gı ile cümle
gı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Güzel bir gün, değil mi? Yüzmeye gidelim mi?A nice day, isn't it? How about going for a swim?
İyi koltuklar edinebilmemiz için tiyatroya erken gidelim.Let's go to the theater early so that we can get good seats.
İyi bir şarap gibi, o yaşla gelişir.Like a good wine, he improves with age.
O iyi bir ev gibi görünüyor.It seems to be a good house.
Yatağa gitme zamanınız gelmedi mi?Isn't it about time you went to bed?
Paskalya geçidini izlemeye gidelim.Let's go and watch the Easter parade.
Ann ve Zachary birlikte kaçmış gibi görünüyor.It seems Ann and Zachary ran off together.
Senin yaşında böyle giyersen kendini komik duruma düşürürsün.If you dress like that at your age, you'll make a fool of yourself.
Senin yaşında böyle giyersen kendini aptal yerine koyarsın.If you dress like that at your age, you'll make a fool of yourself.
Anderson ailesi dışında herkes gelecek Perşembe akşamı partiye gidiyor.Everybody except the Anderson family is going to the party next Thursday evening.
Niçin sıraya giriyorsun.What are you lining up for?
Ne için sıraya giriyorsun?What are you lining up for?
Çantanı alıp hızla eve gitmelisin.You should grab your bag and hurry home.
Bu çiçekler miss gibi kokuyor.Those flowers smell sweet.
Bir gün doktoru görmeye gitti.One day he went to see the doctor.
Bir gün Mike ve Jane biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gittiler.One day Mike and Jane went downtown to do some shopping.
Bazı gıdaların fiyatları haftadan haftaya değişmektedir.The prices of certain foods vary from week to week.
Hayat olduğu gibi onun için çok ilginç değil.Life as it is is very uninteresting to him.
Her şeyi olduğu gibi görmeye çalış.Try to see things as they are.
Sysko bir karınca gibi çalışır.Sysko works like an ant.
Alice saat onda yatağa gitti.Alice went to bed at ten.
Alice saat onda yatmaya gitti.Alice went to bed at ten.
Alice'in konsere gittiği dündü.It was yesterday that Alice went to a concert.
Yaşamın her adımında insanlar kiliseye gidiyor.People in every walk of life go to church.
Her çocuk bir bebek gibi davranılmasına karşı çıkar.Every child objects to being treated like a baby.
Sanırım her şey yolunda gidiyor.I think everything is going well.
Amerikalılar, genel olarak, giyinip süslenmeyi sevmezler.Americans, in general, don't like to dress up.
Sık sık Amerikalılarda olduğu gibi, o çiğ balık sevmez.As is often the case with Americans, he does not care for raw fish.
Bir Amerikalı gibi görünmüyor.He doesn't seem to be an American.
Tıpkı Amerikalıların Beyzbolu sevdiği gibi, İngilizler kriketi severler.Just as the Americans like baseball, the British like cricket.
ABD'nin ekonomik gücü eskisi gibi değil.The economic strength of the USA is not what it was.
O, Amerika yoluyla Avrupa'ya gitti.He went to Europe by way of America.
Amerika'ya gitmek için zamanım yok.I have no time to go to America.
Amerika'ya giderken bir gün kaybediyor muyuz?Are we losing a day on the way to America?
Amerika'ya gidiyorsan,İngilizce bilgini tazele.If you are going to America, brush up your English.
Amerika'ya gideceksen, İngilizce konuşmaları öğrenerek daha iyi edersin.If you are to go to America, you had better learn English conversation.
Amerika'ya gideceksen, İngilizce konuşmayı öğrensen iyi olur.If you are to go to America, you had better learn English conversation.
Amerika'ya gitmek için özel bir nedenin var mı?Do you have any special reason why you want to go to America?
Amerika'ya gitmek için okyanusu geçmen gerek.You have to cross the ocean to get to America.
O, bana Amerika'ya gittiğini söyledi.He told me he was going to America.
Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
Amerika'da nereye giderseniz gidin, yollar ve otoyollar vardır.There are roads and freeways wherever you go in America.
Çok iyi görünmüyorsun. Bugün işe gitmesen iyi olur.You don't look very well. You had better not go to work today.
Burada hoşça vakit geçirmiyorsun gibi görünüyor.It seems that you are not having a good time here.
Duşta yakalandığım zaman çok ileri gitmemiştim.I had not gone very far when I was caught in a shower.
Denize gitmek için henüz hava çok soğuk.It's too cold to go to the sea yet.
Başkası için riske girmek istemiyorum.I don't want to go out on a limb.
O bir ördek gibi görünüyor.It looks like a duck.
Otelin ev gibi havası var.The hotel has a homey atmosphere.
Ağaca kadar seni geçebileceğime bahse girerim.I'll bet that I can beat you to the tree.
O, ne giyerse giysin hoş görünüyor.She looks pretty no matter what she wears.
Hitachi ve NEC gibi rakipler bir araya geldiğinde zamanların değiştiğini biliyorsunuz.You know times have changed when rivals like Hitachi and NEC get together.
Birbirlerine âşık gibi görünüyorlar.They seem to be in love with each other.
Şu ikisi dışarı gidiyorlar mı?Are those two going out?
O mağaza erkek giysisi satar.That store sells men's wear.
O bölgeye gitmeyin.Don't go into that area.
Şu ikizler bezelyedeki iki tane gibi benziyorlar.Those twins look like two peas in a pod.
Şu gemi bu limandan yurt dışına gider.That ship goes abroad from this port.
Ben sık sık nehirde balık tutmaya giderim.I often go fishing in the river.
Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.Please look at the girl who wore the blue clothes.