sua sede ficava na garagem de uma amiga (Susan Wojcicki) em Menlo Park, Califórnia.
Bölüm bir "donanım atölyesi" ve gerçek bir "çalışan garaj kapısı" içerir.Ele contém uma oficina de hardware, bem como uma porta de garagem real de trabalho.
Araba garajları.Bandas de Garagem.
Kendine ait garajı vardır.Ele possui seu próprio apartamento.
Garajlarda, parklarda yattım.Tocávamos covers na garagem.
Araba garajın önünde.O carro está em frente à garagem.
Arabayı garaja getir.Traz o carro para a garagem !.
Evin büyük bir garajı vardır.Het huis beschikte over een groot atelier.
Eğer Carl kazanırsa San Fierro'daki garajın tapusunu Carl'a verecektir.In de plaats van een auto geven ze hem de eigendomspapieren van een garage in San Fierro.
Araba garajları.Een parkeergarage.
Garajında iki araba duruyor.In zijn garage staan twee auto's.
İşte garaja giriyoruz.Hier gaan we de garage binnen.
Evin büyük bir garajı vardır.Ma duży budynek dworcowy.
Araba Çardaklı'ya geldiğinde Sülüklü Garajı'nda yolcu alıp indirmiştir.Po wyjściu z wagonu zdołał się ukryć w dole kloacznym.