güzelliği ile cümle
güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sanırım bir tablonun güzelliği, onun sayesinde, kısa bir süre için de olsa, dünyayla bir yakınlık kurmanız.Je crois que la beauté de peindre, c'est le sentiment d'être lié au monde, pendant un moment.
Sanırım bir tablonun güzelliği, onun sayesinde, kısa bir süre için de olsa, dünyayla bir yakınlık kurmanız.Penso che la bellezza della pittura sia sentirsi parte del mondo almeno per un momento.
Sanırım bir tablonun güzelliği, onun sayesinde, kısa bir süre için de olsa, dünyayla bir yakınlık kurmanız.Yo creo que la belleza de la pintura es sólo que sientes una afinidad, por un momento al menos, con el mundo.
Sanırım bir tablonun güzelliği, onun sayesinde, kısa bir süre için de olsa, dünyayla bir yakınlık kurmanız.Νομίζω ότι η ομορφιά της ζωγραφικής είναι η αίσθηση ττης συγγένειας, τουλάχιστον εκείνη τη στιγμή, του κόσμου.
Senin güzelliğin gözlerimi kamaştırdı.la tua bellezza è troppa per essere sopportata.
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?Bylo by to čistění toxického odpadu?
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?Co pięknego byście zrobili?
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?Qual è un nobile progetto che vorresti realizzare?
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?Serait-ce de nettoyer un site de déchets toxiques?
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?Si de ce nu este practic sa faci aceste lucruri?
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?Εσείς τι θα κάνατε; Ποια όμορφη πράξη θα κάνατε;
Sen ne yapardın? Hangi güzelliği gerçekleştirirdin?ではなぜ、それが現実的ではないのでしょうか?
Sense güzelliği kültürel olarak belirlemek olumsuz bir şey değil mi?Non pensi che definire la bellezza culturalmente sia negativo?
Sense güzelliği kültürel olarak belirlemek olumsuz bir şey değil mi?Такива глупости ограничават ума ни. Искаме играчки, злато, лъскави неща, които ни правят велики.
Şimdi Physio Radiance'ın arkasındaki mükemmel güzelliğin sırlarını keşfedelim.Agora, vamos descobrir os segredos definitivos de beleza por trás de Physio Radiance.
Şimdi Physio Radiance'ın arkasındaki mükemmel güzelliğin sırlarını keşfedelim.Ahora descubramos los secretos de belleza que hay tras Physio Radiance.
Şimdi Physio Radiance'ın arkasındaki mükemmel güzelliğin sırlarını keşfedelim.Kini, mari temukan rahasia kecantikan utama di balik Physio Radiance.
Şimdi Physio Radiance'ın arkasındaki mükemmel güzelliğin sırlarını keşfedelim.Perçons à jour les ultimes secrets de beauté recélés par Physio Radiance.
Şimdi Physio Radiance'ın arkasındaki mükemmel güzelliğin sırlarını keşfedelim.والآن دعونا نكتشف أسرار الجمال الفائق وراء Physio Radiance.
Şimdi şunu da merak ediyorum: Acaba şunları ayırmak gerçek ve dolaylı güzelliği, mümkün mü?Ciekawi mnie też, czy można rozdzielić pojęcie piękna zewnętrznego i wewnętrznego?
Şimdi şunu da merak ediyorum: Acaba şunları ayırmak gerçek ve dolaylı güzelliği, mümkün mü?Ik ben er ook in geïnteresseerd of het mogelijk is om intrinsieke en extrinsieke schoonheid te scheiden?
Şimdi şunu da merak ediyorum: Acaba şunları ayırmak gerçek ve dolaylı güzelliği, mümkün mü?Mi interessa, inoltre, questa domanda: è possibile separare la bellezza intrinseca da quella estrinseca?
Şimdi şunu da merak ediyorum: Acaba şunları ayırmak gerçek ve dolaylı güzelliği, mümkün mü?А ещё я интересуюсь вот чем: возможно ли разделить внутреннюю и внешнюю красоту?
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.A tengerek szívében vannak határaid, építõid tökéletessé tették szépségedet.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Bagimu samudra bagaikan rumah. Kau dibangun seperti kapal indah
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Bờ cõi mầy ở trong lòng biển; những kẻ xây dựng mầy đã làm cho mầy nên một thành tốt đẹp trọn vẹn.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Bờ_cõi mầy ở trong lòng biển ; những kẻ xây_dựng mầy đã làm cho mầy nên một thành tốt_đẹp trọn_vẹn .
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.De bygged dig midt i Havet, fuldendte din Skønhed.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Deine Grenzen sind mitten im Meer und deine Bauleute haben dich aufs allerschönste zugerichtet.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.En el corazón de los mares están tus fronteras; los que te construyeron hicieron completa tu hermosura
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.In mezzo ai mari è il tuo dominio. I tuoi costruttori ti hanno reso bellissima
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Ja, dig som har ditt rike ute i havet, dig gjorde dina byggningsmän fullkomlig i skönhet.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.네 지경이 바다 가운데 있음이여 너를 지은 자가 네 아름다움을 온전케 하였도다
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Meja tvoja sega v srce morja, zgraditelji tvoji so te popolnega storili v lepoti.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Meren sydämessä on sinun alueesi, rakentajasi tekivät sinun kauneutesi täydelliseksi,
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Midt i havet er dine landemerker; dine bygningsmenn gjorde din skjønnhet fullkommen.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.No coração dos mares estão os teus termos; os que te edificaram aperfeiçoaram a tua formosura.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Ţinutul tău este în inima mărilor, şi cei ce te-au zidit te-au făcut desăvîrşit de frumos.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Ton territoire est au coeur des mers; Ceux qui t`ont bâtie t`ont rendue parfaite en beauté.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.U beschouwde de zee als uw gebied; uw architecten hebben u tot een prachtige stad gemaakt.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.U prostřed moře byly hranice tvé, stavitelé tvoji dokonale tě ozdobovali.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.V srdci mora je tvoja ríša; tvoji stavitelia priviedli k dokonalosti tvoju krásu.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.W pośrodku morza były granice twoje, budownicy twoi doskonałą uczynili piękność twoję.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Τα ορια σου ειναι εν τη καρδια των θαλασσων, οι οικοδομοι σου εκαμον πληρες το καλλος σου.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Пределите ти са всред моретата; ония, които те съградиха, направиха съвършена хубостта ти.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.Пределы твои в сердце морей; строители твои усовершили красотутвою:
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.בלב ימים גבוליך בניך כללו יפיך׃
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.تخومك في قلب البحور. بنّاؤوك تمموا جمالك.
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.你 的 境 界 在 海 中 . 造 你 的 使 你 全 然 美 麗
Sınırların denizin bağrındaydı, Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.你 的 境界 在 海中 . 造 你 的 使 你 全然 美麗
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Așadar Steve Jobs întotdeauna a crezut in simplicitate și eleganța si frumusețe.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Así que Steve Jobs siempre ha creído en la simplicidad y elegancia y belleza.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Grazie.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.스티브잡스는 항상 심플함과 우아한
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Merci.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Steve Jobs đã luôn tin vào sự giản đơn và sự tao nhã và sự đẹp đẽ.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Steve Jobs geloofde altijd al in eenvoud en elegantie en schoonheid.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Steve Jobs hat also immer an Einfachheit geglaubt, an Eleganz und Schönheit.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Zatem Steve Jobs zawsze wierzył w prostotę, elegancję i piękno.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Ευχαριστώ. Έτσι, ο Στιβ Τζομπς πίστευε πάντα στην απλότητα, την κομψότητα και την ομορφιά.