güvenceye ile cümle

güvenceye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Düşünce özgürlüğü anayasal güvenceye alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Birkaç hesabı güvenceye alabildi.He has managed to secure several accounts.
Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.The defence attorney did his best on behalf of Tom to secure his acquittal.
Garaj kapısını güvenceye alın.Secure the garage door.
Hirodes Olimpiyat oyunları'nı mali olarak destekledi ve geleceğini güvenceye aldı.Herod supported the financially strapped Olympic Games and ensured their future.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Refugees from both countries fled across their mutual border.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.We have to make a system that assures human rights.
Onu güvenceye alalým.First Mert Let's make sure he is safe
Bentegeat, "Bu kararı AB alacaksa çok sayıda güvenceye ihtiyacı olacak." dedi."If the EU were to take this decision, it would need numerous guarantees," Bentegeat noted.
Mısır'ın güney sınırını güvenceye almak için Hıristiyan Nübye topraklarına bir elçi gönderildi.To secure the southern border of Egypt a legation was sent to the Christian land of Nubia.
Hirodes Olimpiyat oyunları'nı mali olarak destekledi ve geleceğini güvenceye aldı.Herodes unterstützte die finanziell angeschlagenen Olympischen Spiele und sicherte damit ihre weitere Zukunft.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Die Vertragspartner garantierten sich gegenseitig die Sicherheit ihrer Grenzen.
İrlanda Kilisesini destekleyerek mal varlığını güvenceye alır.Sie bestreitet aus ihrem Vermögen den Unterhalt der Kirche.
Önemli siparişler şirketin geleceğini güvenceye almış ve gelecek modellere yol açmıştır.لذلك بدأ يفكّر كيف يضمن مستقبل مؤسّساته.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Os refugiados de ambos os países fugiram através de sua fronteira mútua.
Fakat Richard bu güvenceye layık bir kişi olmadığını daha ilk günlerindeki aldığı kararlarla gösterdi.Richard se cítil špatně s toho, že nevěděl, kdo pro něj minule hlasoval.
Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye alınmıştır.Tiszteletben tartja az alapvető emberi jogokat és szabadságot.
Hirodes Olimpiyat oyunları'nı mali olarak destekledi ve geleceğini güvenceye aldı.Herodes mendukung pertandingan Olimpiade yang mengalami kesulitan keuangan, dan menjamin masa depannya.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Meje te republike bi bile dosežene na medsebojnih dogovorih.
Çocuk Finlandiya’da sosyal güvenceye bağlıysa çocuğa Kela kartı yani sağlık sigortası kartı verilir.Jos lapsi kuuluu Suomen sosiaaliturvaan, hän saa Kela-kortin eli sairausvakuutuskortin.
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:Affaires liées à la protection sociale lorsque vous déménagez en Finlande ou à l’étranger
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:Ärenden rörande den sociala tryggheten när du flyttar till Finland eller utomlands:
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:Cuestiones relativas a la seguridad social ante un traslado a Finlandia o al extranjero:
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:Вопросы, относящиеся к социальному обеспечению, при переезде в Финляндию или выезде за границу:
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:الأمور المتعلقة بالضمان الاجتماعي، عندما تنتقل إلى فنلندا أو إلى الخارج:
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:لأمور المتعلقة بالضمان الاجتماعي، عندما تنتقل إلى فنلندا أو إلى الخارج
Finlandiya’ya ya da yurtdışına taşındığınızda sosyal güvenceye ilişkin konular:与移居或移出芬兰有关的社会保障事务
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Dobbiamo creare un sistema che garantisca i diritti umani.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Meidän täytyy luoda järjestelmä joka takaa ihmisoikeudet.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Musíme vytvořit systém, který zaručí lidská práva.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Musimy stworzyć system, który zapewni przestrzeganie ludzkich praw.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Nous devons faire un système qui garantit les droits de l'homme.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Olyan rendszert kell teremtenünk, ami garantálja az emberi jogokat.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Trebuie sa creem un sistem care asigură drepturile omului.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Vi måste skapa ett system som säkerställer de mänskliga rättigheterna.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Vzpostaviti moramo sistem, ki zagotavlja človekove pravice.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.We moeten een systeem maken dat mensenrechten verzekerd.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Wir müssen ein System einrichten, das die Menschenrechte sichert.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Πρέπει να φτιάξουμε ένα σύστημα που να διασφαλίζει τα ανθρώπινα δικαιώματα.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Нужно создать новую систему, которая гарантирует человеку его права.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.Трябва да изградим система, която да гарантира човешките права.
İnsan haklarını güvenceye alan bir sistem oluşturmalıyız.يجب علينا أن نصنع نظاماً يضمن حقوق الانسان.
Sosyal güvenceye bağlı olmak ve destek almak Finlandiya’ya nereden taşındığınıza bağlıdır:Asiaan vaikuttaa se, muutatko Suomeen
Sosyal güvenceye bağlı olmak ve destek almak Finlandiya’ya nereden taşındığınıza bağlıdır:Ces points ont aussi leur impact lorsque vous venez vous installer en Finlande :
Sosyal güvenceye bağlı olmak ve destek almak Finlandiya’ya nereden taşındığınıza bağlıdır:Omfattas du av den sociala tryggheten och kan du få bidrag? På detta inverkar om du flyttar till Finland från
Sosyal güvenceye bağlı olmak ve destek almak Finlandiya’ya nereden taşındığınıza bağlıdır:هل تتبع إلى الضمان الاجتماعي وهل تحصل على الدعم؟ يؤثر في الأمر الانتقال إلى فنلندا
Sosyal güvenceye bağlı olmak ve destek almak Finlandiya’ya nereden taşındığınıza bağlıdır:您是否可享受芬兰的社会保障并领取保障金?这取决于您是否从下列国家移居至芬兰
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Ale želáme si, aby jeden každý z vás dokazoval tú istú snahu na plnosť nádeje do konca,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.A żądamy, aby każdy z was toż staranie pokazywał ku nabyciu zupełnej nadziei aż do końca.
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Dorim însă ca fiecare din voi să arate aceeaş rîvnă, ca să păstreze pînă la sfîrşit o deplină nădejde,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.E desejamos que cada um de vós mostre o mesmo zelo até o fim, para completa certeza da esperança;
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.우리가 간절히 원하는 것은 너희 각 사람이 동일한 부지런을 나타내어 끝까지 소망의 풍성함에 이르러
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Men vår åstundan är att var och en av eder visar samma nit att intill änden bevara full visshet i sitt hopp,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Men vi ønske, at enhver af eder må udvise den samme Iver efter den fulde Vished i Håbet indtil Enden,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Men vi ønsker at enhver av eder må vise den samme iver for den fulle visshet i håpet inntil enden,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Mutta me halajamme sitä, että kukin teistä osoittaa samaa intoa, säilyttääkseen toivon varmuuden loppuun asti,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Nous désirons que chacun de vous montre le même zèle pour conserver jusqu`à la fin une pleine espérance,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Wir begehren aber, daß euer jeglicher denselben Fleiß beweise, die Hoffnung festzuhalten bis ans Ende,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Žádámeť pak, aby jeden každý z vás až do konce prokazoval tu opravdovou pilnost k nabytí plné jistoty naděje,
Umudunuzdan doğan tam güvenceye kavuşmanız için her birinizin sona dek aynı gayreti göstermesini diliyoruz.Želimo pa, da vsak izmed vas kaže isto gorečnost, da ohrani popolno gotovost upanja do konca:
İlgili Sayfalar