güneşten ile cümle
güneşten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Temmuz'daki günöte sırasında, yani Dünya güneşten en uzak olduğundaPodczas lipcowego afelium, kiedy Ziemia jest najdalej od Słońca,
Temmuz'daki günöte sırasında, yani Dünya güneşten en uzak olduğundaבמהלך האפליון ביולי, כשכדור הארץ הכי רחוק מהשמש,
Temmuz'daki günöte sırasında, yani Dünya güneşten en uzak olduğundaفي أوج المدار في يوليو حيث تكون الأرض في أبعد نقطة عن الشمس
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.45kWのソーラーパネルが屋根にあり
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Alle vermogen komt van de zon.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Al strømmen kommer fra Solen.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Az összes itt felhasznált energiát a nap adja.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Cały prąd pochodzi ze Słońca.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor. Çatıda 45 kilowattlık paneller var.La totalité du courant provient du soleil. des panneaux solaires de 45 kilowatts sur le toit.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor. Çatıda 45 kilowattlık paneller var.Toată energia este furnizată de soare. prin panourile solare de 45 Kw de pe acoperiş.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Der gesamte Strom kommt von der Sonne.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Kaikki voima tulee auringosta.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.모든 전력은 태양에서 나옵니다
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Tất cả năng lượng được lấy từ năng lượng mặt trời.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Tiene paneles de 45 kilovatios en el techo.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Toda a energia vem do sol.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Tolong katakan bahwa saya adalah perdana menteri. " . .
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Tutta l'energia viene dal sole.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Veškerá elektřina pochází ze slunce.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Όλη η ενέργεια προέρχεται από τον ήλιο.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Вся електрика у ньому від сонця.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Вся энергия поступает от солнца.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.Цялата енергия идва от слънцето.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.כל האנרגיה מגיעה מהשמש.
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.كل الطاقة تأتي من الشمس
Tüm enerji güneşten sağlanıyor.所有電力嚟自太陽
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.A dovolili ľudom v tej budove skutočne si užívať slnko, tú dobrú časť slnka.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Bằng cách này, họ cho phép mọi người trong tòa nhà tận hưởng ánh mặt trời, mặt tốt đẹp của mặt trời.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Dovolili tím lidem v budově užít si slunce, tu dobrou část slunce, tedy světlo.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.E permettono alle persone in quell'edificio di godere davvero del sole, della parte buona del sole.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Et ils permettent aux gens dans ce bâtiment de vraiment profiter du soleil, des bons côtés du soleil.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Így lehetővé teszik az emberek számára, hogy ebben az épületben igazán élvezzék a napot, a nap jobbik részét.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.In diesem Gebäude dürfen die Besucher die Sonne wirklich genießen, den positiven Aspekt der Sonne.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ja he antavat ihmisten tulla rakennukseen todella nauttimaan auringosta, auringon hyvistä puolista.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.그리고 그들은 건물 안 사람들이 정말 햇빛에서 이로운 빛을 즐길 수 있게 했습니다.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ludzie wchodzą do tego budynku by cieszyć się słońcem, tą dobrą stroną słońca.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Şi au permis oamenilor din acea clădire să se bucure cu adevărat de soare, de partea bună a soarelui.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Y le permiten a la gente de ese edificio disfrutar realmente del sol, de la parte buena del sol.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Ze laten mensen in dat gebouw echt van de zon genieten, het goede deel van de zon.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Επιτρέπουν έτσι στους επισκέπτες του κτιρίου να απολαύσουν πραγματικά τον ήλιο και τα ωφέλιμα στοιχεία του.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.И они позволяют людям в этом здании дейсвительно наслаждаться солнцем, хорошей частью солнца.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Позволили са на хората в сградата наистина да се наслаждават на слънцето, на добрата страна от него.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.Цим вони дають змогу людям по-справжньому насолодитися сонцем у тій будівлі, доброю частиною сонця.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.והם מאפשרים לאנשים שבתוך במבנה ממש להנות מן השמש, חלקה הטוב של השמש.
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.وبتصميمهم هذا .. سمحوا للناس في ذلك المبنى بالاستمتاع بضوء الشمس بالجزء الجيد من الشمس
Ve bu binadaki insanların güneşten gerçekten keyif almalarını sağlayabilirler güneşin iyi tarafını.本当に楽しんでいただくための 設計がされています 太陽はもちろん
Ve güneşten gelen bu fotonlar fotosistem 2'ye gelip klorofil A molekülündeki elektronları uyarırlar. . .이 광자들이 엽록소 분자, 엽록소A 분자의 전자들을 흥분시킵니다 이 광자들이 엽록소 분자, 엽록소A 분자의 전자들을 흥분시킵니다 이 광자들이 엽록소 분자, 엽록소A 분자의 전자들을 흥분시킵니다
Ve güneşten gelen bu fotonlar fotosistem 2'ye gelip klorofil A molekülündeki elektronları uyarırlar. . .Fotony excitují elektrony v molekule chlorofylu A.
Ve güneşten gelen bu fotonlar fotosistem 2'ye gelip klorofil A molekülündeki elektronları uyarırlar. . .I te fotony przylatują tutaj i pobudzają elektrony w cząsteczce chlorofilu, w cząsteczce chlorofilu A.
Ve güneşten gelen bu fotonlar fotosistem 2'ye gelip klorofil A molekülündeki elektronları uyarırlar. . .Ці фотони ідуть сюди і збуджують електрони молекул хлорофілу, Молекул А- хлорофілу.
Ve güneşten gelen bu fotonlar fotosistem 2'ye gelip klorofil A molekülündeki elektronları uyarırlar. . .حتى يكون لديك بعض الفوتونات التي تذهب هنا وأنها تثير الإلكترونات في جزيء الكلوروفيل، في جزيء الكلوروفيل.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.A napsugarakat élvezni persze különböző módokon lehet.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Cieszyć się słońcem można na wiele sposobów.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Die Sonne genießen, das kann natürlich auf unterschiedliche Art und Weise erfolgen.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.E si può godere del sole in molti modi diversi.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Genieten van de zon kan natuurlijk op vele verschillende manieren.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Ja auringosta voi nauttia monin eri tavoin, totta kai.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.물론, 태양을 즐기는 방법은 여러가지가 있겠죠.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Poți să te bucuri de soare în mai multe feluri, desigur.
Ve güneşten keyif almak tabi ki birçok yolla olabilir.Profiter du soleil peut se faire de toutes sortes de façons, bien sûr.