güneşin ile cümle

güneşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güçlü olan Tanrı, RAB konuşuyor; Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar Yeryüzünün tümüne sesleniyor.מזמור לאסף אל אלהים יהוה דבר ויקרא ארץ ממזרח שמש עד מבאו׃
Güçlü olan Tanrı, RAB konuşuyor; Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar Yeryüzünün tümüne sesleniyor.مزمور. لآساف‎. ‎اله الآلهة الرب تكلم ودعا الارض من مشرق الشمس الى مغربها‎.
Güçlü olan Tanrı, RAB konuşuyor; Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar Yeryüzünün tümüne sesleniyor.〔 亞 薩 的 詩 。 〕 大 能 者 神 耶 和 華 、 已 經 發 言 招 呼 天 下 、 從 日 出 之 地 到 日 落 之 處
Güçlü olan Tanrı, RAB konuşuyor; Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar Yeryüzünün tümüne sesleniyor.〔 亞薩 的 詩 。 〕 大 能者 神 耶和華 、 已 經發 言 招呼 天下 、 從 日出 之 地 到 日落 之 處
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Kita bahkan bisa melihat medan magnet yang kuat yang menciptakan bintik matahari gelap dan badai matahari
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.On peut aussi voir des champs ma cela crée des tâches et des tempê
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Podemos incluso ver los intensos campos magnéticos que crean oscuras manchas solares y piedras solares
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Possiamo vedere gli intensi campi magnetici che creano macchie solari nere e tempeste solari
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.we kunnen zelf het magnetisch veld zien die donkere zonnevlekken en stormen maakt
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Дори можем да видим интензивните магнитни полета, които създават слънчеви петна и слънчеви бури.
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Aj túto múdrosť som videl pod slnkom, a bola veľká u mňa.
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Am mai văzut următoarea înţelepciune supt soare, şi mi s'a părut mare.
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Anche questo fatto ho visto sotto il sole e mi parve assai grave
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Berikut ini ada sebuah contoh jitu bagaimana orang menghargai hikmat
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Bij het observeren van het menselijke doen en laten, maakte ook het volgende een diepe indruk op mij:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Ich habe auch diese Weisheit gesehen unter der Sonne, die mich groß deuchte:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:J`ai aussi vu sous le soleil ce trait d`une sagesse qui m`a paru grande.
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:내가 또 해 아래서 지혜를 보고 크게 여긴 것이 이러하니
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Nadto widziałem i tę mądrość pod słońcem, która jest wielka u mnie:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Också detta såg jag under solen, ett visdomsverk, som tycktes mig stort:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Også dette Tilfælde af Visdom så jeg under Solen, og det gjorde dybt Indtryk på mig:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Også i dette så jeg visdom under solen, og stor syntes den mig:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Ta cũng đã thấy sự khôn ngoan nầy dưới mặt trời, thật lấy làm cả thể.
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Ta cũng đã thấy sự khôn_ngoan nầy dưới mặt_trời , thật lấy_làm cả_thể .
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Také i tuto moudrost viděl jsem pod sluncem, kteráž za velikou byla u mne:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Tämänkin minä tulin näkemään viisaudeksi auringon alla, ja se oli minusta suuri:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Também vi este exemplo de sabedoria debaixo do sol, que me pareceu grande:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:También he visto esta sabiduría debajo del sol, la cual me parece grandiosa
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Tudi to sem videl kot modrost pod solncem, in zdelo se mi je veliko:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Και ταυτην την σοφιαν ειδον υπο τον ηλιον, και εφανη εις εμε μεγαλη
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:Вот еще какую мудрость видел я под солнцем, и она показалась мне важною:
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:И това видях като задача (Еврейски: мъдрост) под слънцето, (И тя ми се видя голяма:)
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:גם זה ראיתי חכמה תחת השמש וגדולה היא אלי׃
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:هذه الحكمة رايتها ايضا تحت الشمس وهي عظيمة عندي.
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:我 見 日 光 之 下 有 一 樣 智 慧 、 據 我 看 乃 是 廣 大
Güneşin altında bilgelik olarak şunu da gördüm, beni çok etkiledi:我 見 日光 之下 有 一 樣 智慧 、 據 我 看 乃是 廣大
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Am mai văzut o altă deşertăciune supt soare.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:A zase som sa obrátil a videl som inú márnosť pod slncom.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Ich wandte mich um und sah die Eitelkeit unter der Sonne.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Ik constateerde nog een zinloze zaak op aarde.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:In obrnil sem se in sem videl ničemurnost pod solncem:
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Inoltre ho considerato un'altra vanità sotto il sole
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:J`ai considéré une autre vanité sous le soleil.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:내가 또 돌이켜 해 아래서 헛된 것을 보았도다
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Masih ada lagi yang sia-sia dalam hidup ini
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Och ytterligare såg jag något som är fåfänglighet under solen:
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Og ennu mere tomhet blev jeg var under solen:
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Og mere Tomhed så jeg under Solen.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Opět obrátiv se, viděl jsem jinou marnost pod sluncem:
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Otra vez me volví y vi esta vanidad debajo del sol
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Outra vez me volvi, e vi vaidade debaixo do sol.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:szont láték a nap alatt [más] hiábavalóságot.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Taas minä näin turhuuden auringon alla:
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Ta bèn xây lại xem thấy sự hư không ở dưới mặt trời:
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Ta bèn xây lại xem thấy sự hư_không ở dưới mặt_trời :
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Znowu obróciwszy się ujrzałem drugą marność pod słońcem.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Παλιν εστραφην εγω και ειδον ματαιοτητα υπο τον ηλιον
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:И обратился я и увидел еще суету под солнцем;
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:Тогава изново видях само суета под слънцето.
Güneşin altında bir boş şey daha gördüm:ושבתי אני ואראה הבל תחת השמש׃

İlgili Sayfalar