güvendi ile cümle

güvendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu projede beni seçtiği ve bana güvendiği için Ten Collection'a teşekkür ederim.마지막으로, 저는 선택해주시고, 제 능력을 믿어주신 Ten Collection 팀에 감사드립니다.
Bu projede beni seçtiği ve bana güvendiği için Ten Collection'a teşekkür ederim.Спасибо Коллекции Ten за то, что выбрали меня и доверили мне участие в этом проекте.
Büyük Japon yapımcı Square-Enix de batı temalı ilk projelerinden biri için Wargaming'e güvendi.일본의 대형 제작사인 '스퀘어에닉스(Square-Enix)'도 이를 깨닫고 워게이밍에 그들 최초의 서구 중심 프로젝트 개발을 맡겼어요
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.Aku membiarkan anak-anakku dalam tanggung jawab anda dan mempercayai anda.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.Ho mantenuto i miei bambini sotto le tue cure, fidandomi solo di te.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.Ich hielt meine Kinder in Ihrer Obhut, und Vertraute nur Ihnen.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.J'ai laissé mes enfants sous votre responsabilité, croyant en vous.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.Mi-am lasat copiii in grija ta, avand incredere numai in tine.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.Powierzyłam Ci moje dzieci ufajac Ci.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.Σου ανέθεσα τα παιδιά μου, σε εμπιστεύτηκα.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.أبقيت أطفالي تحت رعايتك، الوثوق بكِ أنتِ فقط
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Ce-ar fi dacă am plăti oameni în care tu ai încredere să supravegheze fauna sălbatică?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Čo ak zaplatíme ľudom, ktorým dôveruješ, aby sa starali o divú zver?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?'E se noi pagassimo gente di cui ti fidi perché si prenda cura degli animali?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Et si on payait des gens en qui vous avez confiance pour prendre soin des animaux sauvages?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?"야생동물을 돌보고 보호하는 분들께 사례를 하면 어떻겠습니까?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Nếu tôi trả tiền cho người ông tin tưởng để bảo vệ động vật thì sao?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?"Que tal se pagarmos às pessoas em quem você confia, "para tomarem conta da vida selvagem?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?¿Qué tal si le pagamos a la gente en quien confías para cuidar a la vida salvaje?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Τι θα 'λεγες να πληρώναμε τους ανθρώπους που εμπιστεύεσαι για να προσέχουν την άγρια πανίδα;
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Ами ако плащаме на твои доверени хора, за да се грижат за дивата природа?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Как насчёт того, чтобы люди, которым ты доверяешь, получали деньги за охрану дикой природы?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?אבל אז, האנשים מ-IRDNC הציעו לג'ושוע: מה אם נשלם לאנשים, שעליהם אתה סומך
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?ماذا لو قمنا بدفع المال لأناس تثق بهم ليقوموا برعاية الحياة البرية؟
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?よく知っている人は いないのか?
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba. Sana güvendim!В клевер с четырьмя листиками, в то, что все будет легко, я доверилась Вам!
Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba. Sana güvendim!Четирилистната детелина, лесния живот.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.A prišiel Gál, syn Ebedov, i jeho bratia a prešli do Sichema. A mužovia Sichema složili v ňom svoju nádej.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.És eljött Gaál, Ebed fia és az õ atyjafiai, és bementek Sikembe, és bízának õ hozzá Sikem férfiai.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.Gaal pa, sin Ebedov, pride s svojimi brati in se preseli v Sihem; in meščani sihemski so se zanesli nanj.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.에벳의 아들 가알이 그 형제로 더불어 세겜에 이르니 세겜 사람들이 그를 의뢰하니라
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.Mutta Gaal, Ebedin poika, tuli veljineen, ja he poikkesivat Sikemiin; ja Sikemin miehet luottivat häneen.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.Nadto przyszedł Gaal, syn Obedów, i bracia jego, i przyszedł do Sychem, a poufali mu mężowie Sychem.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.Nu kom Ga'al, Ebeds Søn, med sine Brødre og flyttede ind i Sikem; og Sikems Borgere fattede Tillid til ham.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.Så kom Ga'al, Ebeds sønn, og hans brødre og drog inn i Sikem; og Sikems menn satte lit til ham.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.Syn pak Ebedův Gál, jda s bratřími svými, přišel do Sichem, i těšili se z něho muži Sichemští.
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.ויבא געל בן עבד ואחיו ויעברו בשכם ויבטחו בו בעלי שכם׃
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.وجاء جعل بن عابد مع اخوته وعبروا الى شكيم فوثق به اهل شكيم
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.以 別 的 兒 子 迦 勒 、 和 他 的 弟 兄 來 到 示 劍 . 示 劍 人 都 信 靠 他
Ebet oğlu Gaal kardeşleriyle birlikte gelip Şekeme yerleşti. Şekem halkı ona güvendi.以別 的 兒子 迦勒 、 和 他 的 弟兄 來到 示劍 . 示劍 人 都 信 靠 他
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak öven당신은에 합류 할것이다 자만 분산을 온다 칭찬
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak övenמרגיש בטוח שתצטרף אליהם ב משבח מתנשף התפזר
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak övenالشعور بالثقة سوف ينضم إليهم في مشيدا يلهث وفرقت
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak öven公共サービスの
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.(40:10) Даже человек мирный со мною, на которого я полагался, который ел хлеб мой, поднял на меня пяту.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Auch mein Freund, dem ich mich vertraute, der mein Brot aß, tritt mich unter die Füße.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Aun mi amigo íntimo, en quien yo confiaba y quien comía de mi pan, ha levantado contra mí el talón
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Bahkan kawan karib yang paling kupercayai, orang yang makan bersamaku, telah menghina aku
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Celo prijatelj moj, ki sem mu zaupal, ki je jedel moj kruh, je vzdignil peto proti meni.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Ðến đỗi người bạn thân tôi, Mà lòng tôi tin cậy, và đã ăn bánh tôi, Cũng giơ gót lên nghịch cùng tôi.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Ðến đỗi người bạn_thân tôi , Mà lòng tôi tin_cậy , và đã ăn bánh tôi , Cũng giơ gót lên nghịch cùng tôi .
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Endog min Ven, som jeg stolede på, som spiste mit Brød, har løftet Hælen imod mig.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.En ugjerning henger ved ham, og han som ligger der, skal ikke stå op mere.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana."Heb je het al gehoord? Hij heeft een dodelijke ziekte. Hij zal nooit meer van zijn ziekbed afkomen."
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Hovoria, zkaza vraj prišla na neho, a keď už raz leží, viacej nevstane.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Istennek átka szállott õ reá, s mivelhogy benne fekszik, nem kél fel többé!
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana."Jokin parantumaton paha on häneen tarttunut, ja siitä, missä hän makaa, hän ei enää nouse".
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.나의 신뢰하는바 내 떡을 먹던 나의 가까운 친구도 나를 대적하여 그 발꿈치를 들었나이다
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.Mówiąc: Pomsta się nań za niezbożność wylała, a iż się położył, więcej nie wstanie.
Ekmeğimi yiyen, güvendiğim yakın dostum bile İhanet etti bana.»Ohjälplig ofärd har drabbat honom, han som ligger där skall icke mer stå upp.»
İlgili Sayfalar