günler ile cümle
günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Pazartesi günleri çalışmıyorum.I'm not working on Mondays.
Cumartesi günleri asla alışverişe gitmem.I never go shopping on Saturdays.
O günlerce yemek yememiş olabilir.He might not have eaten for days.
Jefferson 1801'in o ilk günlerinde mutlu bir başkan oldu.Jefferson was a happy president in those early days of 1801.
Tokyo günler içinde teslim oldu.Tokyo surrendered within days.
İki taraf günlerce müzakere ettiler.The two sides negotiated for days.
Delegeler günlerce uzlaşmayı tartıştılar.Delegates debated the compromise for many days.
Okul günlerinizin hayatınızın en mutlu günleri olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think your schooldays are the happiest days of your life?
Eski güzel günler ne kadar harikaydı.How wonderful were the good old days.
Tatillerde, ben günleri hiçbir şey yapmadan geçirdim.In the holidays, I spent days doing nothing.
Yine günlerden ne?What day is it again?
Eski günlerde, kışın buz pateni yapmaya giderdik ama şimdi çok yaşlıyız.In the old days we would go ice skating in the winter, but now we are too old.
Pazar günleri dinlenirim.On Sundays I rest.
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
Buraya genellikle salı günleri gelir.She usually comes here on Tuesdays.
O, onu özlüyor, özellikle yağmurlu günlerde.She misses him, especially on rainy days.
Kışın, günler daha kısadır.In the winter, days are shorter.
Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.I reflected on my happy school days.
O günlerde, dama oynamayı severdim.Back in those days, I loved to play checkers.
Doğum günlerinin önemli olduğunu hissediyor musunuz?Do you feel birthdays are important?
Onlar cuma günleri balık yerler.They eat fish on Fridays.
Birçok katolik Cuma günleri niçin balık yer?Why do many Catholics eat fish on Fridays?
Günlerce yağmur yağdı.It rained for days.
Sıcak günlerden sonra, hava soğudu.After days of warm weather, it became cold.
Tom'un sorunçıkaran günleri bitti.Tom's troublemaking days are over.
Tom'un günleri sayılı.Tom's days are numbered.
Tom çoğu günleri turistik yerlerin önünde para istemek için harcadı.Tom spent most days begging for money in front of tourist attractions.
Tom günlerce yemek yememiş gibi görünüyordu.Tom looked as if he hadn't eaten for days.
Tom Pazar günleri neredeyse her zaman evdedir.Tom is almost always at home on Sundays.
Tom pazartesi günleri çalışmak zorunda değildir.Tom doesn't have to work on Mondays.
Tom Pazar günleri kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but read books on Sundays.
Tom Pazar günleri kurabiye pişirir.Tom bakes cookies on Sundays.
Tom ve Mary genellikle Pazar günleri dinlenirler.Tom and Mary usually take it easy on Sundays.
Onlar her zaman, pazar günleri bile, erken kalkarlar.They always wake up early, even on Sundays.
İyi günler! Siz yeni komşumuzsunuz, eğer yanılmıyorsam?Good day! You are our new neighbor, if I am not mistaken?
Son günlerde kendini nasıl hissediyorsun?How are you feeling lately?
Tom günlerce Mary hakkında düşünmedi.Tom hadn't thought about Mary for days.
Tom geçen yıl zor günler geçirdi.Tom had a rough time last year.
Eskiden Tom'la çok takılırdım, fakat o bu günlerde çok fazla buralarda değil.I used to hang out with Tom a lot, but these days he's not around much.
Banka cumartesi günleri açık değil.The bank is not open on Saturdays.
İyi günler, Doktor Mortimer.Good day, Doctor Mortimer.
İyi günler. Siz Bay Sherlock Holmes musunuz?Good day. Are you Mr. Sherlock Holmes?
Tom ve Mary bu günlerde asla birbirlerini görmüyorlar.Tom and Mary never see each other nowadays.
Çocuklar Pazar günleri nehre gittiler.Kids went to the river on Sundays.
Yağmurlu günler beni mutsuz eder.Rainy days make me unhappy.
Bazı günler gerçekten kaçmak istiyorum.Some days I just really want to run away.
Bankalar cumartesi günleri açık değildir.The banks aren't open on Saturdays.
Büyük babam havanın iyi olduğu günlerde yürüyüşe gider.My grandfather goes for walks on days when the weather is good.
Müze Pazar günleri açık değil.The museum isn't open on Sundays.
Ah, o bana eski günleri hatırlatır.Ah, that reminds me of the old days!
Cumartesi günleri okula gitmem.I don't go to school on Saturdays.
Bu günlerde pek spor yapmıyorum.I don't exercise a lot these days.
Tatillerde günleri bir şey yapmadan geçiririm.Over the holidays, I spent days doing nothing.
Eski günlerde hiçbir telefon ya da elektrik yokmuş.In the old days, there were no telephones or electricity whatsoever.
Bugün hava harika fakat bu günlerde hep yağmur yağdı.The weather today is great, but lately it's been raining all the time.
Günlerdir hiçbir şey yemedim.I haven't eaten anything for days.
Bu günlerde ne yapıyorsun?What are you doing these days?
Jack ve ben cumartesi günleri ofiste sırayla çalışmayı kabul ettik.Jack and I agreed to take turns working at the office on Saturdays.
Pazar günleri tenis oynamak ister misiniz?Would you like to play tennis on Sundays?
Dakikalar, günler gibi geçti.Minutes passed like days.
İlgili Sayfalar