Bu civarda bazı garip şeyler olduğunu fark ettim.I've noticed some strange things happening around here.
Garson çorba servis edecek.The waiter will serve a soup.
Tom'dan garajı temizlememe yardım etmesini istedim.I wanted Tom to help me clean the garage.
Tom'un garajı temizlememe yardım etmesini istiyorum.I want Tom to help me clean the garage.
Tom garsona çok kaba davrandı.Tom was really rude to the waitress.
Bu ömür boyu garantili bir iş.This is a job for life.
Bu garaja kaç otobüsün sığabileceğini merak ediyorum.I wonder how many buses can fit into this garage.
Gara geç geldi.He arrived late at the station.
On yıl gardiyanlık yaptı.He has been a prison guard for ten years.
Burada insanlar bir garip.People here are weird.
Garsona iyi bir bahşiş verdim.I gave the waiter a good tip.
Cihazın garantisi bu ay bitecek.The device's warranty will expire this month.
Yanni gariban mahallelerdeki çocukları futbola yönlendirmek için gayret sarf ediyordu.Yanni actively encouraged kids from rough neighborhoods to play soccer.
İşte bunu garajda buldum.Here's what I found in the garage.
Garajda bulduğum şey bu.Here's what I found in the garage.
Düşman ele geçirdiği bölgede kukla bir garnizon devlet kurmaya çalışıyor.The enemy is trying to establish a puppet garrison state in the territory they occupied.
Yanni bir garson.Yanni is a waiter.
Tom garanti girerim diye düşündüğü vasat okulların bile hiçbirine giremedi.Tom didn't even get into any of his safety schools.
Garson, bizim hesapları ayrı getir lütfen.Waiter, give us separate checks, please.
Sana karşı bir garezim yok.I don't hold a grudge against you.
Sorunu halletmenin en garanti yöntemi bu.It's the most surefire way to solve the problem.
Suda garip bir tat var.This water tastes strange.
Tom'un bunu yapmak istememesi garip görünüyor.It seems strange that Tom didn't want to do that.
Tom'un Mary'le dans etmek istememesi garip görünüyor.It seems strange that Tom didn't want to dance with Mary.
Tom'un hiç pizza yemek istememesi garip görünüyor.It seems strange that Tom didn't want to eat any pizza.
Gar burası mı?Is this the railway station?
Tren garı burası mı?Is this the railway station?
Robert, gardiyanı kupayla öldüresiye dövdü.Robert bludgeoned the warden to death with the trophy.
Her şey garip bir şekilde sessizleşti.Everything went strangely quiet.
Ne garip bir küçük araba! Ne olduğunu merak ediyorum.What a strange little car! I wonder what it is.
Felix, Amelia'nın tanımadığı garip bir aksanla konuştu.Felix spoke in a strange accent Amelia didn't recognize.
Gunter garip bir ses duydu.Gunter heard a bizarre sound.
Karl garsona bağırdı.Karl shouted at the waitress.
Lukas duvarda garip semboller gördü.Lukas saw strange symbols on the wall.
Stefan garip bir uğultu sesi duydu.Stefan heard a strange buzzing sound.
Stefan garip bir uğultu sesi işitti.Stefan heard a strange buzzing sound.
O kapı garip bir şekilde açıktı.Strangely, that door was open.
"Kötü bir garsondu çok iyi oyuncu oldu"."Kötü bir garsondu çok iyi oyuncu oldu".
"Onlar garson sanatçılar"."Onlar garson sanatçılar".
Aynı zamanda, garip yaratıklar ve büyücüler Tokyo şehriinde görünmeye başlar.At the same time, strange monsters and wizards start to appear in the city of Tokyo.
"Yeni sevgilisi garson"."Yeni sevgilisi garson".
Larry King: Ne kadar garip.Larry King: How ironic.
Bir elektrikçi olduğu sırada Gary Cooper'ı bulamadılar mı?Didn't they find Gary Cooper when he was an electrician?
Sara Garcia, "Meksika'nın büyükanesi"ydi.Sara García was the "grandmother of Mexico".
GarageBand 5, iLife '09 paketinin bir parçasıdır.GarageBand 5 is part of the iLife '09 package.
Garrett bu arada kadınlarla ilgili erkek tıbbi görüşleri için tartışmaya girdi.Around this time, Garrett also entered into discussion with male medical views regarding women.
Hani, dünyadaki en garip otelde yaşamaya mahkûm edilmiş gibi".You know, being condemned to live in the weirdest hotel in the world."
Bu pasaport, diğer ülkelerde özel tedaviyi garanti eder.These passports guarantee special treatment in other countries.
25 Mayıs 2012. ^ "Euro 2012: Injury rules Gareth Barry out of Euros"."Euro 2012: Injury rules Gareth Barry out of Euros".
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.They practiced in Eric's parents' garage.
Palm Z22, Palm OS Garnet 5.4.9 ile önceden yüklenmiş olarak gelir ve yükseltilebilir değildir.The Palm Z22 came with Palm OS Garnet 5.4.9 preloaded and is not upgradable.
2010'da Garmin, nüvifonları tamamen durduracağını açıkladı.In 2010, Garmin announced it would stop making nüvifones altogether.
Bu arada Doyle, kendisini garip bir adrese yönlendiren bir imgelem görür.Meanwhile, Doyle has a vision which leads him to a strange address.
Tarawa ve Makin'deki garnizonlar kendi kaderlerine terk edilmiştir.The garrisons at Tarawa and Makin were left to their fate.
Ayrıca tutuklular, gardiyanlar tarafından sürekli tecavüze uğradılar.Prisoners were also repeatedly subject to rape by guards.
O yıl, Garrett Anderson ilk İngiliz Kadın Hakları Komitesine katıldı.That year, Garrett Anderson joined the first British Women's Suffrage Committee.
Crowley, Nolan'ın garajını dolduran büyüklükte bir şehir maketi yaptı.Crowley built a model of the city that filled Nolan's garage.
Bu sürüm Magic GarageBand'ı ve podcast işlevselliğini kaybetti.This version has lost Magic GarageBand and the podcast functionality.
Ayrıca şunu yazdı: "Mutluluğumun özü başkalarının mutluluğu için savaşıyor, garip".She also wrote, "The essence of my happiness is fighting for the happiness of others.
Pek çok Kolombiyalı Garavito'nun erken tahliye olasılığını çokça eleştirdi.Many Colombians criticized the possibility of Garavito's early release.