günler ile cümle
günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu günlerde birçok şey insanları korkutuyor.Many things frighten people these days.
Tom genellikle pazartesi günleri oraya gittiğimi biliyor.Tom knows I usually go there on Mondays.
Tom bir sigara içmeden günler boyu gidecek.Tom will go for days without smoking a cigarette.
Bu günlerde işler oldukça zor.Things are pretty tough these days.
Sonbahar geldiği için günler kayda değer ölçüde daha kısa oluyor.The days are getting noticeably shorter now that autumn has arrived.
Hafta içi günleri : Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma'dır.The weekdays are: Monday, Tuesday, Wednesday, Thursday, and Friday.
Son günlerde Tom seni görmek için geldi mi?Has Tom been to see you recently?
Tom'u günlerdir görmedim.I haven't seen Tom for days.
Tom günlerce yemek yememiş gibi görünüyor.Tom looks as if he hasn't eaten in days.
Eski günlerde, ayar resmi geceleri TV'de tek şeydi.I'm freezing cold.
O günlerde, Tom ve ben birlikte takılırdık.In those days, Tom and I used to hang out together.
Günlerce uyumamış gibi görünüyorsun.You look like you haven't slept in days.
Tom günlerce uyumamış gibi görünüyor.Tom looks like he hasn't slept in days.
Tom cumartesi günleri evde neredeyse hiç kalmaz.Tom hardly ever stays home on Saturdays.
Tom pazartesi günleri buraya gelirdi.Tom used to come here on Mondays.
Sana eski güzel günleri anlatayım.Let me tell you about the good old days.
Ben o güzel günleri hatırlıyorum.I remember those beautiful days.
Giriş pazar günleri ücretsizdir.Admission is free on Sundays.
Biz İnsanlık Müzesini görmeye gittik ama o, salı günleri kapalıymış.We went to see the Museum of Humankind, but it is closed on Tuesdays.
İşaret "Pazartesi günleri kapalı" diyor.The sign says, "Closed on Mondays".
Önümüzdeki günlerde bizi bir sürpriz bekliyor.A surprise awaits us in the days to come.
O, perşembe günleri oynar.He plays on Thursdays.
O, pazartesi günleri sık sık okula geç kalır.He is often late for school on Mondays.
Günler haftalara ve sonra aylara ve sonra yıllara dönüştü.The days turned into weeks, and then into months, and then into years.
Son günlerde aynada kendine baktın mı?Have you looked at yourself in the mirror recently?
Önümüzde bazı zor günler var.We've got some difficult days ahead of us.
Günlerdir seni arıyoruz.We've been searching for you for days.
Biz pazartesi günleri her zaman evde değiliz.We're not always at home on Mondays.
Cumartesi ve pazar günleri dinlenme günleridir.Saturdays and Sundays are rest days.
Güzel günlerimiz oldu.We did have some good times.
Son günlerde buralarda yapılan büyük değişiklikler vardı.There've been some big changes made around here recently.
Son günlerde Tom hakkında çok düşünüyorum.I've been thinking about Tom a lot recently.
Pazar günleri ve remi tatil günlerinde Tom'a çift gündelik verilir.Tom is paid double time on Sundays and public holidays.
Büyükbabam böyle günler olacağını her zaman söyledi.Grandpa always said there'd be days like this.
Bu günlerde hiç kimsenin bir sabit hattı yok.Nobody has a landline these days.
O günlerde yatmaya daha erken giderdim.In those days, I used to go to bed earlier.
İyi günler, Tom.Have a nice day, Tom.
Son günlerde Tom geleceği hakkında endişe ediyor.Recently, Tom has been worrying about his future.
Son günlerde Tom her zaman Mary ile takılıyor.Recently, Tom has been hanging out with Mary all the time.
Pazar günleri çalışman gerekiyor mu?Do you need to work on Sundays?
O günlerce sürebilir.That could take days.
Kış aylarında günler kısalır ve hava daha erken kararır.In winter, the days become shorter and it gets darker earlier.
Son günlerde dışarıya baktın mı?Have you looked outside lately?
Tom son günlerde benim için biraz iş yaptı.Tom did some work for me recently.
Yangından sonra, duman kokusu günlerce havada kaldı.After the fire, the smell of smoke remained in the air for days.
Bazen günlerce konuşmam.Sometimes I don’t talk for days on end.
Bu günler Tom'la birlikte çalışıyorum.I'm working with Tom these days.
Tom pazartesi günleri her zaman meşguldür.Tom is always busy on Mondays.
Tom pazar günleri genellikle evde.Tom is usually at home on Sundays.
Tom pazar günleri her zaman evde değil.Tom isn't always at home on Sundays.
Tom cumartesi ve pazar günleri genellikle uyur.Tom usually sleeps in on Saturdays and Sundays.
Ben cuma günlerini severim!I love Fridays!
Tom genellikle pazartesi günleri buraya gelir.Tom usually comes here on Mondays.
Yaz boyunca günler daha uzun sürer.During the summer, the days become longer.
Tom gittiğinden beri günler oldu.It's been days since Tom left.
Güneşli günlerde, sahil çok kalabalık olur.On sunny days, the beach is very crowded.
Ben pazartesi, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günleri çalışırım.I work on Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays and Fridays.
Tom üniversite günlerinde, öğrenci siyasetinde aktifdi.Tom was active in student politics in his university days.
Pazar günleri evde değilim.I'm not home Sundays.
Senin günlerin sayılı.Your days are numbered.
İlgili Sayfalar