güzelliğe ile cümle

güzelliğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Está muito perto da beleza intrínseca.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Ez elég közel áll a belső szépséghez.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Ini cukup dekat dengan keindahan intrinsik.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Je to dost blízko skutečné kráse.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.이것은 본질적인 아름다움에 상당히 가깝습니다.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Nó rất gần với cái đẹp chính gốc.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Se apropie de frumuseţea intrinsecă.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Αυτό είναι πολύ κοντά στην εγγενή ομορφιά.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Това се доближава доста до същинската красота.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Це дуже близько до справжньої краси.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.Этот дизайн очень близок к истинной красоте.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.זה די קרוב ליופי פנימי.
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.ان جمالها جوهري نوعا ما
Bu evrensel olan güzelliğe çok yakın.水がどんなものか知ってさえいれば
Bundaki güzelliğe bakın.Figyeljék meg a benne rejlő szépséget.
Bundaki güzelliğe bakın.Guardatane la bellezza.
Bundaki güzelliğe bakın.Is het nu mooi?
Bundaki güzelliğe bakın.Miren la belleza que tiene.
Bundaki güzelliğe bakın.Na piękno.
Bundaki güzelliğe bakın.Olhem para a sua beleza.
Bundaki güzelliğe bakın.Podívejte se na krásu v tom.
Bundaki güzelliğe bakın.Priviţi-i frumuseţea.
Bundaki güzelliğe bakın.Regardez la beauté qu'elle contient.
Bundaki güzelliğe bakın.Sehen Sie die Schönheit darin.
Bundaki güzelliğe bakın.Se skønheden i det.
Bundaki güzelliğe bakın.Κοιτάξτε την ομορφιά που έχει.
Bundaki güzelliğe bakın.Погледнете красотата в нея.
Bundaki güzelliğe bakın.Подивіться на красу в ньому.
Bundaki güzelliğe bakın.Посмотрите на красоту.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Apoi e celălalt tip de atitudine, clasic, care îmbrăţişează frumuseţea şi meşteşugul.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Dann gibt es eine andere eher klassische Haltung, welche die Schönheit und das Handwerk umfasst.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Depois existe uma outra atitude, mais clássica, que se liga à beleza e ao engenho.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.De van egy másik, klasszikusabb felfogás, amely a szépségre és a mesterségre helyezi a hangsúlyt.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Een andere benadering is klassieker met de nadruk op schoonheid en kunde.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Il y a une autre attitude plus classique contenant la beauté et la technique.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Jest jeszcze inne, bardziej klasyczne podejście, które skupia się na pięknie i warsztacie.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.반면 좀 더 고전적인 입장도 있습니다. 아름다움과 기술적 숙련을 중요시하죠.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Luego hay otra, más clásica, la actitud que abarca la belleza y la artesanía.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Poi c'è un'altra attitudine, più classica, che abbraccia la bellezza e l'arte.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Rồi có một lập trường khác, cổ điển hơn, yêu chuộng cái đẹp và sự điêu nghệ.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Så er der en anden, mere klassisk tilgang der omfavner skønhed og håndværk.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Μετά υπάρχει μια άλλη, πιο κλασσική στάση η οποία περιλαμβάνει την ομορφιά και την δεξιοτεχνία.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Также есть более классический подход, где мы имеем дело с искусством и различными ремёслами.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.Тогава се появява друго, по-класическо, отношение което обгръща красотата и уменията.
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.מצד שני יש גישה אחרת, קלאסית יותר שמכילה גם יופי ואיכות ביצוע;
Bundan başka, güzelliğe ve ustalığa odaklı, daha klasik bir yaklaşım var.وهنالك النوع الآخر ذو الموقف الأكثر تقليدية الذي يقدر الجمالية والصنعة.
Doğal güzelliğe bayılırım.Egy természetes szépség?
Doğal güzelliğe bayılırım.Kecantikan yang alami?
Doğal güzelliğe bayılırım.La bellezza naturale? Io la adoro!
Doğal güzelliğe bayılırım.Một vẻ đẹp tự nhiên đúng không?
Doğal güzelliğe bayılırım.Naturalna uroda?
Doğal güzelliğe bayılırım.¿Una belleza natural?
Doğal güzelliğe bayılırım.¿Una belleza natural?
Doğal güzelliğe bayılırım.Une beauté naturelle ?
Doğal güzelliğe bayılırım.الجمال الطبيعي؟ أحبه
Duvarın kenarının dahi kendi başına ayrı bir görsel güzelliğe sahip olmasına önem verilmiş.(М) Здесь чувствуется желание выдвинуть (М) на передний план.то, что раньше считалось просто отделкой.
Duvarın kenarının dahi kendi başına ayrı bir görsel güzelliğe sahip olmasına önem verilmiş.(Ч)Відчувається бажання поставити на перший план те, що мало б бути лише оздобленням.
Etkileyici bir güzelliğe sahipler. Sen de beğenirsin.Tu verras l'un des meilleurs peintres de l'art traditionnel japonais.
Fiziki güzelliğin üzerinde düşünerek, ilahi güzelliğe ulaşabiliriz.И идея в том, что любуясь физической красотой, мы можем представить божественную.
İki çeşit güzellik var. Fiziki güzelliğin üzerinde düşünerek, ilahi güzelliğe ulaşabiliriz.Pozorovat tedy můžeme dva druhy krásy a skrz pozorování krásy fyzické se dostáváme ke kráse božské.

İlgili Sayfalar