gani gani ile cümle

gani gani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, işte ğani (zengin) O, övülen O'dur.What is in the heavens and the earth is Allah's; surely Allah is the Self-sufficient, the Praised.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Kuşkusuz, Allah mutlak Ganî, mutlak Hamîd'dir.What is in the heavens and the earth is Allah's; surely Allah is the Self-sufficient, the Praised.
Gani Bobi'den Shkelzen Maliki'ye göre, anketin hata payı yüzde 3,5'i bulabilir.According to Gani Bobi's Shkelzen Maliqi, the margin of error is up to 3.5%.
İdeoloji ve etnik köken, ganimeti paylaşan yerel siyasilere engel teşkil etmiyor.Ideology and ethnicity are no barriers as local politicians divvy up the loot.
Sırbistan, 2009 yılında Ganiç ve 18 diğer üst düzey yetkili hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.Serbia issued arrest warrants for Ganic and 18 other senior officials in 2009.
Üsküp’te ise kimileri “ganimet” bulmak için şehri karış karış geziyor.In Skopje, some work hard scouring the city for "treasures".
BH'li Ganiç'in İngiltere'de gözaltı hali sürüyorBiH's Ganic remains in British custody
Ganiç'in ailesi ise zanlının artık BH pasaportuna sahip olduğunu ileri sürüyor.Ganic's family insists he now holds a BiH passport.
Her iki ülke de Ganiç'in iadesini istiyor.Both countries are seeking his extradition.
Ganitumab, IGF-1R'ye karşı antagonist olarak yönlendirilen bir monoklonal antikordur (mAb).Ganitumab is a monoclonal antibody (mAb) directed antagonistically against IGF-1R.
Ganitumab, IGF-1R'ye karşı antagonistik olarak yönlendirilen bir monoklonal antikordur (mAb).Ganitumab is a monoclonal antibody (mAb) directed antagonistically against IGF-1R.
Takipçiler ganimetin beşte birini Muhammed'e vermeyi planladılar. [3]The followers planned to give one-fifth of the booty to Muhammad.[3]
Hindistan'dan çok miktarda ganimet alındı.Immense quantities of spoils were taken from India.
Düşmanlardan alınan ganimetler bazen Romalılar tarafından Nerio'ya ithaf edildi.Spoils taken from enemies were sometimes dedicated to Nerio by the Romans.
Savaş ganimetlerinin Paris'te merkezi bir yerde olan Jeu de Paume Müzesi'nde toplanması gerekiyordu.The war loot had to be collected in a central place in Paris, the Museum Jeu de Paume.
Göring, ganimetin önce Hitler ile kendisi arasında paylaştırılmasını da emretti.Göring also commanded that the loot would first be divided between Hitler and himself.
Zafer, Roma Cumhuriyeti ve ilgili tüm askerler için çok ganimet getirdi.The victory brought much booty for the Roman Republic, and for all the soldiers involved.
Muzaffer Arap ordusu çok fazla ganimet çaldı ve askerler büyük miktarda para aldı.The victorious Arab army stole much booty and the soldiers received large sums of money.
2014 yılında bir konferansta Başkan GaniPresident Ghani at a conference in 2014
Gani, 1990'larda kanserden muzdarip olduktan sonra midesinin bir bölümü alındı.Ghani lost most of his stomach after suffering from cancer in the 1990s.
Gani'nin her sabah beşten önce uyandığı ve iki üç saat boyunca okuduğu söylenir. [1]It is said that Ghani wakes up every morning before five, and reads for two to three hours.[82]
Dionysos ölüleri gömer, zaferini kutlar ve ganimetler dağıtır.Dionysus buries the dead, celebrates his victory and distributes spoils.
Vahib el-Ganim (1919-2003), Baas Partisi'ni kuran Suriyeli bir doktordu.Wahib al-Ghanim (1919-2003) was a Syrian physician who co-founded the Ba'ath Party.
Aynı yıl, Ganim Lazkiye'de bir Baas hücresi kurdu.In the same year, Ghanim created a Ba'athist cell in Latakia.
Fay' ve Ganimet Divanı[lower-alpha 17] ?Fay' and Ghana'im[lower-alpha 17] Diwan al-Fay' wa al-Ghana'im ?
Savaşlardan elde edilen ganimetlerin idaresinden ve dağıtılmasından sorumludur.Responsible for administering and distributing war spoils that come from battles.
Elkhan Ganiyev, Azerbaycanlı bir belgesel fotoğrafçısı [1] ve dijital sanatçıdır .Elkhan Ganiyev is an Azerbaijani documentary photographer,[1] and digital artist.
Hırsızlar, ganimeti paylaştılar.Diebe teilten ihre Beute auf.
Hırsızlar, ganimeti aralarında pay ettiler.Diebe teilten ihre Beute auf.
Hırsızlar ganimeti paylaştılar.Die Diebe teilten ihre Beute.
Hırsızlar ganimeti aralarında paylaştılar.Die Diebe teilten ihre Beute.
Od’man, Hüsam Şah, Hüsam Şah Gani ya da Gani Baba adları ile de bilinir.Er ist auch als Od’man, Hüsam Şah, Hüsam Şah Gani oder Gani Baba bekannt.
Ganimetlerden gelen para ile toplam para daha fazla artar.Und vom „Heuß-Fond“ kommt eine größere Summe Geldes.
Vasfi Bey ve Ganimet Hanım'ın oğlu olarak 1933 yılında İzmir'de doğdu.Cindoruk wurde als Sohn von Vasfi Bey und Ganimet Hanım 1933 in İzmir geboren.
Babası Kiyefli Mustafa Ganioğlu adlı bir subaydır.Sie trifft sich mit einem Offizier namens Jefimowitsch.
Onlarla birlikte ganimetler aldım.Weidenkätzchen mit Samen.
Her zaman büyük zaferlerle sonuçlandırdığı savaşların ardından Roma'ya muazzam ganimetlerle döndü.Nach jedem seiner Kriege, die immer erfolgreich verliefen, brachte er reiche Beute nach Rom.
Bu şehir de terk edilmişti ve içinde bulunan eşyalar ganimet olarak alınarak Haçlılar arasında bölüşüldü.Die Ortschaft wird von einem Augraben durchquert, der die Ortsteile Weddel und Frestedt voneinander trennt.
Ardından deniz seferlerine katılarak birçok ganimet ile İstanbul'a dönmüştür.Während der Haddsch-Zeit wurden besonders viele Flüge nach Dschidda durchgeführt.
Ganin, Alfyorov'a içki ardından içki içirir ve adamı çok kötü sarhoş eder.Sie fleht Truffaldino an, ihr sofort zu trinken zu geben, sonst müsse sie verdursten.
Seks bir ganimet değildir.Le sexe n'est pas un trophée.
Bu zatın kardeşi Gani Baba ise köyün güneyinde yatmaktadır.Et tu sais pourquoi ton père et ta mère dorment dans le même lit ?
Eğer olsaydı ganimetler arasında atlar da sayılacaktı.Parmi ces animaux sacrificiels, il fut aussi compter le cheval.
İngiltere'den iki kere ganimet almıştı.Il a apporté deux paiements en Angleterre.
Fakat kral, oğlunu ilk savaş ganimetinden mahrum bırakmak istemeyerek bu isteği reddeder.Mais le roi refuse de prendre la Dague des mains de son fils, car il s'agit de son premier butin de guerre.
Biliyorum Gani dostumuz eleştiriyi çok da sevmez.À ses débuts, la critique n'aime pas.
Savaş sırasında, Ganiyeva cepheden 16 kez geçilen bir telsiz operatörü ve casustu.Durante la guerra, Ganiyeva fue una operadora de radio y espía que cruzó la línea del frente 16 veces.
Başı kesildi ve bir ganimet olarak Elagabalus'a takdim edildi.Fue decapitado y su cabeza fue presentada a Heliogábalo como trofeo.
Ganimet cephane ve diğer eşyanın hesabı tutulamamıştı.Le mencionó la falta de camiones y munición.
Alâüddîn, aldığı büyük ganimetlerle ülkesine döndü.Volvió al país con toda la gloria.
Cniva ve adamları Roma ordusu onları karşıladığında ganimetleriyle birlikte evlerine dönüyorlardı.Cniva y sus hombres volvían a sus tierras con el botín cuando el ejército romano los alcanzó.
Surede Bedir Savaşında elde edilen ganimetlerin kimlere ve nasıl pay edileceği konu edilmektedir.Y se reglamenta cómo será la entrada de los nuevos hermanos y lo que han de pagar.
Çin'e otuzdan fazla krallıktan ganimet ve temsilci ile dönmüştür.Desde entonces se han alojado allí más de veinte reyes y Jefes de Estado.
Çok sayıda esir ve ganimet ele geçirdi.Numerosos prisioneros y botines fueron capturados.
İngiltere'den iki kere ganimet almıştı.Asimismo, dos veces dio toda una lección a Inglaterra.
Taşınabilir büyük ganimetler Bağdat'a nakledildi.Muchos prisioneros rebeldes fueron llevados a Bakura.
Ganin, Alfyorov'a içki ardından içki içirir ve adamı çok kötü sarhoş eder.Apenado, Trelkovsky pasa la noche con él invitándolo a tomar unos tragos.
Uzun yaşadı ve Augustus kendisine olan sadakatinden ötürü zaferlerden elde ettiği ganimetle ödüllendirdi.Augusto lo recompensó por su continua lealtad.
İznik yönünde etrafından ganimet toplayarak yürüyüşe başladılar.Egli camminava attorno a loro in vestaglia, ispezionandole.
Çeşitli kaynaklara göre ganimet önce Singapur'da toplanmış ve daha sonra Filipinler'e nakledilmiştir.Secondo varie fonti, il tesoro fu inizialmente portato a Singapore e poi trasportato nelle Filippine.

İlgili Sayfalar