Ana içeriğe geç
Sözlük

güzel ile cümle

güzel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu güzel bir evdir.This is a beautiful house.
Güzel bir eviniz var.You have a beautiful home.
Boston güzel bir şehir.Boston is a beautiful city.
O güzel bir düğündü.It was a beautiful wedding.
Ayışığı güzel.The moonlight is beautiful.
Mehtap güzel.The moonlight is beautiful.
Bunlar güzel atlar.These are beautiful horses.
Hâlâ çok güzelsin.You are still so beautiful.
Güzel bir tebessümün var.You have a beautiful smile.
Güzel bir sesin var.You have a beautiful voice.
Bu gece güzel görünüyorsun.You look beautiful tonight.
Güzel bir akşamüstü, değil mi?Beautiful evening, isn't it?
Yalnızca güzel kadınları severim.I just love beautiful women.
O güzel bir bilezik.That's a beautiful bracelet.
O güzel bir kolye.That's a beautiful necklace.
Tom beni güzel hissettiriyor.Tom makes me feel beautiful.
Güzel bir ailen var.You have a beautiful family.
Bugün çok güzel görünüyorsun.You look so beautiful today.
Boston gece güzeldir.Boston is beautiful at night.
Mary'nin uzun güzel saçları var.Mary has beautiful long hair.
Mary güzel, değil mi?Mary is beautiful, isn't she?
Mary şaşırtıcı bir şekilde güzel.Mary is stunningly beautiful.
Tom'un güzel bir bahçesi var.Tom has a beautiful garden.
Böylesine güzel bir sabah.It's such a beautiful morning.
Mary'nin güzel kahverengi gözleri var.Mary has beautiful brown eyes.
Her zamanki kadar güzel görünüyorsun.You look as beautiful as ever.
Sen böyle güzel bir kadınsın.You're such a beautiful woman.
Böylesine güzel bir evin var.You have such a beautiful home.
Ne kadar da güzel bir adın var.You have such a beautiful name.
Sen güzel bir genç kadınsın.You're a beautiful young woman.
Bu akşam güzel görünüyorsun.You look beautiful this evening.
Bu gece çok güzel görünüyorsun.You look very beautiful tonight.
Sen güzel bir kadın oldun.You've become a beautiful woman.
Güzel bir gece, değil mi?It's a beautiful night, isn't it?
Güzel bir gün batımı, değil mi?It's a beautiful sunset, isn't it?
O elbiseyle çok güzel görünüyorsun.You look beautiful in that dress.
Ne kadar güzel olduğunu biliyor musun?Do you know how beautiful you are?
Güzel bir sesin olduğunu duydum.I heard you have a beautiful voice.
Her yıl gittikçe güzelleşiyorsun.You get more beautiful every year.
Hatırladığım kadar güzelsin.You're as beautiful as I remember.
Onun burada ne kadar güzel olduğunu unuttum.I forgot how beautiful it was here.
O çirkin adamın güzel bir karısı var.That ugly man has a beautiful wife.
O güzel bir düğün töreniydi.It was a beautiful wedding ceremony.
Gün batımı burada gerçekten güzel.The sunset is really beautiful here.
Vaiz güzel bir vaaz verdi.The preacher gave a beautiful sermon.
Bütün hafta güzel hava yaşadık.We've had beautiful weather all week.
Gerçekten güzel bir gülümsemen var.You really do have a beautiful smile.
Gerçekten güzel bir sesin var.You really do have a beautiful voice.
Sen güzel bir gelin olacaksın.You're going to be a beautiful bride.
Tom'un güzel bir kızla konuştuğunu gördüm.I saw Tom talking to a beautiful girl.
Mary güzel bir kırmızı elbise giyiyor.Mary is wearing a beautiful red dress.
Üniversitemizin güzel bir kampüsü var.Our university has a beautiful campus.
Hiç bu kadar güzel bir şey gördün mü?Have you ever seen anything so beautiful?
Yürüyüş için güzel bir gün.It's a beautiful day for a hike, isn't it?
Bu olacağını söylediğin kadar güzel.It's as beautiful as you said it would be.
Seni güzel karımla tanıştırayım.Let me introduce you to my beautiful wife.
Tom bana ne kadar güzel olduğunu söylemedi.Tom didn't tell me how beautiful you were.
Her gün gittikçe güzelleşiyorsun.You get more and more beautiful every day.
Son derece güzel, genç bir kadınsın.You're an extremely beautiful young woman.
Düşündüğümden daha güzelsin.You're more beautiful than I remember you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod