Ana içeriğe geç
Sözlük

gıdı ile cümle

gıdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Oraya gidip gitmeyeceğimize karar vermek sana bağlı.It is up to you to decide whether we will go there or not.
Gidiş dönüş mü? Sadece tek yön.Round trip? Only one-way.
İnsanlar neden sinemaya gidiyorlar?Why do people go to the movies?
Bekletilmek hoşuna mı gidiyor?Do you like to be kept waiting?
Çok uzağa gidiyorsun.You're going too far.
Görevinin başına ne zaman gidiyorsun?What time are you going on duty?
Okula nasıl gidiyorsun?How do you get to school?
Nereye giderseniz gidin, siz karşılanacaksınız.Wherever you go, you'll be welcomed.
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?You always like to trip me up, don't you?
İşin nasıl gidiyor?How is your work coming along?
Gidip gitmemen fark yaratmaz.It makes no difference whether you go or not.
Siz önce gidin.You go first.
Gidişine dayanamam.I cannot endure your going.
Bu günlerde ne tür bir spora gidiyorsun?What kinds of sports do you go in for these days?
Tatilde nereye gidiyorsun?Where are you going on vacation?
Her şey iyi gidiyor.It's all right.
O, okula gidiyordu.He was going to school.
Okul için nereye gidiyorsun?Where do you go to school?
Her gidiş yeri için gidiş dönüş bileti aşağıdaki gibi.Round-trip fares to each destination are as follows.
Genelde işler iyi gidiyor.Altogether, things are going well.
Genel olarak, şirketim şimdi iyi gidiyor.On the whole, my company is doing well now.
Cerrahi bölümüne gidin lütfen.Please go to the Surgery Department.
Resim eğitimi almak için Fransa'ya gidiyorum.I'm going to France to study painting.
Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.
Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.If you are going abroad, it's necessary to have a passport.
Biz evimize gidiyoruz.We're on our way home.
Yaz tatilin nasıl gidiyor?How's your summer vacation going?
Niçin Mary onunla pikniğe gidiyor?How come Mary is going on a picnic with him?
Hangi istasyona gidiyorsun?Which station are you going to?
Hangi istasyona gidiyorsunuz?Which station are you going to?
Bazen her şey yanlış gidiyor.Sometimes everything goes wrong.
Gidişini hiçbir şey durdurmaz.Nothing will stop his going.
Gidip tezahürat yapmak istiyorum.I want to go and cheer.
Gidiş dönüş bileti aldın mı?Did you buy a round trip ticket?
Bir gidiş-dönüş bileti aldım.I bought a round-trip ticket.
Gidiş dönüş bilet ücretleri nedir?What's the round-trip fare?
Sanırım karısı kasabanın dışına gidiyor.I think his wife is going out of town.
Tiyatroya gidiyoruz.We're going to the theater.
Tek gidiş bilet ücreti bir dolardır.The fare is one dollar each way.
O kadar şiddetli yağmur yağıyordu ki gidişimizi ertelemek zorunda kaldık.It was raining so hard that we had to put off our departure.
Tıpta İlerleme çarçabuk önde gidiyor.Progress in medicine is going ahead by leaps and bounds.
Balık tutmaya oldukça sık giderdim ama şimdi nadiren gidiyorum.I used to go fishing quite often, but now I rarely go.
Hava kararmadan önce gidilecek yere ulaşmak için otobüse bindim.I took the bus in order to reach the destination before it got dark.
Paramızın çoğunluğu yiyeceğe gidiyor.Most of our money goes for food.
Ben önümüzdeki hafta Avrupa'ya gidiyorum.I'm going to Europe next week.
İyi bir koltuk almak için erken gidin.Go early in order to get a good seat.
Dün gece bir gıdım uyumadım.Last night I did not get a wink of sleep.
Yağmur yağarsa gidişimi ertelerim.I will put off my departure if it rains.
Mozart'ın müziği her zaman hoşuma gidiyor.The music of Mozart is always pleasing to me.
Saat zaten on bir. Şimdi gidiyor olmalıyım.It's already eleven o'clock. I must be leaving now.
Kalabalık ile birlikte gidin.Go along with the crowd.
Düz gidin ve mağazayı bulacaksınız.Go straight on, and you will find the store.
O neredeyse her gün nehire gidip balık avlıyor.Almost every day he goes to the river and fishes.
Boston'un hangi bölümüne gidiyorsun?Which part of Boston are you going to?
Parka gidip orada oynadık.We went to the park, and we played there.
Sık gidilmeyen kaplıcaları severim.I like hot springs off the beaten track.
Pizza yemek için şehir merkezine gidiyoruz.We are going downtown to eat pizza.
Paris'e en kısa yoldan gidin.Take the shortest route to Paris.
Nereye gidiyorsun, baba?Where are you going, Dad?
Pat Jim'in doğum günü partisine gidiyor.Pat's going to Jim's birthday party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gıdı ile cümle - gıdı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App