güney kore ile cümle

güney kore kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Son birkaç onyıl içinde Güney Kore bilinen en babaerkil toplumlardan birini kurdu.Sok évtizeden keresztül ez volt az általunk egyik legpatriarchálisabbnak ismert társadalom.
Son birkaç onyıl içinde Güney Kore bilinen en babaerkil toplumlardan birini kurdu.Über mehrere Jahrzehnte baute Süd-Korea eine der patriarchalischsten Gesellschaften auf, die wir kennen.
Son birkaç onyıl içinde Güney Kore bilinen en babaerkil toplumlardan birini kurdu.Εδώ και αρκετές δεκαετίες, η Νότια Κορέα έχτισε μία από τις πιο πατριαρχικές κοινωνίες που γνωρίζουμε.
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.결국, 기나긴 여정 끝에 저희 가족들과 저는 남한에서 다시 만날 수 있었습니다.
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.Uiteindelijk werden mijn familie en ik na onze lange reis herenigd in Zuid-Korea.
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.W końcu, po długiej podróży, ponownie połączyłam się z rodziną w Południowej Korei.
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.בסופו של דבר, לאחר מסע ארוך, משפחתי ואני שבנו והתאחדנו בדרום קוריאה,
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.وأخيراً، بعد رحلتنا الطويلة، إجتمع شملي بعائلتي في كوريا الجنوبية
Sonunda uzun bir yolculuktan sonra ben ve ailem Güney Kore'de tekrar bir araya gelmiştik.韓国で再び集うことが叶いました 自由を得ても私達の戦いは続きます
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.A tady je můj nejoblíbenější příklad, Jižní Korea.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.A to mój ulubiony przykład z Korei Południowej.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Dit is mijn favoriete voorbeeld, uit Zuid-Korea.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Ed ecco il mio esempio favorito, che è in Corea del Sud.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.És itt a kedvenc példám, Dél-Korea.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Et voici mon exemple préféré, qui se passe en Corée du Sud.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.그리고 이것은 제가 좋아하는 사례인데, 그것은 한국의 사례입니다.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.O meu exemplo preferido encontra-se na Coreia do Sul.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Şi aici e exemplul meu favorit, Corea de Sud.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Und dies ist mein liebstes Beispiel, aus Süd-Korea.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Và đây là ví dụ yêu thích của tôi ở Hàn Quốc.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Y este es mi ejemplo favorito: el de Corea del Sur.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.Και να το αγαπημένο μου παράδειγμα, που είναι η Νότια Κορέα.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.А вот мой любимый пример из Южной Кореи.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.А ось мій улюблений приклад із Південної Кореї.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.И ето любимия ми пример, от Южна Корея.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.והנה הדוגמה האהובה עלי, בדרום קוריאה.
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.وهنا مثالي المفضل ، الذي هو في كوريا الجنوبية .
Ve benim en sevdiim örnek: Güney Kore.何十年にも渡り韓国は
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de.저희 가족은 외국에 살아서, 아버지가 일하셨던 한국에 살았는데,
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de. Orada bir tek İngilizce kanalı vardı.Locuiam peste hotare, în Coreea de Sud, unde lucra tata, și era un singur canal englezesc la televizor.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de. Orada bir tek İngilizce kanalı vardı.Mój tata pracował w Korei Południowej, i był tam tylko jeden kanał po angielsku.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de. Orada bir tek İngilizce kanalı vardı.Wir lebten in Übersee, in Südkorea, wo mein Vater arbeitete und es nur einen englischen Fernsehkanal gab.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de. Orada bir tek İngilizce kanalı vardı.Žili jsme v zahraničí, v Jižní Koreji, kde pracoval můj otec a kde byl jen jeden televizní kanál v angličtině.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de. Orada bir tek İngilizce kanalı vardı.Ζούσαμε στο εξωτερικό, ο πατέρας μου εργαζόταν στη Νότιο Κορέα, και υπήρχε μόνο ένα κανάλι στα Αγγλικά.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de. Orada bir tek İngilizce kanalı vardı.Мы жили за границей, в Южной Корее, там работал мой отец, и там был только один англоязычный телеканал.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de.Vivevamo oltreoceano, in Corea del Sud, dove mio padre
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de.We woonden toen in Zuid-Korea, waar mijn vader werkte.
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de.וגרנו גם בחו"ל, גרנו בדרום קוריאה שבה עבד אבי,
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de.وكنا نعيش في الخارج، كنا نعيش في كوريا الجنوبية حيث كان يعمل والدي،
Ve yurtdışında yaşıyorduk, babamın çalıştığı yerde, Güney Kore'de.英語のチャンネルは ひとつしかなく

İlgili Sayfalar