güneşten ile cümle
güneşten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Парасоль (фр. parasol) — зонт для защиты от солнца.
Tüysüz olanlar güneşten ve soğuktan sakınılmalıdır.Голые собаки нуждаются в защите от солнца и зимних холодов.
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.وفيما عدا الشمس، تعد آر دورادوس أكبر نجمة من حيث الحجم الظاهر، بقطر زاوية يساوي 0.057 ثانية قوسية فقط.
Güneşten dünyaya ulaşan enerji tüm yeryüzünü eşit oranda ısıtmaz.وتسبب حرارة الشمس حركة الرياح نظرًا لعدم تسخينها لسطح الأرض بشكل متساوٍ.
Astronomide, güneşten yüzeyindeki ince bir uzantı.Supergranulação é um padrão particular na superfície do Sol.
Güneşten aldığı ışığı yansıtır.Veio-lhe o reflexo do sol.
Tabanca Yıldızı'nın kütlece güneşten yaklaşık 150 kez daha büyük olduğu hesaplanmaktadır.Deze ster moet ongeveer 150 keer groter zijn geweest dan de zon.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Ze gebruiken de lichamen van mensen als bescherming tegen de zon.
Böylelikle Dünya'da enerjisini güneşten sağlayan ilk havalimanı oldu.Het moet het eerste vliegtuig worden dat op zonne-energie de wereld rond vliegt.
Troller Troller güneşten hoşlanmıyorlar ve bazı türleri güneş ışığına maruz kaldıklarında taşa dönüşürler.De aardmannen kunnen niet tegen de zon, ze veranderen dan in steen.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Zawsze chodzi z parasolem, aby chronić siebie przed słońcem.
Bu etmenler atmosfer kökenli olup enerjilerini güneşten alırlar.Te roje posiadają własną pamięć i są zasilane energią słoneczną.
Bu manevra aracın Güneşten uzaklaşma hızını azalttı.Jednak służyłby on do zmniejszenia prędkości w pobliżu Księżyca.
Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara sundurma adı verilir.Ma za zadanie chronić przed deszczem i słońcem.
Ayın ışığını güneşten aldığını söylemiş ve ay tutulmasının doğru açıklamasını ilk olarak o yapmış.Jako pierwszy podał poprawne wyjaśnienie zaćmienia Słońca i Księżyca.
Güneşten gelen enerjinin tamamı yeryüzünü ısıtmaz.Słońce, którego była tylko połowa, nie ogrzewało dobrze ziemi.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Damerna fäller upp parasoller för att skydda sig mot solen.
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.Förutom solen är den stjärna som har störst diameter sett från jorden R Doradus med bara 0,057 bågsekunder.
Tabanca Yıldızı'nın kütlece güneşten yaklaşık 150 kez daha büyük olduğu hesaplanmaktadır.Це означає, що його світність у 150 разів більша за Сонце.
Mars güneşten dördüncü gezegendir.Марс - четверта планета від Сонця.
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.Hvězdou s největší zdánlivou velikostí po Slunci je R Doradus s úhlovým průměrem pouhých 0,057 úhlové vteřiny.
Tüysüz olanlar güneşten ve soğuktan sakınılmalıdır.Hustý kožich je chrání před sluncem i zimou.
Şemsiye, yağmur ve güneşten korunmak amacıyla kullanılan bir aksesuardır.Umbrela este un obiect folosit pentru apărarea împotriva ploii sau a razelor solare.
Tüysüz olanlar güneşten ve soğuktan sakınılmalıdır.A bölcsőket védeni kell napsütéstől és lehűléstől.
Güneşten yanmış ve zayıflamıştı.Kigyulladt és elsüllyedt.
Güneşten dünyaya ulaşan enerji tüm yeryüzünü eşit oranda ısıtmaz.Tuulen energianlähde on Aurinko, joka lämmittää maapalloa epätasaisesti.
Gövdenin koyu rengi güneşten ısı emmesine yardımcı olur.Tumma yleissävy auttaa perhosta keräämään auringon lämpöä.
Güneşten gelen enerjinin tamamı yeryüzünü ısıtmaz.Χάρη στη θερμική ακτινοβολία η Γη θερμαίνεται από τον Ήλιο.
Tabanca Yıldızı'nın kütlece güneşten yaklaşık 150 kez daha büyük olduğu hesaplanmaktadır.H διάμετρος του αστέρα είναι περίπου 15 φορές μεγαλύτερη από αυτή του Ηλίου.
Güneşten gelen enerjinin tamamı yeryüzünü ısıtmaz.Termik udløses af solens opvarmning af jorden.
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.Foruten solen er den stjernen som har størst diameter sett fra jorden, R Doradus med bare 0,057 buesekunder.
D vitamini güneşten karşılanabilir.Kaniner er avhengige av vitamin D fra solen.
