Metamfetamin çoğunlukla Doğu ve Güneydoğu Asya’da imal edilmektedir.Vyrába sa najmä vo východnej a juhovýchodnej Ázii a v Severnej Amerike.
Metamfetamin çoğunlukla Doğu ve Güneydoğu Asya’da imal edilmektedir.W większości pochodziła ona z Azji Wschodniej i Południowo-Wschodniej oraz Ameryki Północnej.
Metamfetamin çoğunlukla Doğu ve Güneydoğu Asya’da imal edilmektedir.Παρασκευάζεται κυρίως στην Ανατολική και Νοτιοανατολική Ασία και στη Βόρεια Αµερική.
Metamfetamin çoğunlukla Doğu ve Güneydoğu Asya’da imal edilmektedir.Той се произвежда предимно в Източна и Югоизточна Азия и Северна Америка.
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.한 세대 전까지만 해도 숲 속에서 자유롭게 살던 부족,
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.שבט נוודים מדרום-מזרח אסיה, מסאראוואק--
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.قوم رحالة من جنوب شرق آسيا، من قبائل " ساراواك" --
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.一世代前まで 彼らは森林で 自由に暮らしていたのに
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Bene, siamo andati nelle foreste di Singapore e del sud-est asiatico.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Bien, fuímos a los bosques de Singapur y el sudeste asiático.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Chúng tôi đến các khu rừng của Singapore và Đông Nam Á.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.싱가포르와 동남아시아 밀림으로 갔습니다.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Nå, men vi tog ud i skovene i Singapore og Sydøstasien.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Nous sommes allés dans les forêts de Singapour et d'Asie du Sud-Est.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Păi, am fost în pădurile din Singapore şi Asia de Sud-Est.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Pojechaliśmy do lasów Singapuru i Azji.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.We trokken naar de bossen van Singapore en Zuidoost-Azië.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Wir gingen also in die Wälder Singapurs und Südostasiens.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Мы отправились в леса Сингапура и Юго-восточной Азии.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Така че, отидохме в горите на Сингапур и югоизточна Азия.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.יצאנו ליערות של סינגפור ודרום מזרח אסיה.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.فذهبنا إلى غابات سنغافورة وجنوب شرق آسيا
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.次の映像は初めて公開するものです
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.Kisah singkat ketiga saya adalah saya membantu memperkenalkan pukat di Asia Tenggara.
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.La mia terza storia parla della mia complicità nell'introdurre la pesca a strascico nell'Asia Sudorientale.
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.Ma troisième petite histoire c'est que j'ai été complice de l'introduction du chalutage en Asie du sud-est
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.Mi tercera historia es que fui cómplice en la introducción de la pesca de arrastre en el sudeste asiático.
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.Моя третья короткая история о том, что я в своём роде соучастник введения траления в Юговосточной Азии.
Üçüncü hikayem ise, Güneydoğu Asya'ya ağ ile balık tutmayı tanıştırmakta suç ortağı olmam.Третата ми малка история е че имах съучастник във въвеждането на тралене в Югоизточна Азия.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.En de vleesconsumptie in Zuidoost-Azië, en China in het bijzonder, drijft de prijzen van granen op.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.És különösen a dél-kelet ázsiai és kínai húsfogyasztás az, ami a gabonanövények árát befolyásolja.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.특히 동남아시아와 중국의 육류소비량이 곡물가격 상승을 이끌고 있습니다.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.Lượng tiêu thụ thịt ở Đông Nam Á và đặc biệt là Trung Quốc là yếu tố chính điều chỉnh giá ngũ cốc.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.Si consumul de carne in Asia de sud-est si China in special este ceea ce influenteaza preturile cerealelor.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.Spożycie mięsa w Azji Południowo-Wschodniej, szczególnie w Chinach, wywiera silny wpływ na ceny zbóż.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.Und besonders der Fleischkonsum in Südost-Asien und China treibt den Getreide-Preis hoch.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.Y el consumo de carne en el Sudeste Asiático y China en particular es lo que mueve el precio del cereal.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.А консумацията на месо в Югоизточна Азия и особено в Китай движи цените на зърнените храни.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.Именно потребление мяса в Юго-Восточной Азии, и в особенности, в Китае является причиной роста цен на зерно.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.ובמיוחד צריכת הבשר בדרום-מזרח אסיה ובסין זה מה שמאחורי מחירי הדגנים.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.واستهلاك اللحوم في جنوب شرق آسيا والصين على وجه الخصوص هو ما يحدّد أسعار الحبوب.
Ve özellikle Güneydoğu Asya ve Çin'de et tüketimi, ... ... tahıl fiyatlarını çalıştıran şeydir.穀物の値段を上げています 動物性たんぱく質は引き続き必要です