Tom geminin güvertesinde.Tom is on the ship's deck.
Patlamalar hangar güvertesinde uçaklar arasında yangın başlattı.The explosions started fires among the aircraft on the hangar deck.
Kıç güvertesindeki patlama ciddi bir hasar vermemişti.The submarine did not sustain serious damage.
Mart 1916'da geminin ana güvertesindeki taretler söküldü ve açık bölümler metal kaplamayla kaplandı.In March 1916 the ship had her main deck 6-inch guns removed and the openings plated over.
Çarpışmanın şiddetiyle Dumlupınar'ın güvertesinde bulunan 8 kişi denize düştü.During the escape from earth, eighty humans were on board the Mayflower.
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:And he's standing on the deck of his ship, he's talking to his first mate, and he's saying,
Bolden STS-60 görevi sırasında Discovery'nin uçuş güvertesindeBolden on the flight deck of Discovery during STS-60
Boldon STS-61-C görevi sırasında Columbia'nın uçuş güvertesindeBolden on the flight deck of Columbia during STS-61-C
Aziz Elmo ateşi, KC-10 uçağının uçuş güvertesinden görüntülendi.St Elmo's Fire viewed through the flight deck of a KC-10 aircraft.
Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi.Fu il primo dei tre capitani che morirono a bordo della nave.
Missouri güvertesinde düzenlenen ve 23 dakika süren teslimiyet töreni dünya çapında radyoyla yayınlandı.La cerimonia a bordo della Missouri durò circa 23 minuti e venne trasmessa in tutto il mondo.
Andromedanın güvertesinde yapılan tören bilinmeyen uzaylılar tarafından basıldı.Церемония проведена на борту «Андромеды», но прервана нападением неизвестных пришельцев из экстра-измерения.
Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi.Był pierwszym z trzech kapitanów tego statku, którzy zmarli na jego pokładzie.
İnfilak Arizonayı parçaladı ve güvertesindeki 1400 kişiden 1177'si ile batırdı.Wybuch spowodował natychmiastową śmierć 3/4 załogi, 1177 osób na pokładzie.
Kıç güvertesindeki patlama ciddi bir hasar vermemişti.Ostrzał okrętów Unii nie wyrządził żadnych poważnych strat.
Çarpışmanın şiddetiyle Dumlupınar'ın güvertesinde bulunan 8 kişi denize düştü.Rodziny 18 pracowników muzeum były na pokładzie podczas huraganu.
Cal Carpathia'nın güvertesinde kendisini ararken rastlanır.V horáckém statku dokonce prý sama obsluhovala.
İlk mürettebatı Soyuz 10 güvertesinde kenetlenmeyi başardı, ancak bir arıza nedeniyle istasyona geçemedi.První let ke kosmické stanici byl Sojuz 10, ale tomu se nepodařilo se stanicí bezpečně spojit.
Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi.Han var den første av tre kapteiner som døde om bord på skipet.
Patlamalar hangar güvertesinde uçaklar arasında yangın başlattı.Ledakan bom-bom tersebut memicu kebakaran pada pesawat-pesawat terbang di atas dek hangar.
Missouri güvertesinde düzenlenen ve 23 dakika süren teslimiyet töreni dünya çapında radyoyla yayınlandı.Buổi lễ được diễn ra trên boong tàu Missouri kéo dài 23 phút và được phát đi toàn thế giới.
Bu aslında geminin güvertesinde ölen üç kaptanından sadece ilkiydi.これは同艦の艦歴で唯一の死者であった。
Missouri güvertesinde düzenlenen ve 23 dakika süren teslimiyet töreni dünya çapında radyoyla yayınlandı.受降儀式在密蘇里號上持續了23分鐘,並向全世界實況廣播。
İlk mürettebatı Soyuz 10 güvertesinde kenetlenmeyi başardı, ancak bir arıza nedeniyle istasyona geçemedi.צוותה הראשון של התחנה שוגר בסויוז 10 אך לא היה מסוגל לעלות על סיפונה עקב תקלה במנגנון העגינה.
Patlamalar hangar güvertesinde uçaklar arasında yangın başlattı.הפיצוצים הבעירו שריפות במטוסים על הסיפון ובהאנגרים.
Andromedanın güvertesinde yapılan tören bilinmeyen uzaylılar tarafından basıldı.עד שהמושבה שלו הותקפה בידי חייזרים לא ידועים.
Patlamalar hangar güvertesinde uçaklar arasında yangın başlattı.Експлозиите предизвикват пожари сред наредените на хангарната палуба самолети.
Gemici, gemi güvertesinde dik olarak durduğu ve gemiyle beraber sallandığı için ölçülecek açı hiç değişmez.Главната причина затова е, че той започва силно да се притеснява, когато седне зад кормилото на лодката.
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:그는 배의 갑판에 서서 1등 항해사에게 이렇게 말합니다. 그가 말하기를,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Dia berdiri di atas geladak kapal dan berbicara dengan rekan utamanya, dia berkata,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:E ele encontra-se no convés do seu navio, falando com o seu primeiro-oficial, dizendo-lhe:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Está sobre la cubierta de su barco hablando con el primer oficial, y le dice:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Et il est debout sur le pont de son navire, il parle à son second, et il dit,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Hij staat op het dek van zijn schip en praat met zijn eerste stuurman. Hij zegt:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Og han står på dækket på sit skib, han snakker med sine førstemand og siger:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Ott áll hajójának fedélzetén beszél az elsőtiszttel, és azt mondja:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stătea pe puntea corăbiei sale, şi vorbea cu secundul său, şi îi spunea:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stava sul ponte della sua nave e parlava al primo ufficiale, dicendogli:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stoi na podkładzie swojego statku, rozmawia z pierwszym oficerem i mówi:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stojí na palubě, hovoří s prvním důstojníkem a povídá mu:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Und er steht auf dem Deck seines Schiffs, er spricht mit seinem Bootsmann und er sagt:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Và ông ấy đang đứng trên boong tàu, nói chuyện với một phó thuyền trưởng của mình và ông ấy nói.
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Στέκεται στο κατάστρωμα του πλοίου του, μιλώντας στον πιο έμπιστο σύντροφό του και του λέει:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Він стояв на палубі свого корабля і розмовляв зі своїм першим помічником. І сказав:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:И вот он стоит на палубе своего корабля, разговаривает со своим первым помощником, и говорит ему:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:И той стои на палубата на кораба си, разговаря с помощник-капитана, и му казва:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:הוא עומד על סיפון ספינתו, ומדבר עם החובל הראשון, ואומר לו,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:وكان يقف على سطح سفينته يقول لمساعده الاول بما مفاده
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:一等航海士に話しかけました。 「明日我々は 例の岩場の近くを通る。