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.Selain matahari, bintang dengan ukuran tampak terbesar adalah R Doradus, yang itu pun hanya 0,057 detik busur.
Güneşten daha çok yararlanmak için doğuya doğru dönüktürler.Matahari bergerak kurang lebih ke arah timur.
Tabanca Yıldızı'nın kütlece güneşten yaklaşık 150 kez daha büyük olduğu hesaplanmaktadır.Với quy mô như vậy, các nhà thiên văn học dự đoán ngôi sao này có kích thước gấp khoảng 150 lần Mặt trời.
Soğuk yazlar, o mevsim boyunca Dünya güneşten en uzak olduğunda ortaya çıkar.対して寒冷な夏は、その季節中に地球が太陽から最も遠いときに起こる。
Güneşten hoşlandığı için gölgeli duvar kenarlarında gelişemez.液体状のため日向にいると蒸発してしまうらしく、日陰を好む。
Güneşten gelen dağınık ışıklarından dolayı, bu olgu gündüzleri fark edilemez.太陽光の散乱があるため、これらは昼の間は観察することができない。
Güneşten gelen dağınık ışıklarından dolayı, bu olgu gündüzleri fark edilemez.由於陽光的散射,這種現象在白天不會被注意到。
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.除了太陽之外,看起來最大的恆星是劍魚座R,它的是直徑是0.057角秒。
Dünyaya güneşten sonraki en yakın yıldız uaklaşık 4.2 ışık yılı uzaklıktadır.比鄰星是除太陽以外最接近地球的恒星,其距離地球約4.2光年。
Bu manevra aracın Güneşten uzaklaşma hızını azalttı.מצב זה האט את קצב יציאת השבויים מהמנהרה.
Güneşten gelen ışığın bir kısmı atmosferde moleküllerden ve diğer küçük parçacıklardan saçılır.Dio svjetlosti koja dolazi sa Sunca se raspršuje zbog molekula i malih čestica u Zemljinoj atmosferi.
Kırmızı devler güneşten 100 kat ile birkaç yüz kat daha fazla parlaktırlar.Promjer crvenih divova više stotina puta veća od promjera Sunca.
Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara sundurma adı verilir.Osnovne funkcije su zaštita od sunca i kiše.
Troller Troller güneşten hoşlanmıyorlar ve bazı türleri güneş ışığına maruz kaldıklarında taşa dönüşürler.U nekim pričama trolovi su noćna bića koja se izlaganjem sunčevoj svjetlosti pretvaraju u kamen.
Tabanca Yıldızı'nın kütlece güneşten yaklaşık 150 kez daha büyük olduğu hesaplanmaktadır.Stvarni sjaj maglice je oko 150 puta veći od sjaja Sunca.
Güneşten sonra en büyük görünen boyuttaki yıldız yalnızca 0,057 SOA’lık açısal çapı olan R Doradus yıldızıdır.Hviezdou s najväčšou zdanlivou veľkosťou po Slnku je R Doradus s uhlovým priemerom iba 0,057 uhlovej sekundy.
Gövdenin koyu rengi güneşten ısı emmesine yardımcı olur.Juoda spalva padeda lengviau įkaisti saulėje.
Canis Major Yıldızı Güneşten yaklaşık olarak 7.000.000.000 kat daha büyüktür.VY Canis Majoris žvaigždė yra 100 ar net daugiau kartų didesnė už Saulę.
Bu etmenler atmosfer kökenli olup enerjilerini güneşten alırlar.Medžiagos ekosistemoje juda ratu, energiją gauna iš saulės.
Bu güneşten sekizi kıvrımlı, sekizi de düz olmak üzere toplam 16 kol uzanır.Valge välja keskel on kollane päike 16 lühikese ja 8 pika kiirega.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.Afganistanin ensimmäisen aurinkoenergialla sähköistetyn kylän rakensivat kolme naista.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.Afganisztán legeslegelső napenergiával ellátott falva három nőnek köszönhető.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.A primeira aldeia a ser eletrificada com energia solar, no Afeganistão, foi obra de três mulheres.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.Het eerste dorp ooit in Afghanistan door zonne-energie geëlektrificeerd gebeurde door deze drie vrouwen.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.- il primo villaggio in Afghanistan ha avuto elettricità tramite il sole grazie a queste tre donne.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.아프가니스탄에서 태양전기화가 된 첫 번째 마을은 [되었습니다] 세 명의 여성들에 의해 된것입니다
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.le premier village d'Afghanistan à s'équiper pour l'électricité solaire l'a été grâce à ces trois femmes.
Afganistan'da enerji ihtiyacını güneşten karşılayan ilk köy bu üç kadın sayesinde bunu başardı.To była pierwsza taka osada w Afganistanie, dzięki tym trzem kobietom.