Ana içeriğe geç
Sözlük

gar ile cümle

gar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Garip bir şey mi var?Is there anything strange?
Ne kadar garip!How odd!
Çok garip.Very strange.
Garip biçimde davranmaya başladı.He has started acting strangely.
Kedi garip biçimde davranmaya başladı.The cat has started acting strangely.
Araba garip biçimde hareket ediyor.The car has been acting strangely.
En garip nokta şu ki kimse beni tanımıyor.The strangest part is that no one recognizes me.
Dondurucu garajda.The freezer's in the garage.
Onların işi garajı temizlemektir.Their job is to clean the garage.
Ormanda bazı garip sesler duydum.I hear some strange sounds in the woods.
Bu garajda kaç tane park yeri var?How many parking places are there in this garage?
Bu garaja kaç tane araba sığabilir?How many cars can this garage hold?
O dün gece garip bir rüya gördü.She had a strange dream last night.
Otobüs buradan garaja gider.The bus goes from here to the garage.
Bugüne kadar yediğin en garip şey ne?What's the strangest thing you've ever eaten?
İşte garson geliyor.Here comes the waiter.
"Proje zamanında tamamlanacak mı?" "Bunu garanti edebilirim.""Will the project be completed on time?" "I can guarantee it."
Tom garajındaki her şeyi satmak istiyor.Tom wants to sell everything in his garage.
Tom, garajında ​​bıraktığın her şeyle ne yapacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what to do with all the stuff you left in his garage.
Tom'un garajındaki tüm ıvır zıvırla ne yapacağı konusunda bir fikri yok.Tom has no idea what to do with all the junk in his garage.
Tom'un biraz garip olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that Tom was a little weird?
O konuda çok garip olan ne?What's so strange about that?
Garajımı temizlememe yardımcı olmak için yaptığın teklif için gerçekten minnettarım.I really appreciate your offer to help me clean out my garage.
Bu garajı inşa etmek bir süre aldı.It took a while to build this garage.
O çok garip.That's so freaky.
Tutuklanman için bir garanti var.There's a warrant out for your arrest.
Ne garip!How strange!
Ne garip bir köpek!What a strange dog!
Bu arabanın iyi bir garantisi var.This car has a good warranty.
Bunu garanti edemeyiz.We can't guarantee that.
Gelecek pazartesiye kadar işi yaptırabileceğimizi garanti edemiyorum.I can't guarantee we'll be able to get the job done by next Monday.
Bir şeyin garip olduğunu düşündüm.I thought something was odd.
Ben onun bir tür garip olduğunu düşündüm.I thought that was kind of strange.
Bir garaj inşa etmeyi göze alamayacağını söylediğini düşündüm.I thought you said you can't afford to build a garage.
O, hünerli bir hilkat garibesi.He's a gadget freak.
Kimsenin onu görememesini garantiledi.She made sure nobody could see her.
O hiç kimsenin onu göremediğini garantiye aldı.He made sure nobody could see him.
Hiç kimsenin onları göremediğini garantiye aldılar.They made sure nobody could see them.
Onu garajda tutalım.Let's keep that in the garage.
Şunu garajda tutalım.Let's keep that in the garage.
Garaja bakalım.Let's look in the garage.
Ben bir para iade garantisi istiyorum.I want a money back guarantee.
Tom bisikletini garajımda tutmak istedi.Tom wanted to keep his bicycle in my garage.
Greta Garbo İsveçli bir aktristi.Greta Garbo was a Swedish actress.
Garajını temizlemene yardım etmemi ister misin?Do you want me to help you clean your garage?
Garantinin henüz dolup dolmadığını öğrenmek istiyorum.I want to find out if the warranty has expired yet.
Garajını temizlemene yardım etmekten mutluluk duyarım.I'd be more than happy to help you clean out your garage.
Dün gece garip bir rüya gördüm.I had a weird dream last night.
Mary yarı zamanlı garsonluk yaptı.Mary waitressed part-time.
Hilkat garibesi olmak istemiyorum.I don't want to be a freak.
Garson, hesabı alabilir miyim lütfen?Waiter, may I have the bill please?
Bir şey garip.Something's strange.
Arabayı garaja sürdüm.I drove the car into the garage.
Tom garip.Tom's flaky.
Tom gariptir.Tom's strange.
O garip.That's freaky.
Garnizon teslim olmaktan başka bir seçenek görmedi.The garrison saw no choice but to surrender.
Orada garip bir bayan gördüm.I saw a strange lady there.
Yağmur beni garip ve içe dönük yapar.The rain makes me strange and introspective.
Üçüncü gardırobu açmanın zamanı geldi.It's time to open the third wardrobe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod