Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.Pe scurt, opt luni mai tarziu, am umplut galeria Centrului cultural din Chicago de 280 de metri patrati.
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.И если вкратце, то 8 месяцев спустя мы действительно заполнили 300-метровую галерею
Ve kısacası, sekiz ay sonra Chicago Kültür Merkezi'nin 280 metrekarelik galerisini doldurduk.Накратко, осем месеца по-късно наистина напълнихме галерията на
Vicky ve Cristina galeriden ayrılıp yemeğe gittiler.A Vicky e a Cristina abandonaram a galeria e decidiram ir jantar.
Vicky ve Cristina galeriden ayrılıp yemeğe gittiler.Vicky en Cristina verlieten de galerie om re gaan eren.
Vicky ve Cristina galeriden ayrılıp yemeğe gittiler.Vicky és Cristina otthagyták a galériát és úgy döntöttek elmennek vacsorázni.
Vicky ve Cristina galeriden ayrılıp yemeğe gittiler.Vicky y Cristina dejaron la galería de arte... ...y decidieron ir a cenar.
Vicky ve Cristina galeriden ayrılıp yemeğe gittiler.فيكي و كريستينا غادرتا المعرض الفني و قررتا أن تذهبا للعشاء
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.그런데 내가 280 평방미터 갤러리에 산호초크로셰를 채우는게 뭔지 알아겠어요.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Also hatte ich keine Ahnung, was es bedeutete, eine 280-Quadratmeter-Galerie zu füllen.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Così non avevo alcuna idea di cosa significasse riempire una galleria di 300 mq.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Deci nu am avut nici o idee ce inseamna sa umpli o galerie de 280 de metri patrati.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Não fazia ideia do que seria preencher uma galeria com 900 metros quadrados.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Nie miałam pojęcia, co znaczy zapełnić 300 metrów kwadratowych powierzchni.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Tehát gőzöm sem volt róla, mit jelent egy 278 négyzetméteres galéria megtöltése.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Timesu. Zato se mi ni sanjalo, kaj pomeni napolniti skoraj 3 are veliko galerijo.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Wist ik veel wat het betekende een galerie van 280 m<sup>2</sup> op te vullen.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.И я понятия не имела, что означает заполнить галерею в 300 кв. м.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.Така че нямах идея какво значи да запълниш 300 квадрата галерия.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.כך שלא היה לי מושג מה המשמעות של למלא אולם תצוגה ששטחו 300 מטר מרובעים.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.لذا لم تكن لدي فكرة عن ما عنيته بشغل معرض مساحته 3000 قدماً مربعة.
Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu.二つ返事をしたのです
Yani eserin yüksekliğini belirleyen bir anlamda galerinin tavanının yüksekliği olmuş.Takže velikost díla by byla ovliněna výškou, výškou stropu.
Yani eserin yüksekliğini belirleyen bir anlamda galerinin tavanının yüksekliği olmuş.Так, це було б якось продиктовано... - Висотою. - За нормальної висоти стелі.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Aş putea, literal, să mă arunc în galerie.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Ich könnte mich damit sozusagen bis in die Galerie schießen.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Ik zou mijzelf letterlijk het balkon in kunnen schieten.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Je pourrais, littéralement, me propulser au balcon.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.정말로 그것을 사용하여 저 자신을 최상층 관람석까지 발사시킬 수 있을 것입니다.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Mógłbym, całkiem dosłownie, wystrzelić się do tamtej loży.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Podría, literalmente, dispararme hacia la galería.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Potrei, letteralmente, spararmi in galleria.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Saya dapat melontarkan diri menuju galeri itu.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Бих могъл, доста буквално, да се изстрелям в галерията.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.Я бы мог в прямом и переносном смысле улететь на галёрку.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.הייתי יכול, אם הייתי רוצה, לירות את עצמי לתוך היציע.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.ويمكنني " فعلياً " ان اطير الى آخر هذا المسرح
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.皆さんのご迷惑になるので