günler ile cümle

günler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Trafik kazalarının yağışlı günlerde meydana gelmesi olasıdır.Traffic accidents are likely to occur on rainy days.
Konuşmacı bazı kolej günlerinin anıları üzerinde durdu.The lecturer dwelt on some memories of his college days.
Birlikte geçirdiğimiz lise günlerini özlüyorum.I miss the high school days we spent together.
Okulun yakınındaki birçok dükkan şimdi cumartesi günleri kapalı.Most shops near the school are closed on Saturdays now.
Bugün günlerden ne?What's the day today?
Bu yıl ağustos ayında az sayıda yağmurlu günler vardı.This year there were few rainy days in August.
Bu yıl haziran ayında çok yağmurlu günler yoktu.There were not many rainy days in June this year.
Son günlerde Rosalie O'Connor'ı gördüm.I saw Rosalie O'Connor recently.
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.Few students use pencils these days.
Bu günlerde kilo alıyorum.I am putting on weight these days.
Son günlerde o beni rahatsız ediyor.Recently he bothers me.
Bu günlerde genç kızların modasına ayak uyduramıyorum.I can't keep up with the fashions of young girls these days.
Bu günlerde bir dolarla çok şey alınmaz.A dollar does not go very far these days.
Bu günlerde babamı az görüyorum.I see little of my father these days.
Bu günlerde bir sürü inşaat devam ediyor.A lot of construction is going on these days.
Bu günlerde ne iş yapıyorsun?What are you into these days?
Şu günlerde, bir güvenlik bölgesi her zaman güvenli değildir.Nowadays, a safety zone is not always safe.
Bu günlerde küçük ailelere doğru bir yönelim var.There's a trend these days towards small families.
Hayat bu günlerde zorlaşıyor.Life is getting hard these days.
Bu günlerde ben çok meşgulüm.These days I'm very busy.
Bu günlerde görüşüm kötüleşiyor.My vision is getting worse these days.
Son günlerde yayınlanan tüm kitaplardan sadece birkaçı okumaya değer.Of all the books published recently, only a few are worth reading.
Bu günlerde bana gittikçe daha az sıklıkta yazıyor.He writes to me less and less often these days.
Ben bir çocukken çoğunlukla pazar günleri onu ziyaret ederdim.When I was a child, I would often call on him on Sunday.
Günlerimin geri kalanı boyunca seni seveceğim.I'll love you for the rest of my days.
Birlikte geçirdiğimiz mutlu günleri hatırlıyorum.I remember the happy days we spent together.
Okul günlerimizden beri birbirimizi görmedik.We have not seen each other since our school days.
Biz pazar günleri evimizin yanındaki parkta yakalamaca oynarız.We play catch in the park near our house on Sundays.
Babam Pazar günleri bahçe işleri yapar.My father gardens on Sundays.
Bu albümü, okul günlerimi hatırlamadan asla göremem.I never see this album without remembering my school days.
Bu günlerde çok yalnız hissediyorum.I feel very lonely these days.
Bu günler çok meşgulüm.I am very busy these days.
Bu resim bana mutlu okul günlerimi hatırlatıyor.The picture reminds me of my happy school days.
O mutlu günleri düşünmeden bu resme asla bakmam.I never look at this picture without thinking of those happy days.
O günlerde ben genellikle beşte kalktım.I usually got up at five in those days.
Pazar günleri asla boş değilim.I am never free on Sundays.
Ben genellikle Pazar günleri çalışmak zorunda değilim.I don't usually have to work on Sundays.
Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.I would often take naps on Sundays.
Hâlâ okul günlerimle ilgili bir hayli anım var.I still have many clear memories of my school days.
Pazartesi ve Cuma günleri İngilizce çalışırım.I study English on Monday and Friday.
Bu günlerde iştahsızım.I have a poor appetite these days.
Pazar günleri her zaman boş değilim.I am not always free on Sundays.
Pazar günleri her zaman evdeyim.I am always at home on Sundays.
Pazar günleri her zaman evde değilim.I'm not always at home on Sundays.
Pazar günleri kiliseye giderim.I go to church on Sundays.
Pazar günleri asla evde değilim.I am never at home on Sundays.
Pazar günleri hariç her gün çalışırım.I work every day except Sunday.
Pazar günleri onunla tenis oynamayı prensip ediniyorum.I make it a rule to play tennis with him Sundays.
Otobiyografisinde, tekrar tekrar mutsuz okul günlerinden bahsediyor.In his autobiography, he repeatedly refers to his unhappy school days.
Öz yaşam öyküsünde, defalarca mutsuz okul günlerinden bahsediyor.In his autobiography, he repeatedly refers to his unhappy school days.
Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.There is no returning to our younger days.
İlkbahar geldiği zaman günler gün be gün uzar.When spring comes, the days get longer day by day.
İlkbaharda günler uzar.In spring the days get longer.
Okul çarşamba ve cumartesi günleri hariç sekiz buçukta başlar.School begins at half past eight except on Wednesdays and Saturdays.
Eski güzel günlerin hatıraları sel gibi peş peşe geldi.Memories of the good old days came flooding back one after another.
Ben daha iyi günler gördüm.I've seen better days.
Pazar günleri kiliseye giderdim.I used to go to church on Sundays.
Eski günleri gerçekten özlüyorum.I really miss the old days.
Üniversite günlerine dönüp baktığımda,sanki bir asır önceymiş gibi görünüyorlar.Looking back on our college days, it seems as if they were a century ago.
Günler uzuyor.The days are growing longer.
İlgili Sayfalar